7. Hukuk Dairesi 2023/5243 E. , 2023/6516 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1151 E., 2023/1846 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/227 E., 2020/143 K. Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi …
**7. Hukuk Dairesi 2023/5243 E. , 2023/6516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1151 E., 2023/1846 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/227 E., 2020/143 K. Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 27353 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen ... binasında kat maliki olduklarını, davalı şirketin 2002 yılından beri otel işletmeciliği yaptığını ve binanın ortak alanını işgal ettiğini, işlettiği otelin müştemilatı haline getirdiğini, davalının ortak alanı kötüniyetli işgal edip fiilen kullandığını belirterek bu sebeplerle 762.000,00 TL ecrimisilden kat maliki olan olarak hisselerine düşen kısımdan şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmişlerdir. 2. Davacılar vekili birleştirilen Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/93 Esas numaralı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde, yönetim kurulunun 22.12.2008 tarihinde kat malikleri kurulu toplantısında değiştiğini, önceki yönetici olan davalı ile aynı holding bünyesindeki .... Tur. AŞ'nin yöneticilerinin, denetçilerinin ve hesaplarının ibra edilmediğini, tapuda ..., ... Mah. 27353 ada 10 parselin üzerinde inşa edilen yapı grubunun birisi klinik, birisi iş merkezi ve birisi de 4 bodrum, zemin ve 25 kattan oluşan ... binası olduğunu, mimari projesine aykırı olarak binanın ortak yerlerinin işgal edildiğini, kendi menfaatlerince yapılaşmalar ile ayrı bağımsız bölümler ürettiklerini ve gerek fiilen kullanarak yararlanıldığını ya da kiraya vererek gelir elde ettiklerini belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı .... Müt. A.Ş. vekili asıl ve birleştirilen davalarda cevap dilekçeleri ile davacı yönetimin asıl ve birleştirilen davayı ikame yetkisi bulunmadığını, kat malikleri kurulunca yönetime verildiği belirtilen dava açma yetkisinin, kat malikleri kurul kararının iptal edilmesi ve kararın kesinleşmesi ile ortadan kalktığını, davacının işbu davada dava açma yetkisi taraf ehliyeti bulunmadığından asıl ve birleşen davaların reddi gerektiğini, davacılar tapulu alanlarında ve ortak alanlarda kullanım haklarını engellediğinden, davacı yönetim aleyhine açılan Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/870 Esas sayılı davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 30.01.2020 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı, dosyanın HMK 150/1 inci maddesi gereğince yasal süresi içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, verilen tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde taraflarca davanın yenilenmediği, takipsiz bırakılıp süresinde yenilenmeyen asıl ve birleştirilen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili; asıl ve birleştirilen dava yönünden verilen açılmamış sayılması kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada vekil olarak bulunan Av. ... 'nin azledildiğini, ardından başka bir avukat vekil sıfatı ile temsil edildiğini, dosyaya dahil olan diğer avukatın yargılama devam ederken vekillikten çekildiği, çekilme beyanı müvekkillerine tebliğ edilmediğinden müvekkillerinin davanın avukat tarafından takip edilmediğine ilişkin bilgisi olmadığını, tüm bu süreci davanın açılmamış sayılmasına dair gerekçeli kararın tebliği ile öğrendiklerini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği, toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe, yukarıda açıklanan emredici kanun hükümleri ve istinaf talebi kapsamında yapılan değerlendirmede, delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmadığı, dava ve birleşen dava davacılarının Av. ...'a vekalet verdikleri, bu vekilin de Av. ... 'ya yetki vermesi ile Av. ... tarafından eldeki davaların açıldığı, ancak gerekçeli karardan sonra Avukat ... 'nın, 13.07.2020 tarihli dilekçe ile azledildiğini bildirdiği, bu beyandan önce dosyaya sunulan bir azilname veya çekilme dilekçesinin bulunmadığı, asıl ve birleşen dosya davacıları adına Av. ... 'nın 23.02.2017 tarihine kadar duruşmalara katıldığı, sonraki iki celseye mazeret sunulduğu, 29.05.2018 tarihli celseye davacılar adına Av. ...'ın katıldığı, takip eden celseden davacılar vekilinin bu şekilde haberdar olduğu, sonraki 01.11.2018 tarihli celseye ise istinaf ve temyiz taleplerinde bulunan Av. ...'ın katıldığı ve bir sonraki celsenin de bu vekile bildirildiği, sonraki 07.05.2019 tarihli celseye dosyada vekaletnamesi veya yetki belgesi bulunmayan Av. ...'nın katıldığı, bu avukatın davacılar adına davaları takip yetkisi bulunmadığına göre bu celsede davacıların geçerli bir mazeret bildirmeksizin davalarını takipsiz bırakmış oldukları, takip eden 30.01.2020 tarihli celseye ise asıl ve birleşen dava davacıları ile vekillerinin yine mazeret bildirmeksizin katılmadıkları ve davalı vekilinin de davayı takip etmek istemediklerini beyan ettiği, bu beyan üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırılması kararından sonra yasal 3 aylık süre içerisinde davacılar tarafından davaların yenilenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 inci maddesinde aranan koşulların gerçekleştiği belirtilerek, asıl ve birleştirilen dosya davacılarının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, istinaf başvurusunda ileri sürmüş olduğu gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 150 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.