TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2018 NUMARASI : 2015/575 Esas 2018/461 Karar DAVA : İtirazın iptali (Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı Dairemizin 05/07/2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/137 Esas 2026/455 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/137 KARAR NO : 2026/455 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2018 NUMARASI : 2015/575 Esas 2018/461 Karar DAVA : İtirazın iptali (Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı Dairemizin 05/07/2021 gün 2018/2237 Esas 2021/927 Karar sayılı kararında direnilmesine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne davalı ... hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde temyiz kanun yoluna başvurulması sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine Dairemize gönderilen dosyada açılan duruşmada gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Say. Oy. İnş. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti'nin asıl borçlu, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borcunun davalılara keşide olunan Ankara 28. Noterliği'nin 16/12/2014 tarihli kat ihtarına rağmen ödenmediğini, kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı-borçlular tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı asıl borçlu şirketin kredi borçları için taşınmazı üzerinde 25/01/2013 tarihinde 2. dereceden 400.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin 30/03/2004 ve 17/11/2008 tarihli sözleşmelere kefil olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile işbu ilamsız icra takibinin dayanağı borcun aynı borç olduğunu, İİK'nın 45. maddesi gereği davacının müvekkili aleyhine iş bu davayı açamayacağını savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/11/2009-28/09/2012 tarihleri arasında ortağı bulunduğu dava dışı asıl borçlu şirketin kullandığı krediler için hiçbir sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamadığını, müvekkilinin dava dışı şirketten hisse devralırken ve şirkete hisse devrederken imza attığını, dosyadaki sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, dava ve takip konusu 30/03/2004, 17/11/2008 ve 10/04/2013 tarihli üç adet genel kredi sözleşmesinden sadece 17/11/2008 tarihli olan genel kredi sözleşmesinde müvekkiline ait olduğu iddia olunan kefil imzasının bulunduğunu, diğer genel kredi sözleşmelerinde imza dahi bulunmadığını, öncelikle dayanak 17/11/2008 tarihli genel kredi sözleşmesindeki müvekkilinin adı ve soyadı altında bulunan imzanın müvekkiline ait olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davaya konu kredi borcunun da hangi kredi sözleşmesinden doğduğunun belirlenmesi gerektiğini, icra takibinde talep edilen faiz miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince iddia, savunma, grafoloji raporu, bilirkişi raporu ve toplanan tüm delillere göre; genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı şirkete verilen ticari kredi borçlarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan iş bu davada alınan grafoloji raporuyla 17/11/2008 ve 29/06/2009 tarihli ve 24/12/2010 tarihli sözleşme ve limit artırımlarındaki davalı ... adına atfen atılı bulunan imzaların 1imzaların davalı ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, takibe dayanak yapılan 16/12/2014 tarihli hesap kat ihtarında borca dayanak olarak 06/07/2004 tarihli limit arttırımı sözleşmesinin gösterildiği, dava dışı şirket ile 30/03/2004, 17/11/2008 ve 10/04/2013 tarihli sözleşmelerin olduğu, davalı ...'nın 24/12/2010 tarihli limit arttırımı sözleşmesi sonucu 150.000,00 TL için kefaletinin bulunduğu, hangi sözleşmenin limitinin arttırıldığının yazılı olmadığı ancak içeriğinden 50.000,00 TL lik 17/11/2008 tarihli sözleşme için düzenlendiğinin anlaşıldığı, 30.3.2004 tarihli sözleşmede de davalı ...' nın adı ve imzasının olmadığı, davalı ...'ın 10/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde 340.000,00 TL için isim ve imzasının olduğu, eşinin onayının bulunduğu, dava dışı borçlıu şirketin bankadan kullanacağı krediler için teminat olarak ...' a ait taşınmaz üzerine 25/01/2013 tarihinde 400.000,00 TL tutarında (2) derece ipotek tesis edildiği, hesap kat ihtarnamesinde ve davacı tarafça dayanağın net olarak hangi sözleşmeye ilişkin olduğu açıklanmamış isede; davalı ... 'nın 17/11/2008 tarihli kredi sözleşmesinde isim ve imzası bulunmasa da 29/06/2009, 16/12/2009 ve 24/12/2010 tarihli limit arttırımı sözleşmeleri ile 150.000,00Tl için kefaletinin olduğu, bu sözleşmelerdeki imzaların davalıya ait olduğunun tespit edilmiş olduğu, sözleşme içeriğinden arttırılan sözleşme limitlerinin 17/11/2008 tarihli sözleşmeye ilişkin olup yeni BK' nın yürürlüğe girmesinden önce yani 01/7/2012 tarihinden önce düzenlendiğinden kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve imzasının sorumluluk için yeterli olduğu, davalı ... yönünden ;TBK 586 maddesi uyarınca ipotek paraya çevrilmeden müteselsil kefil hakkında takibat yapılabileceği, gelen tapu kayıtları ve belgelerden ipoteğin dava dışı şirketin kredi kullanımı için verildiği, kendi kefaleti için verilmediği,bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi ve rehin açığı belgesi alınmasına gerek olmadığı, davalının 10/04/2013 tarihli sözleşme ile 340.000,00 TL için kefaletinin bulunduğu, dava dışı şirketin Genel Ticari kredi Sözleşmesi uyarınca aldığı kredi ve ödemelerin çıkartıldığı, davalı ... ... 