T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/332 - 2025/1867 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/332 KARAR NO : 2025/1867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2024 NUMARASI : 2023/555 E. - 2024/534 K. DAVANIN KONUSU : Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/332 - 2025/1867 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/332 KARAR NO : 2025/1867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2024 NUMARASI : 2023/555 E. - 2024/534 K. DAVANIN KONUSU : Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/11/2024 tarih ve 2023/555 Esas - 2024/534 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili,müvekkilinin uzun yıllardır restoran, lokanta, kafeterya işletmeciliği yaptığını, aynı zamanda hediyelik eşya da sattığını bunun yanı sıra çeşitli alanlarda yurt içinde ve yurt dışında ticari faaliyetler sürdürdüğünü, faaliyet gösterdiği çevrece iyi tanınan bir firma olduğunu, yine müvekkili şirketin çeşitli e-ticaret sitelerinde de ticari faaliyetler gerçekleştirdiğini, davalının müvekkili şirketin ortaklarından olan ... ile görüşerek internet satışlarında kendisine yardımcı olabileceğini belirttiğini, bu kapsamda ...’ya kendisine e-ticaret siteleri üzerinden panel yönetim yetkisi verildiğini, müvekkilinin satışını yaptığı metal ürünlerin internet üzerinden müşteriye sunulmasında paneli yönettiğini, ürünlerin yaptırılması sürecinde de sanayide yaptırılmasına aracı olduğunu, bu işler karşılığında davalıya ücret ödendiğini, davalı ile müvekkili arasındaki ilişki kesildikten sonra, müvekkilinin daha önce ... üzerinden satışa sunduğu ürünü davalının tasarım olarak tescil ettirdiğini, davalı adına tescil edilen dava konusu tasarımın müvekkil tasarımının neredeyse birebir aynısı olduğunu, dava konusu tasarımın, daha önce müvekkili tarafından kamuya sunulmuş olan tasarımdan kopyalanmak sureti ile oluşturulduğunu, söz konusu tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ve tasarım hukuku anlamında müvekkili tasarımı ile genel izlenim bakımından aynı etkiyi yaratmakta olduğunu, Laptop standı ürününde tasarımcı açısından geniş seçenek özgürlüğü olduğunu, davalıya ait tasarım ile aynı olmasının tesadüfi olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının, tescile konu tasarımı hiçbir şekilde kullanıma konu yapmayarak, sadece müvekkilin satışını durdurmak istediğini, bu yüzden ...’a dava konusu tasarım tescilinin sahibi olduğunu sunmak suretiyle müvekkilinin satışını durdurmak istediğini ... da bu tescil belgesine dayanarak müvekkilinin söz konusu satışını durdurduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli bulunan 2023 005053 sayılı tasarımının hükümsüzlüğü ile sicilden tekinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki geçmiş ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğunu, müvekkilinin, davacı şirkete bilişim alanı ile teknik ve tasarım alanındaki bilgi ve tecrübesi ile ayrıca maddi olarak da ciddi katkılarda bulunduğunu, müvekkilinin Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde son sınıf öğrencisi olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... ve kurucu ortağı ...’nın müvekkilinin bilgisini, emeğini, sermayesini ve zamanını gerçek dışı vaatler ile uzun zaman haksız ve hukuka aykırı şekilde sömürdüğünü işbu zaman içerisinde müvekkilinine kâr payı dahil hak etmiş olduğu ödemeleri sürekli eksik yaptığını hatta bir süre sonra müvekkilinine hak ettiği ödemeleri hiç yapmadığını, müvekkilinin ortaklığını resmiyete yansıtacaklarından bahisle uzun zaman müvekkilinini oyaladığını, davacı şirket yetkilisinin ve şirket kurucu ortaklarından ...’nın metal