T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/615 - 2026/866 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/615 KARAR NO : 2026/866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2023 NUMARASI : 2022/424 E. - 2023/371 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/615 - 2026/866 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/615 KARAR NO : 2026/866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2023 NUMARASI : 2022/424 E. - 2023/371 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/10/2023 tarih ve 2022/424 Esas - 2023/371 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2021/037107 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait 2000/28489 sayılı "..." ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-11262 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, davacının itiraza mesnet 2000/28489 sayılı markasını ülke içinde ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığını ve ayrıca markalar arasında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunduğu kabul edilse dahi, idari aşamada davacının itiraza dayanak markasını 30. sınıf mallarda kullandığını ispat edemediği ve 6/9. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere, YİDK kararına yapılan itiraz incelenmediğini, "..." ibareli başvuru markası ile davacının itiraza ve hükümsüzlük davasına mesnet gösterdiği "..." ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, ancak mahkemenin bu hususta da herhangi bir değerlendirme yapmadığını, müvekkilinin markalarının ulaştığı tanınmışlık uyarınca davaya konu markanın tescilinin müvekkilinin markasının ayırt ediciliği ve itibarına zarar vereceği gibi davalı şirketin haksız menfaat elde etmesine neden olacağını, davalı tarafından başka sayısız ibare, şekil ve/ya sesi seçme olanağı mevcutken, müvekkilinin markalarına son derece benzer olan ve aynı esas unsuru içeren markanın tercih edilmesinin kötüniyetli olmasının yanı sıra, haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirketin 8/3/2021 tarihinde 2021/037107 sayılı"..." ibareli markanın 30. sınıfta tescili başvurusunda bulunduğu, davacı şirketçe 2000/28489 "..." markasına dayalı olarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğu iddiası ile itiraz edildiği, davalı şirket tarafından itiraza dayanak yapılan markanın 30. sınıftaki mallar yönünden kullanım ispatının istendiği, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca kullanım ispatına ilişkin delil sunulmadığı ya da sunulan deliller yetersiz olduğundan 30. sınıf mallar yönünden benzerlik/karıştırılma değerlendirilmesinin yapılmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği, itiraz eden başvurucu tarafından bu karara karşı yeniden inceleme talebinde bulunulduğu ve YİDK'ın 2022-M-11262 sayılı kararıyla aynı gerekçe ile itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafa 29/8/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 27/10/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı ve başvurunun kötü niyetle yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olup, davacının istinaf itirazları gözetildiğinde; istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına menset markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı ve başvurunun kötü niyetli olup olmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davaya konu marka "..." ve davacının itiraza mesnet markası "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Davaya konu markadaki "..." ibaresi Türkçe'de "ulaşılabilecek en üs sınır, en büyük değer, azami vs" anlamındaki İngilizce "..." ibaresinin kısaltması olup, günlük ve ticari hayatta sıklıkla kullanılan ayırt ediciliği bulunmayan bir ibaredir. Davacının markasındaki "..." ibaresi çatı markası niteliğinde olup, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacaktır. Bu halde, taraf markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu ve ayırt ediciliği sağlayacak başka bir ibare ya da şekil unsuru da bulunmadığından görsel, işitsel ve kavramsal olarak marka işaretlerinin benzer olduğunun kabulü gerekirken, mahkemece yazılı şekilde marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı sonucuna varılması doğru değildir. Kabule göre de, marka işlem dosyasındaki belgelere göre, davacı şirket 2000/28489 