T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/91 - 2026/186 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/91 KARAR NO : 2026/186 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2023 NUMARASI : 2022/1108 E. - 2023/589 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/91 - 2026/186 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/91 KARAR NO : 2026/186 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2023 NUMARASI : 2022/1108 E. - 2023/589 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/05/2023 tarih ve 2022/1108 Esas - 2023/589 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından 104859319 numaralı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan, dava dışı ... İşleme İmalat Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ye ait çelik şase cinsi emtiaların 17.12.2021 tarihinde, Ankara’dan Belçika’ya davalı ... Taşımacılık Turizm ve Tic. A.Ş. 'ye ait ... plakalı araç ile nakli sırasında hasarlandığını, ekspertiz raporunda yükleme fotoğraflarının taraflarına iletildiği, palet üzerinde her bir parçanın spanzet ile sabitlenmiş olduğu ve sabitleme le ambalajının sevkiyata uygun olduğunun görüldüğünü, nihai teslim adresinde boşaltma öncesi hasar fotoğrafları incelendiğinde; malzemelerin paletten kısmen kaydığının görüldüğünü, sabitlemesi uygun olan emtianın parsiyel yüklerin yüklenmesi ve/veya boşaltılması sırasında bununla beraber olağan sevkiyat sırasında oluşan sert manevra neticesinde kaymış olabileceği ve bu nedenle de sabitleme aparatından kurtulan emtianın palete düşmesi ile ezilme ve boya hasarı oluşabileceği kanaati oluştuğunun belirtildiğini; ekspertiz raporu sonucunda dava dışı sgortalıya 1.500,00 Euro hasar tazminatı ödendiğini, müvekkilinin TTK'nın 1472. maddesi gereği zarara uğrayan sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.500,00 Euro tazminatın (aynen) ve bu tazminat tutarına ödeme tarihinden itibaren işleyecek yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle belirlenecek faiz tutarının fiili ödeme günündeki rayiç bedelin Türk lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket vekili, davacının aktif dava ehliyetinin ispatlanamadığını, sigorta poliçesi teminatı dışında bir hasar ödemesi yapıldığı ise bu ödemenin lütuf ödemesi mahiyetinde kabul edilmesi gerektiğini, taşınan emtianın sağlam teslim edildiğini, davacının sigortalısı tarafından usulüne uygun olarak ihbar bildiriminde bulunulmadığını, ekspertiz raporundaki aleyhe tespitleri ve hasarın varlığını kabul etmemekle birlikte “palet üzerinde bulunan emtiada boya hasarının ve gövde ezilmelerinin mevcut olduğu görülmüştür.” denmek suretiyle şayet ki bir hasar varsa bunun açıkça görülebilecek durumda olduğunun ortaya konulduğunu, şu halde dava dışı firma tarafından yapılması gerekenin teslim anında CMR belgesi üzerine şerh düşülmesi gerektiğini; davacının bunun aksini ispatlayacak bir delilinin bulunmadığını, ekspertiz raporunun uzaktan tespit şeklinde yapıldığını, CMR'nin 17/4-c maddesinde eşyanın gönderen, gönderilen veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması durumlarında taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceğinin hükme bağlandığını, söz konusu ürünler müvekkili tarafından sağlam teslim edildiğinden boşaltma veya yer değiştirme esnasında hasar gördüğü değerlendirildiğinden müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini; müvekkilinin boşaltma işlemine karışmadığını, talep edilen tazminat miktarının CMR hükümlerine göre hesaplanmadığını, kadri maruf olmayan bu tutarın sorgusuz sualsiz müvekkilinden tazmin edilmemesi gerektiğini, talep edilen faiz oranının CMKR'nın 27 ve 41. maddelerine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taşıyanın sorumluluğu yükü gönderilene bir başka deyişle ilgili hak sahibine teslim etmesi ile son bulacağından, eşyaların alıcısına tesliminde, taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş olan taşıma senedi üzerine alıcısının herhangi bir çekincesi olmaması halinde, malları sağlam olarak teslim almış olduğunun varsayılacağı, bu hususta CMR'nin 30/1. maddesinde de "Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziya veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır." hükmünün yer aldığı, bu hükümden de anlaşılacağı üzere, dosyada sureti mevcut 034255 nolu CMR taşıma senedinde alıcısına tesliminde herhangi bir çekince koyulmadığı; CMR'nın 8, 9 ve 10. maddeleri hükümleri dikkate alındığında, her ne kadar CMR'nin 17/4-c. maddesi kapsamında yükün gönderici tarafından araca yüklenmesi, istiflenmesinin yapılmış olması halinde dahi, taşımacının belirtilen hükümler çerçevesinde, taşımak üzere teslim aldığı eşyaların yüklemesine nezaret etme yükümlülüğünün yanısıra teslim aldığı yüklerin ambalajları konusunda da herhangi bir çekincesi yok ise, yükün ve ambalajlarının iyi durumda olduklarını kabul etmiş olacağı; davacının, dava dışı firma