TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/758 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 Taraflar arasındaki haklı nedenle şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir ara kararına itirazın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen ara karara karşı iht…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/16 Esas 2026/179 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/16 KARAR NO : 2026/179 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/758 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 Taraflar arasındaki haklı nedenle şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir ara kararına itirazın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir ara kararına itiraz eden davalı vekili ve lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; haksız olarak feshi talep edilen müvekkili şirketin halen çalışanları, borçları ve süren davaları bulunduğunu, şirketin bu güne dek kazançlarının şirket hesaplarında yer aldığını, şirketin mutat işlemleri dolayısıyla ödeme yapma zorunluluğu bulunduğunu, henüz feshine karar verilmeden şirketin hesaplarına bloke konulmasının, müvekkilinin süregelen cari/SGK/maaş ödemelerini çıkmaza soktuğunu, şirketin davalının usulsüzlükleriyle ticari faaliyetinin sonlandığını, ancak çalışanların maaş ödemeleri/kıdem tazminatı ve tüm giderlerinin sürdüğünü, davacının sahte genel kurul kararı düzenleyerek faaliyet alanının kendi aile şirketine (... AŞ) satışına sebep olması yüzünden yüzlerce alacaklının müvekkilinden halen beklentide olduğunu, bu nedenle onca çalışanını bir anda işsiz bırakmış olması sebebiyle müvekkilinin açmaza girdiğini, verilen tedbir kararının hakkaniyete uygun olmadığını, tüm taşınmazlarını davacının kendisinin ele geçirdiğini, bir de mahkeme kanalıyla alacaklılara özgülenen banka hesabına göz diktiğini, kredi geri ödeme tablosunu kredi sözleşmesi olarak mahkemeye kabul ettiren davacının yanıltıcı beyan ve delil sunarak itiraza konu ara karara neden olduğunu belirterek ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı şirketin bir aile şirketi olduğu, şirkette sahip olunan hisse oranlarına yönelik olarak şirket ortakları arasından ihtilaf bulunduğu, bu hususta devam eden davaların olduğu, 2025/600 Esas sayılı dosyasına konu ihtilaf ile davalı şirkete ait taşınmazların dava dışı bir şirkete devredildiği, şirket faaliyetlerinin durduğu anlaşılmakla bu davada talep edilen ihtiyati tedbirlerin kabulüne karar verilmiş ise de, davalı şirket aleyhine devam eden icra dosyasının bulunduğu (Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü 2021/1982 yenilenmekle Eskişehir İcra Dairesi 2025/129425) ve şirket çalışanları tarafından işçilik alacaklarına yönelik taleplerinin olduğu hususunda gizli olduğundan dosyaya sunulmamakla birlikte ihtiyari arabuluculuk görüşmelerine yönelik itirazın olduğu, şirketin faaliyet yaptığı dönemden gelen borçlarının olması ve şirket kayyımlarının şirketin devamına yönelik işlemleri yapması gerektiğinden ve şirket borçlarının ödenmesinin şirket menfaatine olacağından, her ne kadar banka tarafından verilen teminat mektubu nedeniyle blokeli olduğu ileri sürülse de davalı şirketin mevcut borçlarının ödeyememesinin şirketin durumunun daha da ağırlaşmasına neden olacağı, davalı şirketin banka hesabı üzerine konulan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasının gerektiği, diğer tedbirler hakkında yapılmış gerekçeli bir itiraz olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen kabulüne, 23.09.2025 tarihli ara kararın 1.maddesi ile davalı şirketin T.C. ... Bankasında bulunan hesaplarına konulan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına, sair itirazların reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar davacının ve davacının eşi ...'ın haksız ve hukuka aykırı işlemleri nedeniyle müvekkili şirketin faaliyeti sonlanmış gibi görünse de, şirketin devam eden işlemleri bulunduğunu, müvekkiline ait belediye petrol istasyonu işletme ruhsatının iptaline dair idari işleminin de iptalinin gerekeceğini, bu hususta şirket adına iptal davası açıldığını, dava dışı belediyenin haksız ve hukuka aykırı işletme ruhsatının iptaline dair kararın iptaliyle müvekkilinin faaliyetine kaldığı yerden devam edeceğini, şirketin faaliyetine aynen devam edeceği düşünüldüğünde şirkete ait mal varlıklarının 3. kişilere devrinin mümkün olmadığını, davacının talebi üzerine müvekkiline ait taşınmazın ve aracın üzerine mal varlıklarının devrinin önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir konulduğunu, tedbir kararlarının şirket faaliyetlerinin olağan akışını gereksiz ve ölçüsüz biçimde kısıtladığını, müvekkili şirket her ne kadar faal durumda olmasa da ticari faaliyetlerine düzenli