12. Hukuk Dairesi 2022/10535 E. , 2023/3159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki dönem için mehil nedeniyle takibin taliki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ba
**12. Hukuk Dairesi 2022/10535 E. , 2023/3159 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki dönem için mehil nedeniyle takibin taliki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin ortağı olduğu Dekoral Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'nin borcuna müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesine dayanarak aleyhinde icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin davalı bankanın dahil olduğu 12 banka ile akdettiği 11.06.2020 tarihli "Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi" doğrultusunda şirkete borçların ödenmesi için 10 yıl mühlet verildiğini, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi yeni bir borç olup, bu nedenle müvekkilinin icra takibine konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlarının sona erdiğini, işbu sözleşmede müteselsil kefil olarak yalnızca şirket yönetim kurulu başkanı dava dışı .......,'ün belirtildiğini ve sözleşmenin yalnızca onun imzasını taşıdığı beyanla icra takibinin Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin başlangıç tarihi itibariyle 10 yıllık mühlet boyunca teminatsız olarak İİK’nın 71. maddesi gereği ertelenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının, İİK'nın 71. maddesinde açıkça belirtilmiş olan "kendisine mühlet verilen" kişilerden olmadığını, finansal yapılandırma ile mevcut borcun yenilenmiş ya da itfa edilmiş olmayacağını, yapılandırma sözleşmesi incelendiğinde, "kredi borçlusu ve müteselsil kefilin yukarıda belirtilen kredi sözleşmelerinden doğan borçlarının hiçbir şekilde ertelendiği, yenilendiği ve borçların nakledildiği anlamına gelmemektedir" şeklinde belirtildiğini, davacı borçlu, kredi sözleşmelerini 'müteselsil kefil' sıfatıyla imzalamış olup, müvekkili alacaklının asıl borçluya bağlı olmaksızın kefili takip imkanı doğduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda tarafların kabulünde olduğu üzere davacının Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin tarafı olmadığı, bu nedenle davacının İİK'nın 71. maddesinde belirtilen düzenlemeden yararlanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dava dilekçesinde belirtilen hususların irdelenmediğini, iddialarının hangi hususa dayanılarak kabul görmediğinin gerekçeden anlaşılamadığını, dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin TBK'nın 133-134. maddeleri uyarınca borcun yenilenmesi anlamına geldiğini, asıl borçlu ile alacaklı arasında akdedilmiş finansal yeniden yapılandırma sözleşmesiyle borçların ödenmesi için vade günleri tayin edilmişken müvekkili aleyhine icra takibine devam olunmasının kefalet sözleşmelerinin feriliği ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; ibraz edilen ve tarafların kabulünde olan 11.06.2020 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin dava ve takip dışı kredi borçlusu ....., Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. ile davalı alacaklı bankanın da yer aldığı bir kısım bankalar arasında yapıldığı ve .....,Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'nın davalı alacaklı bankadan kullandığı kredilerin ödenmesi için 10 yıl mühlet verildiği ve bir ödeme planının oluşturulduğu, sözleşmede davacı-borçlunun taraf olmadığı, bu durumda dava ve takip dışı kredi borçlusuna verilen mühlet ve ödeme planından davacı-borçlunun yararlanamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı kredi borçlusu ile davalı alacaklı arasında 11.06.2020 tarihinde imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi nedeniyle İİK'nın 71. maddesi gereğince takibin taliki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK'nın 71. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.