T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1996 Esas KARAR NO : 2025/1873 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/201 Esas - 2025/468 Karar TARİHİ: 25/06/2025 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1996 Esas KARAR NO : 2025/1873 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/201 Esas - 2025/468 Karar TARİHİ: 25/06/2025 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yetkilisi davalı ...'in müvekkiline ait işyerine 15/05/2016 tarihli, 131087 seri numaralı, 250.000,00 TL bedelli fatura konusu ürünlerin kurulumunu taahhüt ettiğini ancak taahhüt ettiği borcu yerine getirmediğini, fatura konusu ürünleri teslim etmediği gibi kurulumlarını da yapmadığını, müvekkilinin iş bu fatura konusu ürünlerin karşılığı olarak davalı şirkete yetkilisi olduğu ... ve İnşaat Otomotiv Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... Bankası A.Ş Mercan Şubesinin; 30/10/2016 tarihli 5089 çek nolu 50.000,00 TL bedelli, 30/11/2016 tarihli 5090 çek nolu 50.000,00 TL bedelli çeklerini ve şahsına ait 30/12/2016 tarihli ... çek nolu 50.000,00 TL bedelli, 30/01/2017 tarihli 7140 çek nolu 50.000,00 TL bedelli, 28/02/2017 tarihli ... çek nolu 50.000,00 TL bedelli çeklerini verdiğini, ancak davalının faturada belirtilen fatura konusu ürünleri teslim etmediği gibi kurulumlarını da yapmadığını, vadesi gelen 30/10/2016 ve 30/11/2016 tarihli çeklerin ödendiğini, diğer çekleri de ödeme tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, çeklerin bedellerinin karşılıksız kaldığını ileri sürerek belirtilen çeklerin bedelsiz olması sebeiyle müvekkilinin iş bu çekler sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine, işbu çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01/06/2018 tarihli dilekçesi ile, 30/12/2016 tarihli çek İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyası üzerinden takibe konmuş olup davacı çek bedelinin 30.000 TL'sini ödediğinden ve taksitler halinde ödemeye davam ettiğinden iş bu çekle ilgili davanın, istirdat davası olarak devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetkili mahkemenin, mahkememiz olmadığını, İzmir mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeni ile reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; Müvekkilinin faturalarda bulunan ürünlerin tamamını davacı tarafa teslim ettiğini, malların kurulumunu yaptığını ve işletmeyi karşı tarafa eksiksiz olarak teslim ettiğini, dava konusu çeklerin, 15.05.2016 tarihli ve 131087-131088 seri numaralı ve 250.000,00 TL bedelli faturada yer alan ürünlerin teslimine ilişkin olup ürünlerin tamamının teslim edildiğini, faturanın yapılan iş karşılığında kesildiğini, iş yapılmadan fatura kesilmesinin söz konusu olmayacağını, davacı tarafa ayrıca 20.05.2016 tarihinde 131142 numaralı fatura kesildiğini, söz konusu faturanın işletmeye teslim edilen pastalarla ilişkili olduğunu, her şeyin kurulmuş ve hazır olan bir mağazada gıda satışı yapılabileceğinin açık olduğunu, Müvekkilinin Franchising verdiği "..." işletmesini eksiksiz olarak teslim alan davacının, bu işletmeyi fiilen hala işletmekte olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/06/2025 tarih ve 2021/201 Esas - 2025/468 Karar sayılı kararında;"......Davacı vekiline yemin deliline dayanılacak ise yemin metnini hazırlaması ve mahkememize sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince yemin deliline dayanmadıkları bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti bakımından ispat yükü davacıya aittir. Diğer bir deyişle alım-satım ilişkilerinde alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmeleri esastır. Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdigini iddia eden menfi tespit davacısı, asıl olanın veya karinenin aksini iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Davalının malların teslim edildiğini belirtmesi ispat yükünün davalıya geçtiğini göstermez. Davacı malları teslim almadığını yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Defterlerde kayıtlı olması teslim hususunun ispatı için yeterli değildir.Somut olayda, İddiaların tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık beyanları hükme esas alınmamıştır. Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacı tarafından, davaya konu edilen çekler keşide edildikleri tarihte davacı ve/veya davacının yetkili olduğu dava dışı ... İnş. Otom. Gıda San. Dış Tic. Ltd.Şti. ticari defterlerine kayıt edilmemiştir. Çekler dava dışı şirketin kayıtlarına 2023 yılında sonradan düzeltme kaydı yapılarak kayıt edilmiştir. Davacı tarafın yemin deliline dayanması nedeniyle yemin delili hatırlatılmış yemin metni sunmak üzere süre verilmiş davacı tarafça yemin metni sunulmayacağı beyan edilmiştir. Davacı tarafça sunulan 10.000 USD (28.500 TL) bedelli tahsilat makbuzunda davacının iş yerine yapılacak kurulum nedeni ile düzenlendiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığından davacının davasını kanıtlayamadığı anlaşılmış, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece fatura düzenlenmesinin tek başına malın teslim olduğunu kanıtlamayacağının göz ardı edilerek hüküm tesis edildiğini, müvekkil taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden kendisinin ve şirketinin çeklerini davalılara avans olarak vermiş ise de, davalıların taahhütlerini yerine getirmediğini ve kahve durağına ilişkin makineleri müvekkile teslim etmediklerini, makinelerin kurulumlarını yapmadıklarını ve iş yerini kurup teftiş etmediklerini, dosyada mevcut 10.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda da, dosyada mevcut olan davalı tarafça müvekkili şirketi olan ... ...Ltd.Şti. adına kesilmiş 15.05.2016 tarih, 131087 ve 131088 seri nolu 250.000 TL bedelli faturalar ile 20.05.2016 tarihinde kesilen 131142 seri nolu 1.805,00 TL bedelli faturaların ilgilisine ulaşıp ulaşmadığının belli olmadığı ve faturalara konu malların müvekkile teslim edildiğine dair sevk irsaliyelerinin de bulunmadığını, yine davalı tarafından fatura konusu edilen malzemeler iş yerine monte edilmiş ise, fatura içeriği ürünlerin davacıya teslim edildiğinin belgelenmesinin gerekli olduğunu, çünkü bu malzemelerin ancak ve ancak bir nakliye firması vasıtası ile nakliyesinin yapılması gerektiğini, davalı tarafından dosyaya sevk irsaliyesi ve / veya nakliye ye ilişkin nakliye teslim tesellüm fişi sunmamış olduğunun belirtildiğini, ayrıca müvekkilin yetkilisi olduğu şirketin defterlerinde sadece çeklerin karşı tarafa verildiğine dair kayıt olduğunu, faturanın defterlerde kaydının olmadığının da bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, çeklerin kayıtlarının 2023 yılında yapılan düzeltme kaydı ile defterlere işlenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, Bilirkişi tarafından malzemelerin teslim edildiğine dair sevk irsaliyesinin dosyada mevcut olmadığı ve makinelerın montajının yapıldığına delil sayılabilecek bir nakliye fişinin de dosya içerisine sunulmadığına, faturaların müvekkilin şirket defterlerinde kaydının bulunmadığına dair tespit ve değerlendirmelerin de davaya konu çeklerin avans olarak verilmesine karşın taraflar arasındaki anlaşma uyarınca müvekkile teslim edilecek kahve durağı makinelerin tesliminin yapılmadığı ve kurulumunun da yapılmadığına yönelik beyanlarının hakikatini ortaya koyduğunu, keza davalı şirketin bağlı bulunduğu Konak Vergi Dairesi'nin 26.07.2023 tarihli yazısında, davalı şirketin 30.09.2016 tarihinden itibaren resen terkin edildiğinin görüldüğünü, Vergi Dairesi kayıtlarının incelenmesi akabinde de, taraflar arasındaki faturanın en son 06/2016 tarihinde davalının, davacıdan 23.580,00 TL nakit tahsilatının muavin özetinde kaydedilmesi ile oluştuğu, bir işletmenin 09/2016 itibariyle terkin olabilmesi için Vergi Dairesinin minimum 05/2016 tarihinden itibaren davalı şirket hakkında yoklama tutması gerektiği, tutulan yoklama neticesinde Vergi Dairesi tarafından oluşturulan komisyon tarafından da son olarak 30.09.2016 tarihinde vergi dairesince resen terk ile faaliyetinin kapatıldığı, 30.09.2016 tarihinde resen terk olan davalı şirketin 2016 Mayıs ve Haziran aylarında adresinde faal olmadığı anlamının çıktığının dosyada mevut raporlarda belirtildiğini, Mahkeme dosyasında dinlenen tanıklardan ...'