11. Hukuk Dairesi 2014/8371 E. , 2015/5201 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/478-2013/942 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ve davalı şirket vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğu…
**11. Hukuk Dairesi 2014/8371 E. , 2015/5201 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/478-2013/942 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ve davalı şirket vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 06.07.2010 tarih 22 O 86/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, dava konusu yabancı mahkeme kararının müvekkiline önce adi posta yoluyla tebliğ edildiğini, daha sonra davacı vekilinin talebi üzerine bakanlık aracılığı ile 09.06.2011 tarihinde tebliğinden sonra yabancı mahkeme nezdinde yaptıkları temyiz başvurusunun kararın adi posta yoluyla tebliğ edildiği ve temyiz süresinin geçtiği, 09.06.2011 tarihinde yapılan tebligatın müvekkile yeni bir temyiz hakkı bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini, Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yollardan yapılacağının kararlaştırıldığını, bu yolla yapılmayan bir tebligat geçersiz olduğundan ortada kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı bulunmadığını, müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının yargılama sürecinde dava dilekçesinin diplomatik yolla davalılara tebliğ edildiği, ilamın da yine aynı yolla davalılara tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine karar verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, Türk Mahkemelerince bu konuda verilmiş aksi yöndeki kararlarla oluşan çelişkiye davalının kendi davranışıyla sebebiyet verdiği, tenfizi istenen ilamın Türk kamu düzenini açıkça aykırı olmadığı, masraf tespit kararının da davalı şirketin ...’daki vekiline 10/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğin 1965 tarihli uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olmadığı, diplomatik yolla tebliği gerektiren bir durum olmadığından masraf tespit kararının da tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, gıyabi kararın ve masraf kararının tenfizine karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.