7. Hukuk Dairesi 2026/558 E. , 2026/888 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1999/470 E., 2004/768 K. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı…
7. Hukuk Dairesi 2026/558 E. , 2026/888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1999/470 E., 2004/768 K. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının evli olduğunu, uzun yıllar ......’da yaşadıklarını, davalının davacının kazancının da eklendiği gelir ile 3 70... parselde kain 19, 21... numaralı bağımsız bölümleri, 2 62... parselde kain 12 numaralı dükkanı, 2 62... parselde kain 1. katta bulanan daireyi satın aldığını, davalının çeşitli nedenleri gerekçe göstererek dava konusu bu taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, davacının ise davalıya güvendiği ve tapuları sonradan devredeceğine inandırıldığı için üzerinde durmadığını, ancak tarafların boşanma aşamasında olduklarını, taşınmaz bedellerini davacının Almanya’da bankalardan çektiği kredilerle ve kazancı ile kendi hesabından ödediğini, davalının işsiz olduğunu ileri sürerek, taşınmazlardaki ½ payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de olmadığı takdirde davacıya teslim ettiği 129.146,00 Alman markının iadesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kendi kazancı ve tasarrufları ile taşınmazları edindiğini, davacının parasını ödediği taşınmazların hâli hazırda kendisi adına tescilli olduğunu, taraflar arasında mal ayrılığı sisteminin uygulandığını, nitekim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun da bu rejimi benimsediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 48.361.000 Alman markının dava tarihi olan 26.8.1999 tarihinden 12.2.2001 tarihine kadar %5.75 faiz oranı, 12.2.2001 tarihinden itibaren de %3.75 faiz oranıyla davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir. IV.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Mahkeme kararının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 39/1 hükmü ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 156/2 hükmü uyarınca ilâmın zamanaşımına uğradığını, aynı zamanda hak düşürücü sürenin de geçtiğini, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğini, b. Tarafların soyadlarının hükümde yanlış yazıldığını, c. Bedele ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacının kendi kazancı ile kendi adına kayıtlı taşınmazlar satın aldığını, iktisap tarihi itibariyle mal ayrılığı rejiminin yürürlükte olduğunu, eşlerin kendi adlarına kayıtlı taşınmazların maliki olduğunu, d. Tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme yapıldığını, hükmedilen faizin de hatalı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir. 2.Davacı vekili temyize cevap ve temyiz dilekçesinde: a. Dava tapu iptali ve tescil talepli olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının isabetli olmadığını, taşınmazın aynına ilişkin olduğundan kesinleşmeden itibaren 10 yıl geçtikten sonra zamanaşıma uğrayacağını, oysa ki somut olayda kesinleşme yapılmadığını, b. Davanın tapu iptali ve tescil talepli olarak açılıp devam eden süreçte terditli olarak alacak talebinin de eklendiğini, ancak Mahkemece tapu iptali ve tescil talebi hakkında hüküm kurulmadığını, taşınmazların tamamının davacının kazanç ve gelirleri ile ödendiği hususunu çekilen kredi evrakları, ödeme dekontları ve tanık beyanları ile ispatladıklarını, tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın kanıtlandığını, c. Katkı payı olarak da davalıya 129.146,00 Alman markı ödendiğinin kanıtlandığını, ancak Mahkemece çok daha azına hükmedildiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil ile terdiden alacak istemine ilişkindir. Anayasa'nın 141/3 maddesinde, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm ile gerekçenin önemi Anayasa düzeyinde vurgulanmış olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bir mahkeme kararında; tarafların iddia ve savunmalarının özetlerinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Somut olayda; davacı vekili tarafların evli olduğu dönemde davacının kazancı ile alınan ancak davalı adına tescil edilen taşınmazlar hakkında ½ payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, 04.10.2000 havale tarihli dilekçesi ile de tapu iptali ve tescil talebi kabul edilmediği takdirde 129.146,00 Alman markının ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın tazminat talebi yönünden kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş, asıl talep olan tapu iptali ve tescil istemi yönünden ise hüküm kısmında herhangi bir karar tesis edilmemiştir. Oysa ki kararın gerekçesi incelendiğinde, tapu iptali ve tescil talebinin ret nedeninin açıklandığı görülmüştür. Mahkemece kararın gerekçe kısmında tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına karşın, hüküm fıkrasında buna yönelik bir karar kurulmayarak hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmış olması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.