olarak devam ettiğini, çalışan istihdam etmekte ve piyasada aktif olarak işlem yaptığını, faaliyetini sürdüren ve ayakta tutulması gereken bir ticari işletmenin malvarlığını tamamen elden çıkarmasının zaten fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, şirketin faaliyetinin devam ettiğini, tasfiye veya sona erme sürecine girmediği bir durumda, taşınmaz ve araçların satılması yönünde bir irade veya fiil bulunmadığından, davacının satışın engellenmesine ilişkin tedbir talebinin yerinde olmadığını, TTK'nun 636. maddesi ve genel ilkeleri uyarınca, esas olanının ticari işletmenin faaliyetinin sürdürülmesi olduğunu, şirketin olağan faaliyetlerini kısıtlayan, piyasa itibarına zarar veren ve bankalarla ilişkilerini olumsuz etkileyen mahiyetteki tedbirlerin devamının, hem hakkaniyete hem de orantılılık ilkesine aykırı bulunduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetlerinin gereksiz biçimde kısıtlanmasına yol açan, taşınmaz ve araçların devrinin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması gerektiğini, konulan tedbirlerin davalı şirketin finans kuruluşları ve tedarikçiler nezdinde kredibilitesini olumsuz yönde etkilediğini, hem müvekkili şirket, hem de şirket ortaklarının kredi kurumları nezdinde saygın ve tanınır kimseler olduğunu, davacının talep etmiş olduğu tedbirin şirketin itibarını olumsuz etkilediğini, şirket kayyumlarının var güçleriyle şirketi ayakta tutma gayreti içerisinde olduğunu, verilen tedbir kararlarının davalı şirketin ticari faaliyetine devam gayretlerini olumsuz etkileyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dayanak evrakların sahte olduğunu, davalının çok sayıda personele maaş ödeyeceğini iddia ederek, 22 tane personelin SGK kayıtlarını sunduğunu, ancak bu kayıtlarda gözüken kişiler arasında, kendisi de dahil bir çok kişinin aslında davalı şirkette çalışmadığını, başka yerde çalıştığını, SGK'dan alınan güncel kayıtlarla ispat ettiklerini, buna rağmen davalının itirazı kabul edilerek bankadaki blokenin kaldırıldığını, davalı şirketin paraya ihtiyacı olacak bir faaliyeti bulunmadığını, davalı şirketin burada bloke edilen paraya neden ihtiyacı olduğunu açıklayamadığını, mevcut kayyımların, bu parayı açıkça yiyeceklerini, davalı şirketin mevcut kayyımlarından ...'ın ... Petrol A.Ş.'den alınan paranın 90.000.000,00 TL'sini, kendisinin yönetim kurulu başkanı olduğu ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi A.Ş.'ye aktardığını, bu paradan kalan son para olan 25.000.000,00 TL'yi de ... harcayamasın diye talep ettikleri tedbir kabul edilmişken, mahkemenin hiçbir faaliyet bulunmadığı halde bu tedbiri kaldırmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin iddia ettiği şekilde borçları bulunmadığını, şirketin aylar önce kesilen ve çoktan ödenmiş olan faturalarını mahkemeye sunduğunu, bu faturaların hepsinin, borcu ödenmiş faturalar olup, bu faturalardan kaynaklı davalı şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, bu iddiaları yönünden, mahkemenin herhangi bir araştırma yapmadığını, faturayı düzenleyen şirketlere faturanın kaynağını, ödenip ödenmediğini sormadan blokeyi kaldırdığını, bununla beraber hem duruşmada hem dilekçelerinde açıkladıkları gibi, bu paranın zaten ... Bankası A.Ş. tarafından da bloke konulmuş para olduğunu, davalının iddia ettiği borçları bu parayla ödeyebilmesinin söz konusu olmadığını, davalı şirketin yalnızca bir bankadaki hesabına bloke koyulduğunu, şirketin yirmiden fazla banka hesabı bulunduğunu, bunlardan özellikle ... gibi banka hesaplarında zaten para olduğunu, bu paraların, davalı şirketin faaliyeti olduğu dönemlerde faaliyet yürütmesi için olan paralar olduğunu, ... bankasında bloke koyulan hesabın ise, yalnızca ... Petrol A.Ş.'den alınan paranın bulunduğu hesap olup, davalı şirketin bu hesabı aktif olarak kullanmadığını, bu hesaptaki 115.000.000,00 TL paranın 90.000.000,00 TL'sinin, şirketin mevcut kayyımlarından ... tarafından ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi A.Ş.'ye şirketin içini boşaltma kastıyla aktarıldığını, kalan para aktarılmasın diye tedbir koyulduğunu, şirketin diğer bankalardaki parası da bulunan hesaplara bloke koyulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, haklı nedenle davalı limited şirketin feshi talebiyle açtığı davada ... Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, kredi, ipotek, kefalet ve sair yöntemlerle borçlandırılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu hususta tüm bankalara müzekkere yazılmasını, T.C. ... Bankasına müzekkere yazılarak, davalı ... Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin hesaplarında bulunan tüm paraların tedbiren dondurulmasını, kullanılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirketin uhdesinde bulunan ... plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve temliğini önler ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirketin ... parsel'de bulunan taşınmazının üçüncü kişilere devir ve temliğini önler ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 23/09/2025 tarih 2025/758 Esas sayılı ara karar ile davalı şirkete ait bir kısım taşınmazların satış ve devrinin iptali için 2025/600 Esas sayılı dosyasında taşınmazların satış ve devrinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verildiği de gözetilerek talebe konu taşınmazın tapu kaydına 3. kişilere devir ve temliki ile ipotek tesisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulduğu, söz konusu şirket hakkında birden fazla dosyasında kayıtlı devam eden ihtilaf ve yargılamaların bulunması da dikkate alınarak davalı şirketin T.C. ... ... Bankasındaki hesaplarında bulunan tüm paraların dondurulması, kullanılmasının engellenmesi, davalı şirket adına kayıtlı aracın üçüncü kişilere devir ve temliğinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazın davalı şirket payı üzerine üçüncü kişilere devir ve temliğinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketin T.C. ... Bankası'nda bulunan hesaplarına ihtiyati tedbir şerhi konularak hesaplarda bulunan paraların kullanılmasının engellenmesine, davalı şirket adına kayıtlı bulunması halinde ... plakalı aracın devir ve temliğinin önlenmesi amacıyla kayıtlarına UYAP sistemi üzerinde ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu bildirilen ... parselde kayıtlı taşınmazın davalı şirket payının devir ve temliğinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi konulmasına hükmedilmiştir. Anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşmalı olarak yapılan itiraz incelemesi sonucu 22/10/2025 tarihli ara karar ile, itirazın kısmen kabulüne, mahkemenin 23/09/2025 tarihli ara kararının birinci maddesiyle davalı şirketin TC ... Bankası'nda bulunan hesaplarına konulan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına, sair itirazların reddine karar verilmiştir. TTK'nun 636/4 maddesinde de; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmüne yer verilmiştir. Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın haklarının ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar. Bu bağlamda mahkemenin ihtiyati tedbire hükmederken, orantılılık ve ölçülülük ilkesinin yanı sıra hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerini de gözeterek uygun bir tedbire hükmetmesi gerekir. Kuşkusuz mahkeme ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte tedbirlere hükmedemez. Aksi halde davanın sonunda elde edilebilecek sonuç peşinen ihtiyati tedbir kararıyla elde edilmiş olur. (Bkz. Yıldırım, Ali Haydar : 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Bursa, 2013 s.438-440.) Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya ve taraf vekillerinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, Dairemizde istinaf incelemesi yapılan dosyalardan davalı şirketin aile şirketi olup, şirketteki hisse oranlarına yönelik şirket ortakları arasında ihtilaf bulunduğu ve şirket ortakları arasında halen devam eden davalar olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilince sunulan belgelerden şirketin faal olduğu dönemden gelen borçları olduğu, işçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk tutanaklarının düzenlendiği görülmüştür. Şirketin devamına yönelik işlemler yapılıp şirket borçlarının ödenmesi şirket menfaatine olacağı gibi, borçların ödenememesi halinde şirketin durumu ağırlaşacaktır. Öte yandan, ilk derece mahkemesince davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araç üzerine ihtiyati tedbir konulmuş, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilince itiraz dilekçesinde anılan tedbir kararına yönelik itiraz gerekçeleri açıklanmadığı gibi, taşınmaz ve araç üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının TTK'nun 636/4. maddesine de uygun olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, mahkemece şirketin devamına yönelik işlemler yapılıp şirket borçlarının ödenmesinin şirket menfaatine olacağı, borçların ödenememesi halinde şirketin durumunun ağırlaşacağı gözetilerek banka hesabı üzerine konulan ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın kabulüyle anılan kısım yönünden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, araç ve taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının ise TTK'nun 636/4. maddesine uygun olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir ara kararına itirazın kısmen kabulüne yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı vekili ve ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı vekilinin ve ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.