sayılı "..." markasına dayalı olarak, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu iddiası ile davaya konu "..." markasına itirazda bulunmuş, davalı şirket tarafından 30. sınıf mallar yönünden ve davanın açılmasından sonraki süreçte de cevap dilekçesi ile hükümsüzlük talebi yönünden herhangi bir sınıf ile sınırlandırmadan, itiraza mesnet markanın kullanım ispatı talebinde bulunmuştur. Davacı şirket, kullanım ispatı yönünden marka işlem dosyasına herhangi bir belge sunmamış, ancak cevaba cevap dilekçesinde markanın kullanıldığı iddiasını desteklemek amacıyla "..." markalı ürünlere ilişkin iki adet ambalaj görseli eklemiştir. Davacı tarafından sunulan ve tarih içermeyen bu ambalaj görselleri haricinde, itiraza dayanak markanın yaygın, fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığına ilişkin fatura, ticari evrak, bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla hükümsüzlük talebi yönünden kullanım ispatının sağlandığından söz etmenin mümkün olmadığı açıktır. İlk derece mahkemesinin kabulü de bu yöndedir. Bununla birlikte dava konusu başvuru kapsamında 30. sınıf "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çıkolata esaslı içecekler. Makaralar, martılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sasları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" malları yer almaktadır. İtiraza mesnet 2000/28489 sayılı marka kapsamında ise 30. sınıftaki bu malların yanı sıra, 05. sınıf ve 29. sınıftaki "Et, balık; kümes ve av hayvanlarının etleri, et mamulleri, et hülasaları, et suları, bulyonlar, işlenmiş su ürünleri (yumuşakçalar ve kabuklu hayvanlar); kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünleri... Kuru bakliyat hariç kurutulmuş, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş sebzeler... Kuru bakliyat, yani fasulye, bezelye, nohut, mercimek, soya... Hazır çorbalar ve hazır yemekler... Zeytinler, turşular... Süt ve süt ürünleri: Her türlü süt, beyaz peynirler, kaşar peynirleri, yoğurt, ayran, kaymak, krema, krem şanti, süttozu, kefir, süt oranı fazla sütlü içecekler, meyveli sütler, meyveli yoğurtlar, kımız, süt ve süt ürünlerinden (süt oranı fazla) tatlılar... Yenilebilir sıvı ve katı yağlar, tereyağlar, margarinler, Konservelenmiş, dondurulmuş. pişirilmiş meyveler; pekmezler, reçeller, marmelatlar, meyve ezmeleri, kompostolar... Kuru yemişler, kurutulmuş meyveler, pestiller... Fındık ve fıstık ezmeleri. Yumurtalar, yumurta tozları, Jöleler, jelatinler, Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri niteliğindeki perhizle ilgili olan veya olmayan ürünler için bitkisel ve vitamin bazlı ürünler olarak kullanılan proteinler, karbonhidratlar, madensel maddeler, az miktarda bulunan kimyasal elementler, aminoasitler, yağ asitler, polen müstahzarları... Patates cipsleri, patates kızartmaları." emtiaları da bulunmaktadır. Davalı başvuran, davacının itiraza mesnet markalarının sadece 30. sınıf mallar yönünden kullanımının ispatını talep ettiğine göre, YİDK kararının iptali yönünden, davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 30. sınıf mallar ile davacının itiraza mesnet markasındaki kullanım ispatına tabi olmayan 29. sınıftaki mallar arasında emtia benzerliği bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/818E, 2019/7729 sayılı ilamında ilk derece mahkemesinin 29. sınıftaki bir kısım mal ile 30. sınıftaki bir kısım mal arasında aralarında ham madde- mamul ilişkisi bulunması, birbirinin yerine ikame edilebilir olması ve benzer üretim metodu ile üretilmesi gibi nedenlerle benzerlik bulunduğu şeklindeki kabulünün doğru olduğuna işaret edilerek mahkeme kararının onanmıştır. Bu durumda mahkemece, taraf markaları arasında işaret benzerliğinin gerçekleştiğinin kabulü ile davalı şirketin kullanım ispatı talebi ve bu talebin içeriği, yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilerek, davacının itiraza dayanak markasının kapsamında bulunan ve kullanım ispatına tabi olmayan sınıflardaki mal ve hizmetler ile başvuru markası arasında emtia benzerliğinin gerçekleşip gerçekleşmediği husunda denetime elverişli bilirkişi raporunun temini ile sonucuna göre, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/10/2023 gün ve 2022/424 Esas - 2023/371 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.