ürünleri tasarlamak, ürettirmek ve e-ticaret yapabilmek için yeterli bilgiye ve teknik donanıma sahip olmadığını, işbu nedenle davacı şirketin satışa sunmuş olduğu ürünlerin pek çoğunun müvekkili tarafından tasarlandığını ve üretilmesinin sağlandığını, yine davacı şirketin "..., ..., ..." vb. e-ticaret platformlarına satıcı üye mağaza kayıtlarını müvekkilinin gerçekleştirdiğini, ilgili e-ticaret platformlarına kayıt formlarını müvekkilinin doldurduğunu, hatta iletişim adreslerine dahi kendine ait mail adresi ve telefon bilgilerini verdiğini, ilgili sözleşmelerin kaşe ve imza işlemlerinin şirket resmi yetkilileri tarafından yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin davacı şirketteki görev ve rolünün, davacının iddia ettiği gibi "yardımcı olmaktan" çok daha ötede olduğunu, ticari ortaklık yapısında bir ilişki bulunduğunu, tarafların ticari ilişki ve ortaklıklarının sona erme nedenlerinin ise müvekkilinin ortaklığının resmiyete döküleceği vaadinin davacı tarafça kasıtlı olarak sürüncemede bırakılıp yerine getirilmemesi olduğunu, dava konusu tasarımın laptop standı olduğunu, tüm haklarının da müvekkiline ait olduğunu, dava konusu ürünü müvekkilinden izin almadan satışa sunduklarını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı yan tarafından ... üzerinden verilmiş sipariş ve satış işlemine ilişkin 22.05.2023 sipariş tarihli sunulmuş olan belgenin (Yer sağlayıcı şirketçe de 19.05.2023 yüklenme tarihi olarak belirtilmiş) 2023/005053 sayılı tasarım tescilinin 23.05.2023 olan başvuru tarihinden önce olduğu, davalı tarafça söz konusu ürünün bu belirtilen tarihten daha öncesinde kendisi tarafından kamuya sunulduğuna veya tasarlandığına dair bir delil sunulmadığı, dava konusu tescilli tasarım ile davacı tarafa ait olan tescilsiz tasarımın aynı genel izlenime sahip olduğu, dava konusu tasarımın daha önce kamuya sunulan davacı ürünü karşısında yeni ve ayırt edici niteliği haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu 2023 005053 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun sadece davacının taleplerinden hareketle düzenlendiğini, davacının ...'da satışa sunduğu ürün görselinin tespitinin yapılmadığını, bu itibarla davacının satışa sunduğu ürünün müvekkilinin tasarımını içerdiği iddiasını ispatlayamadığını, davacının ürün satışına delil olarak sunduğu faturaların da çelişkili olduğunu, zira sipariş tarihi 22.05.2023 iken fatura tarihinin 05.11.2023 olduğunu, dava tarihinin 24.11.2023 olduğu dikkate alındığından faturanın davaya delil oluşturmak amacıyla düzenlendiğini, ayrıca bahsi geçen faturada alıcı olarak görünen kişinin davacı şirketin ortağı ...'ın arkadaşı olduğunu, davacının satışa sunduğunu iddia ettiği tasarımın da müvekkiline ait olduğunu, davacının bunu kötü niyetli olarak kamuya sunmasının dava konusu tasarımın yeniliğini etkileyemeyeceğini, müvekkilinin tanık beyanlarının eksik ve hatalı yorumlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu tasarımın davacının mesnet ürünü karşısında yeni ve ayırt edici olmadığının aralarında tasarım uzmanlarının da yer aldığı bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacının mesnet ürünün dava konusu tasarımın başvuru tarihinden önce davacı tarafça kamuya sunulduğunun da dosya kapsamına davacı tarafından sunulan deliller ve ürünün satışının yapıldığı yer sağlayıcı şirketten gelen müzekkere cevaplarından anlaşıldığı, davacının mesnet ürününün davalıya ait olduğunun ispatlanamadığı, mesnet ürünün kamuya sunulması ... isimli alışveriş sitesinde satışa sunulması ile gerçekleştiğinden, ürünün satışına dair fatura tarihlerinin sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.