11. Hukuk Dairesi 2009/204 E. , 2010/6083 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2008 tarih ve 2007/115-2008/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay…
**11. Hukuk Dairesi 2009/204 E. , 2010/6083 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2008 tarih ve 2007/115-2008/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2005/12035 kod numarası ile “BURSAİPEK TEKSTİL ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ibaresinin 24, 25 ve 35/8. sınıf¬lardaki ürün ve hizmetler yönünden tescili için yaptığı başvurunun dava dışı kişi ve şirketlere ait "BURSA OTO, Şekil + BURSA ALÜMİNYUM SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ., BURSA STORE, Şekil+ BURSA ET VE ET ÜRÜNLERİ KOMBİNASI, Şekil + BURSA ET KOMBİNASI, BURSA KUMAŞ MERKEZİ, BURSA KUMAŞ" ve "Şekil + BURSAYÜN" ibareli markalar nedeniy¬le 556 sayılı KHK'nin 7/1-a, b ve c maddesi gereğince reddedildiğini, anılan markalar ile iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, 1996 yılından bu dava konusu markanın müvekkili tarafından kullanıldığını ileri sürerek, YİDK’nun 2007/M-608 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı başvurusunun KHK’nin 7/1-a, b ve c maddeleri gereğince reddedildiğini, davacı markasının ayırt edicilik unsuruna sahip olmadığını, vasıf ve coğrafi kaynak bildirecek nitelikte olduğunu, kaynak bildirici ibarenin davacının tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, ülke genelinde kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının da ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet markalar ile davacı markasının KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında benzer olmadıkları, markalarda yer alan BURSA dışındaki kelimelerin farklılık yarattığı, dava konusu markayla bu markanın tesciline engel olan markalar arasındaki tek ortak unsurun "BURSA" ibaresi olduğu, "'BURSA" kelimesi haricindeki kelimeler ile bazı markalarda bulunan şekiller farklı olup markalar arasında benzerliğe neden olmadığı, Bursa Türkiye’nin 4 büyük ilinden biri olup yerleşim yeri adı üzerinde tekel kurmak doğru olmamakla beraber değişik kompozisyonlar içinde kullanılmasının mümkün olduğu, BURSA kelimesinin tek başına marka olamayacağı, ancak iltibas ve iltibas tehlikesini önleyecek ek veya çıkarmalar yapılmak suretiyle kullanılmasının mümkün olduğu, tescili istenen markanın davacının ticaret unvanının bire bir aynısı olduğu, dava konusu markayı gören potansiyel bir tüketicinin "Bursa" kelimesinin açıklanan bilinmişliği ve nitelikleri gereği bütünsellik ilkesi gereği davacının ticaret unvanını fark edeceği ve içerisinde salt "Bursa" kelimesi geçiyor diye bir iltibas veya iltibas tehlikesi içine düşme¬yeceği, markalar arasında KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında bir tescil engeli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK’nun 2007/M-608 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın davacı adına tescili işleminin vakitsiz olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.