ın müvekkilin davalı ... ile ile anlaşarak kahve durağı altında bayilik sözleşmesi yaptığını, ürünlerin kurulumu dahil her şeyin şehriyar gıdanın yapacağını, ürün kurulumunun olmadığı kahve durağına ilişkin hiçbir malzemenin teslim edilmediğini belirtmiş olduğuna da raporda yer verildiğini, tüm bu hususlar bir bütün olarak dikkate alındığında davalıların Vergi Dairesi Kayıtlarına göre ticari faaliyette bulunmadıkları ticari faaliyetlerini resen terk suretiyle sonlandırdıkları dönemde, müvekkili ve şirketini müvekkilin iş yerine kahve durağı kurma vaadiyle kandırdıkları ve toplamda 5 adet çeki avans çeki olarak aldıkları, buna karşılık makinelerin teslimi ve kurulumunu yapmadıkları ve müvekkilden haksız kazanç sağladıklarının sabit olduğunu, bu hususlar göz ardı edilerek hüküm tesis edilmesinin kabul edilemeyeceğini, keza çeklerin kaydının yanı sıra Bölge Adliye Mahkemesi kararlarıyla da faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, fatura düzenlenmesinin tek başına faturaya konu malın teslim edildiğinin kanıtı olamayacağı ve faturayı düzenleyenin bunu kendi defterlerine kaydetmesinin de alacağın varlığını ispatlamayacağının ifade edildiğini, Müvekkilin yetkilisi olduğu şirketin defterlerinde çeklerin avans olarak verildiğinin kayıtlı olması hususunun yanı sıra, davalının kestiği ve kendi defterlerine işlediği faturaların kaydının olmadığı da dikkate alındığında da, müvekkilin dava konusu çeklerden kaynaklı karşı tarafa borcunun bulunmadığı, malların teslimi ve kurulumunun davalı tarafça yapılmamış olunması nedeniyle dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığının sübut bulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin 21/01/2021 tarih ve 2019/790 Esas - 2021/23 Karar sayılı kaldırma kararımızdan sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, çekten kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin somut davada olduğu gibi menfi tespit davasına konu çeklerin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2022/2251 Esas 2023/4410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Davacı taraf, çekin bir ödeme vasıtası olduğu hususuna ilişkin kuralın aksini iddia ederek davaya konu çeklerin davalıdan alınacak mallara karşılık avans olarak verildiğini, ancak davalı tarafından 15/05/2016 tarihli 131087 seri numaralı, 250.000,00 TL bedelli faturaya konu ürünlerin teslim edilmediği gibi kurulumlarının da yapılmadığı ve çeklerin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas - 2019/5340 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Dava değeri ve davanın mahiyeti gereği HMK. 201 madde uyarınca tanık dinlenmesi mümkün değildir. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere davaya konu edilen çekler keşide edildikleri tarihte davacı ve/veya davacının yetkilisi olduğu dava dışı ... İnş. Otom. Gıda San. Dış Tic. Ltd.Şti. ticari defterlerine kayıt edilmemiştir. Çekler dava dışı şirketin kayıtlarına 2023 yılında sonradan İDM.'ce yapılan yargılama aşamasında düzeltme kaydı yapılarak kayıt edilmiştir. Davacı tarafın yemin deliline dayanması nedeniyle mahkemece yemin delili hatırlatılmış, yemin metni sunmak üzere süre verilmiş, davacı tarafça yemin metni sunulmayacağı beyan edilmiştir. Davacı tarafça, dava konusu çeklerin bedeli kadar davalı tarafından mal teslim edilmediği ve çeklerin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olup bu tespitler doğrultusunda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.