ile olan sigorta poliçesi ve dava konusu ödemeye esas tuttuğu hasar dosyası ve tüm dayanak belgeler getirtildikten sonra dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda CMR hükümlerine tabi taşıma işleminden dolayı hasarın meydana geldiğinin ispatlanamadığı, bu kapsamda hasarın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma esnasında vuku bulduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyaya ibraz ettikleri delillerle hasarın taşıma işleminden meydana geldiğinin ispatlandığını, dosyaya sunulan 05.01.2022 tarihli ekspertiz raporunda ''03.01.2022 tarihli alıcı firma beyan yazısında; Teslim alınan malzemelerde boya hasarlı olarak emtiayı teslim aldıkları belirtilmiştir. Alıcı firma ile de satıcı firmanın yazışmalarının da ayrıca incelenerek aşağıda detaylandırılan notlar alınmıştır. Hasar nedeni alıcı firma tarafından emtianın teslimi öncesinde araç üzerinde alınan fotoğraflar incelendiğinde palet üzerinde bulunan emtiada boya hasarının ve gövde ezilmelerinin mevcut olduğu görülmüştür. Yükleme fotoğraflarından sabitleme ve ambalajlamanın standartlara uygun olmasına karşılık meydana gelen hasarın Ankara’dan Belçika’ya aracın sevkiyatı sırasında aracın ani menevrası sonucunda sabitlenen paletten kayması sonucunda oluşabileceği kanaatimiz oluşmuştur.'' beyanının bulunduğunu, dosyaya mübrez bilirkişi raporuyla hasarın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma esnasında meydana geldiği tespitinin yapıldığını, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararı ile dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, dosyanın yeniden incelenmesi için yeni bir bilirkişi heyetine tevdi taleplerinin dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, tazminat (sigorta ödemesine dayanan rücuen) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı sigortalıya ait emtianın davalı tarafından taşınması esnasında hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarlandı ise bunun kanıtlanıp kanıtlanmadığı, davalı kusurlu ise kusur oranının ne olduğu noktasında toplanmakta olup, somut uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanacağı hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR'nin 30/1. maddesine göre, "Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır." Somut uluşmazlıkta, davacı tarafça sunulan hasar fotoğraflarından ise hasarın açıkça gözüktüğü anlaşılmaktadır. Yine dosya arasında örneği bulunan 034255 nolu CMR taşıma senedine, malın alıcıya teslimi esnasında herhangi bir çekince konulmamıştır. Davalı taraf da, bu duruma dayalı olarak, ürünlerin müvekkili tarafından sağlam olarak teslim edildiğini savunmaktadır. Bununla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarih ve 2016/3487 E.-2017/5340 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, her türlü kanıtla ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer. Bu açıklamalardan sonra, malın alıcısına sağlam teslim edildiğine ilişkin karinenin aksinin ispatlanıp ispatlanmadığının tartışılması gerekmektedir. Dava konusu emtia, alıcısına 30.12.2021 tarihinde teslim edilmiş, 04.01.2022 tarihinde alıcı tarafından sigortalıya hasar ihbarında bulunarak, 4 adet çelik şase pedestals emtiasında boya hasarı, 2 adet çelik şase durum emtiasında boya ve bir adedinde mekanik onarım yapılması gerektiği ve tamir ücretinin 1.500,00 Euro olduğu belirtilmiş, 05.01.202 tarihinde ise sigortalı firma tarafından ekspertiz incelemesi talep edilmiştir. Ekspertiz raporu, emtianın Belçika'da bulunması nedeniyle, alıcı firma tarafından emtianın teslimi öncesinde araç üzerinde alınan fotoğraflar ile yükleme fotoğrafları incelenmek suretiyle düzenlenmiştir. Davalı tarafından, söz konusu fotoğrafların sıhhatine ilişkin bir itiraz ise ileri sürülmemiştir. Bu durumda ise, Dairemizce, emtianın teslimi esnasında hasarlı olduğunun kanıtlandığı kabul edilmiştir. Hasar nedenine ilişkin olarak, ekspertiz raporunda, yükleme fotoğraflarının incelenmesi neticesinde "palet üzerinde her bir parçanın spanzet ile sabitlenmiş olduğu ve sabitleme ile ambalajının sevkiyata uygun olduğunun görüldüğü, nihai teslim adresinde boşaltma öncesi hasar fotoğrafları incelendiğinde ise, malzemelerin paletten kısmen kaydığının görüldüğü, sabitlenmesi uygun olan emtianın parsiyel yüklerin yüklenmesi ve/veya boşaltılması sırasında bununla beraber olağan sevkiyat sırasında oluşan sert manevra neticesinde kaymış olabileceği ve bu nedenle da sabitleme aparatından kurtulan emtianın palete düşmesi ile ezilme ve boya hasarı oluşabileceği hususları belirtilmiştir. Dosyaya da sunulan fotoğraflardan, gerçekten de yüklenme sonrası sabitlenmesi yapılan emtianın boşaltma öncesi çekilen fotoğraflarına göre bir kısmının hasarlandığı görülmektedir. Öte yandan, anılan fotoğraflar mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından da incelenmiş, bu kez, "taşınmak üzere teslim alınan eşyaların ambalajlarının beheri 