'ın 150.000,00TL teminat limitinden ;davalı ... 'ın kefilolduğu 340.000,00TL lık sözleşme için bu sözleşmede önceki sözleşmelerin ayrılmaz parçası olduğu ve kefilin önceki sözleşmelerden de sorumluluğunun olduğu yazılı olduğundan bu miktarı kapsayacak şekilde tespit edilen borçtan sorumlu olduğu, ancak aynı alacak ile ilgili Ankara 5.İcra Müdürlüğünün 2015/1063 sayılı dosyasında da ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile de takip yapıldığından mükerrer tahsilat olmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulune, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2015/1962 sayılı dosyasında 289.734,76 TL'nin ...dan 150.000 TL ile sınırlı olmak üzere diğer davalı ... ile birlikte sorumlu olduğu gözetilerek itirazlarının bu miktar üzerinden iptaline fazlaya ilişkin kısmın reddine, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2015/1063 sayılı dosyada aynı alacak için ipotekin paraya çevrilmesi yönünden takip yapıldğı gözetilerek bu dosyada yapılacaka tahsilatların tahsilde tekerrür olmaması amacıyla infazda değerlendirilmesine, Alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacığın %20 57.946,95 ( ...'nın sorumluluğunun 30.000 TL ile sınırlı olarak) davalılardan tahsiline, karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili lehine davada reddolunan miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, aynı şekilde 150.000,00 TL borçtan sorumlu olan müvekkili aleyhine daha fazla talep olunan borç sebebiyle reddolunan 139.734,76 TL üzerinden müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesinin de hatalı olduğunu, dava konusu 295.000,00 TL bedelli sözleşmede müvekkilinin kefil sıfatıyla imzası bulunmadığı halde bu sözleşmeden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, davacı bankanın müvekkilinin hangi genel kredi sözleşmesinden sorumlu olduğunu ilk derece mahkemesince 11/04/2018 tarihinde verilen süreye rağmen bildirilemediğini, grafoloji raporunda da 295.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığının belirtildiğini, davacı bankanın hiçbir açıklama yapmadan ve bilgilendirmeden açığa ve boşa imza attırarak bir kredi sözleşmesi düzenlemesinin haksız şart niteliğinde olduğunu, bakiye harç miktarının da kabul ve ret oranına göre yanlış hesaplandığını, yargılama giderlerinin müvekkili yönünden reddolunan miktara göre doğru hesaplanmadığını, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı iddia olunan davalı müteselsil kefile karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. Maddesi gereği iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 05/07/2021 tarih ve 2018/2237 Esas 2021/927 Karar sayılı kararıyla davalı ... vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin davalı ... hakkındaki kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkında açılan itirazın iptali davasının reddine, karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/04/2023 tarih ve 2021/7914 Esas 2023/2052 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekili Av. ... duruşmadaki beyanında, bozma ilamına uyulmasını istemiş, davalı ... vekili bozma ilamına uyulması hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Dairemizce önceki kararımızda direnilmesine HMK'nun 361. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 10/12/2025 tarih ve 2024/11-426 Esas 2025/799 Karar sayılı kararı ile; " 12. Netice itibariyle hem Bölge Adliye Mahkemesi, hem de İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm tesisi için yeterli olduğundan Özel Dairenin bozma kararında işaret edilen kapsam ve nitelikte bir inceleme yapılması gerekli değildir. Bununla birlikte davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında akdedilen 30.03.2004, 17.11.2008 ve 10.04.2013 tarihli genel ticari kredi sözleşmelerinin birbirlerinin eki ve ayrılmaz parçası olmaları sebebiyle dava konusu kredi borcunun, bahse konu her üç sözleşmeden doğan kredi ilişkisinden doğduğunun kabulü gerekir. Buradan hareketle davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasındaki kredi ilişkisinde davalı ...'nın imzasının yer aldığı limit artırımları sebebiyle 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere müteselsilen kefaletinin bulunduğu sabittir. Dolayısıyla davalı ...'nın, müteselsil kefil olarak itirazının bulunduğu icra takibine konu borçtan kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu kabul edilerek yapılacak değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. 13. