11. Hukuk Dairesi 2011/11787 E. , 2012/18306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2008/428-2011/306 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalılar vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek
**11. Hukuk Dairesi 2011/11787 E. , 2012/18306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2008/428-2011/306 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalılar vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan ....’un müvekkil şirketin yönetim kurulu başkanı ve şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kişi iken şirket ortakları arasında meydana gelen gruplaşma sonucu 21.11.2006 tarihinde şirketteki paylarını kardeşi ve aynı zamanda müvekkili şirket hissedarı olan ... ve arkadaşlarına devir ve temlik ederek, müvekkili şirketten tamamen ayrıldığını, ancak davalının şirketten ayrılacağı tarihten 5 gün önce düzenlediği 15.11.2006 tarihli vekaletname ile davalılar ...ve Murat Yıldırım’ın da aralarında olduğu üç kişiyi müvekkil Öztop A.Ş. adına banka hesaplarından dilediği zaman ve dilediği miktarda para çekmek, çek tanzim etmek, ahzu kabz gibi önemli yetkiler vererek vekil olarak tayin ettiğini, Remzi Öztop’un aynı zamanda diğer davalı ... San. Tic. Ltd Şti’nin de hissedarı ve bu şirketi münferit imza ile temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğunu, sözkonusu vekaletnamenin düzenlenmesindeki amacın Be-Ma Ltd. Şti’nin müvekkil şirkete olan yaklaşık 2.500.000,00 TL civarındaki borcunu fiktif işlemlerle sıfırlamaya yönelik olduğunu, davalıların bu amacı gerçekleştirmek üzere hep birlikte hareket etmesi sonucu müvekkili şirketin banka hesabına davalı şirket tarafından yatırılmış gibi görünen paraların anılan vekaletname kullanılarak aynı gün şirket hesabından çekildiğini, birkaç gün boyunca tekrarlanan bu işlemler sonucu müvekkil şirketin yaklaşık 2.500.000,00 TL alacağının sıfırlandığı gibi kağıt üzerinde davalı şirkete borçlu hale getirildiğini, davalıların müvekkili şirkete verdikleri zarardan dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu 2.064.085,00 TL şirket alacağının davalılardan Murat Yıldırım’dan 380.000,00 TL’lik kısmının, diğer davalılardan ise tamamının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir . Davalılar vekili, davaya konu banka işlemlerinin fiktif olmadığını, müvekkili Remzi Öztop’un davacı şirket yönetimi ve genel kurulu tarafından ibra edildiğini, davaya konu edilen işlemlerin o dönemde müvekkili Remzi Öztop’un sahip olduğu yetkiye istinaden verdiği vekalete dayalı olarak yapılması nedeniyle usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş; yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu borcun da gerçek bir borç olmayıp, fiktif olduğu belirtilerek savunma ıslah edilmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ıslah yoluyla verdiği savunmasında geçen 2003-2006 yılları arasındaki tüm mahsuplaşma ve parasal işlemlerin fiktif yapıldığı yolundaki savunmasının bir anlamda davalının kendisinin taraf olduğu muvazaa işleminin ikrarı mahiyetinde kabul edilmesi halinde muvazaanın tarafı olanın bu iddiayı ileri süremeyeceği gerekçesiyle 2.064.085,00 TL davacı alacağının 380.000,00 TL'lik kısmının tüm davalılardan, bakiye kısmının ise davalılar Remzi Öztop, Be-Ma Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Talip Sönmez'den müştereken ve müteselsilen faiziyle birlikte tahsiline, karar şekline göre ve ıslah talebi de gözetilerek sair terditli talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı şirkete ait alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davacının davalı şirketten ve gerçek kişilerden alacaklı olduğuna karar verilmiştir. Davalı taraf, yargılama sırasında ıslah ettikleri savunmalarında davaya konu borcun gerçek bir borç olmayıp, fiktif bir borç olduğunu belirtmiştir. Davacı şirket ortaklarının 21.11.2006 tarihli hisse devir sözleşmesine kadar davalı ...’nin de aralarında bulunduğu kardeşlerden oluştuğu, anılan tarihte yapılan hisse devir sözleşmesi sonucu davalı ...’nin de aralarında bulunduğu bir kısım ortakların davacı şirketten ayrıldıkları, hisseleri kardeşleri ... ve başkalarına devrettikleri, hisse devir sözleşmesi ile aynı tarihte davacı şirket ortakları olan kardeşlerin bir araya gelerek 21.11.2006 tarihli ibraname düzenledikleri anlaşılmıştır. Yargılama sırasında davalıların dayandığı, davacının da varlığını ve içeriğini kabul ettiği, davacı şirketin tüm ortakları tarafından imzalanmış olan ve davacı tarafından da sahteliği ileri sürülmemiş bulunan 21.11.2006 tarihli “İBRANAMEDİR” başlıklı belgede Öztop A.Ş’nin Be-Ma’ya borçlu olduğu açıkça kabul edilmiştir. Bu durumda, davacı şirketin 21.11.2006 tarihinden önce Be-Ma’dan olan bir alacağının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Davacı şirketin aynı zamanda kardeş olan ortaklarının 21.11.2006 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi sonucu ... dışındaki ortakların hisselerini devrederek davacı şirketten ayrıldıkları, hisselerini devreden ortaklar ile devralan ...’in bir araya gelerek hisse devir sözleşmesine istinaden anılan ibranameyi düzenlemiş oldukları ve bu ibranamede Be-Ma’nın borcunun olmadığının aynı tarihte düzenlenen kasa teslim tutanağına ve bu tutanakta belirtilen kasa değerine dayalı olarak belirtilmiş bulunmasına göre, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davalı ...’nın davacıya karşı gerçek bir borcunun olduğu yönündeki davacı iddiasının geçerli olmadığı, taraflar ve taraf şirketlerin ortakları arasındaki ilişki, yapılan ibraname değerlendirildiğinde davacının davalıdan alacaklı olmadığı, davalı şirketin borcun fiktif olduğuna yönelik savunmasının yerinde olduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.