1.016 Kg olan tek parça halindeki drum (rulo) eşyanın palet üzerine yüklenerek yalnızca tek yönlü 1 adet beyaz renkli şerit ile bağlantısının yapıldığının dosyada suretleri mevcut fotoğraf fotokopilerinden görüldüğü, tek parça halindeki işbu yükün palet üzerinde asgari karşılıklı 2 şer adet olmak üzere plastik yerine çelik çember şeritler veya karşılıklı 1 er adet spanset ile bağlantılarının yapılmış olmasının gerektiği, plastik olan şeritlerde taşıma süresi içerisinde esneme oluştuğu ve bu esneme sonucunda da yükün palet üzerinden kaymasına neden olduğu; bu paletlerin yanı sıra diğer 3 palete yüklenen yüklerinde paletler üzerinde tek yönlü 2 adet beyaz plastik çember yerine karşılıklı 2 şer adet çelik çember veya karşılıklı 1 er adet spanset ile bağlantısının yapılması gerektiği tespitleri yapılmıştır. Yapılan bu tespitlerden, Dairemizce, emtianın hatalı yükleme ve istifleme sonucu hasarlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ne var ki, davalı tarafından, taşınmak üzere teslim alınan emtianın ambalajına ilişkin bir çekince konulmamıştır. CMR'nin 17/4-c maddesi kapsamında yükün gönderici tarafından araca yüklenmesi, istiflenmesinin yapılmış olması halinde dahi, taşımacının belirtilen hükümler çerçevesinde, taşımak üzere teslim aldığı eşyaların yüklemesine nezaret etme yükümlülüğünün yanısıra teslim aldığı yüklerin ambalajları konusunda da herhangibir çekincesi yok ise, yükün ve ambalajlarının iyi durumda olduklarını kabul etmiş olacaktır. Hal böyle iken, "Taşıyıcının eşyayı sefere elverişli halde bulundurma borcu, her zaman devam eder. Bu borç gereği, taşımacının gönderici ve veya alıcı tarafından üstlenilse dahi, eşyanın taşıtta elden geçirilmesine, yüklenmesine, istiflenmesine ve boşaltılmasına nezaret etmesi ve taşıtın dengesini bozup bozmadığını kontrol etmesi gerekir. Taşımacının bu borcu hiçbir zaman yükle ilgililere devredilemez. (Karan, H.:Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmeleri Hakkında Konvansiyon CMR Şerhi, Ankara 2011, sf. 341-342). Dava konusu hasarın ise, yukarıda belirtildiği gibi hatalı yükleme ve istifleme sonucu oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, davalının zarar katkısı nedeniyle bilirkişi tarafından belirlenen %25 kusur oranının somut olayın özelliklerine uygun olduğu, yine bilirkişi raporunda CMR'nin 23 ve 25. maddeleri uyarın yapılan tazminat hesabında da bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça alacağa ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, CMR'nın 27. maddesinde %5 oranında faiz öngörüldüğünden bu oran dikkate alınmıştır. Ödeme talebinin ise 15.03.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranında faiz işletilebilecektir. Davacı tarafça, dava konusu alacağın aynen döviz cinsinden ve 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde yazılı oranda temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edildiğinden ve Dairemizce de yabancı para üzerinden tazminata hükmedildiğinden, hükmedilen alacağa yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde yazılı oranda temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla, dava konusu emtianın taşıma sırasında hasarlanması ve bu hasardan davalının da sorumlu olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/05/2023 gün ve 2022/1108 Esas - 2023/589 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 375,00 Euronun 15.03.2022 tarihinden itibaren tazminatın dava tarihi olan 21/10/2022 tarihinden CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranını geçmemek üzere EURO cinsinden bir yıllık mevduata Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki satış kuru değerine göre hesaplanacak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 467,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 264,50-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen kısım bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 6.843,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen kısım bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 6.843,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 90,50-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 233,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.261,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranına göre 1/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 565,37-TL'ye 467,50-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı eklenerek oluşan 1.113,57-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacılara iadesine (HMK m.333), 10-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle icranın geri bırakılması için davacıdan alınan 14.530,44-TL tutarındaki 18/05/2023 tarih sayılı nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 13-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/01/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 21/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.