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesince yapılan 28.11.2023 tarihli duruşmada davacı vekilinin asıl borcun ödendiğine dair beyanıyla alakalı hususun, infazda nazara alınacak hususlardan olması hasebiyle bu aşamada bozma kapsamı içerisine dahil edilmemiştir." gerekçeleriyle direnme kararın bozmuştur. Bozma ilamı taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekili Av. ... duruşmadaki beyanında, haklı davanın kabul edilmesini talep etmiştir, davalı vekili Av. ... duruşmadaki beyanında, aşamalardaki açıklamaları tekrar etmiş, gelini aşamada müvekkilinin kefalet limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Hukuk Genel Kurul Kararı kesin olmakla bozma gerekçesine göre işlem yapılmıştır. Bu anlamda davalı kefilin sorumluluğu limit olan 150.000,00 TL ile sınırlandırılmıştır. Davacı vekili duruşmada asıl borçlu tarafından borcun kapatıldığını beyan etmiş, dava dayanağı Ankara 7. Genel İcra Dairesi 2023/30158 esasa (eski 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1962 Esas) sayılı dosyasında takibin asıl borçlu tarafından borcun haricen ödenmesi nedeniyle haricen tahsil kaydıyla kapatıldığı anlaşılmış, bu suretle davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Gelinen aşamada Hukuk Genel Kurulu'nun kararında belirtildiği üzere davalı kefil borçtan 150.000,00 TL kefalet üst limiti kadar sorumlu olduğundan HGK kararı ile bu tutar borçtan sorumlu olduğu gözetildiğinde 30.000,00 TL aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin bu oranda davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı banka davalının kefalet limiti üzerinde aleyhine takip başlatmakla aşan tutar 139.734,76 TL yönünden takipte kötü niyetli kabul edilerek davalı ... lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Aynı şekilde kefalet limitini aşan oran üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı lehine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)Davalı ... hakkındaki Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/575 Esas 2018/461 Karar sayılı kararı kesinleştiğinden anılan davalı hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, B)1-Davalı ... hakkındaki davada davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı kefil ...'nın sorumlu olduğu limit olan 150.000,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Davalı ...'nın kefalet limiti olan 150.000,00 TL'nin üzerinde talep edilen 139.734,76 TL üzerinden hesaplanan 27.946,95 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, 4-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının davalı ...'dan dan alınarak hazineye irat kaydına, (davalı ... yönünden kesinleşen ilk derece mahkemesince verilen hükümdeki tutarla tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen) 5- Yargılamada vekil ile temsil olunan davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. Maddesi gereği hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan dan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden kesinleşen ilk derece mahkemesince verilen hükümdeki tutarla tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen) 6-Yargılamada vekil ile temsil olunan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. Maddesi gereği hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 7-Davacı tarafından ... için yapılan 64,00 TL tebligat giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 33,13 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... tarafından yapılan 20,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 9,64 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, 9-HMK'nın 333/1. maddesi gereği varsa kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı ... tarafından yatırılan 4.948,00 TL istinaf nispi karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan 320,00 TL dosya masrafı ve posta giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 165,66 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, artanın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinafa başvuran davalı ... tarafından yapılan istinaf başvuru gideri 98,10 TL istinaf başvuru gideri, 129,00 TL posta ve tebligat gideri ve 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 727,10 TL istinaf giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 350,66 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, artanın davalı üzerinde bırakılmasına, 4- İstinaf yargılaması sırasındaki duruşmalarda vekil ile temsil olunan ve istinaf incelemesinde kısmen haklı çıkan davacı yararına AAÜT'nin 2. Kısmının 2. Bölümünün 17/c bendi gereği takdir olunan 4.080,00 TL istinaf vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-İstinaf yargılaması sırasındaki duruşmalarda vekil ile temsil olunan ve istinaf incelemesinde kısmen haklı çıkan davalı ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2. Kısmının 2. Bölümünün 17/c bendi gereği takdir olunan 4.080,00 TL istinaf vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/04/2026 11:36:07 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...