11. Hukuk Dairesi 2023/3523 E. , 2024/5157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1229 Esas,2023/695 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/410 E., 2020/436 K. Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi
**11. Hukuk Dairesi 2023/3523 E. , 2024/5157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1229 Esas,2023/695 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/410 E., 2020/436 K. Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından "..." ibareli işaretin 9. 35. 38. 41. ve 42. sınıflarda tescili amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) 2018/29170 sayı ile marka tescil başvurusu yapıldığını, müvekkili adına yapılan başvurunun 9. sınıfta davalı ... adına tescilli 2001/06807 tescil numaralı "... d +şekil" ibareli marka ile benzerlik nedeniyle TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, yaptıkları araştırmada davalının 2001/06807 tescil numaralı "... d +şekil" ibareli markasını 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümleri kapsamında markasal olarak kullandığına dair bir delile ulaşamadıklarını, davalının marka tescilinin iptalinde kamu yararının olduğunu ileri sürerek, davalının 2001/06807 tescil nolu "... d +şekil" ibareli markasının tescil edildiği tüm emtialar için iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olan "... d +şekil" ibareli markanın müvekkilinin aile şirketleri olan ... Elektronik ... Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi adına 2001/06807 tescil numarası ile 31.05.2002 tarihinde tescil edildiğini ve 2001 tarihinden günümüze kadar müvekkilinin tüm aile şirket kuruluşlarında ara vermeksizin ticaretini yaptıkları her üründe kullanıldığını, davacının iddia ettiği şekilde kullanımına 5 yıl boyunca ara verilmesi durumunun söz konusu olmadığını, yaklaşık 20 yıllık geçmişi olan ve hala kullanılmakta olan dava konusu markanın hükümsüzleştirilmeyi çalışılmasının hukuka aykırı ve mesnetsiz bir davranış olduğunu, davacının müvekkilinin markasına benzer bir markayı tescil ettirmiş olmasının 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, markanın ticaretin olmazsa olmazı olduğunu ve müşterilere tanıtım ve güven teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, TÜRKPATENT nezdinde davalı adına 2001/06807 no ile tescilli "....." ibareli markanın iptaline, sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka olan “... d +şekil”, müvekkilinin aile şirketleri tarafından 2001 tarihinden günümüze kadar kullanıldığını, “... d +şekil” markası müvekkilin aile şirketleri tarafından ticaretini yaptıkları her üründe kullanıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi kullanımına 5 yıl boyunca ara verilmesi durumu söz konusu olmadığını, buna ek olarak dava konusu markanın kullanım hakkının, lisans sözleşmesi ile devralınmış olup; -aile içerisinde bir devir söz konusu olduğu için- sözleşmenin sicile kayıtlı olmamasının, sözleşmeyi geçersiz kılmadığını, bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, müvekkiline ait olan işbu marka aile şirketlerinde çeşitli mal ve emtiaların ithalat, ihracat ve ticaretinde 20 yılı aşkın bir süredir kullanıldığını, "ciddi kullanım" ibaresinin fatura vb. belgelerin varlığıyla ispatla sınırlandırılmadığını, bilirkişilerce yapılan inceleme son 5 yıl içinde kesilen faturaların sayısı ciddi ve kesintisiz kullanım olup olmadığını tek başına ispatlayacak nitelikte olmadığını, İlk Derece Mahkemesine de sundukları üzere; her yıl fatura kesilmiş olmasının ve hala satışı gerçekleştirilmeyen davaya konu marka ibareli malların olması ciddi ve kesintisiz kullanıma delil teşkil ettiğini, davacının müvekkile karşı açmış olduğu davada, yaklaşık 20 yıllık geçmişi olan ve hala kullanılmakta olan dava konusu markanın hükümsüzleştirilmeye çalışılmasının hukuka aykırı ve mesnetsiz bir davranış olduğunu, ayrıca işbu dava yoluyla öğrendikleri üzere; davacı tarafın müvekkilinin markasına benzer bir markayı tescil ettirmiş olması 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilin 2001 yılından beri kullandığı ve kaybetmemek adına yaptığı tüm ticaretlerde kullandığını, kararın mağduriyet yaratacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanması gerektiği, davalı tarafça delil olarak sunulan 2017 yılına ait 4 adet faturanın dava dışı ... TEKNİK HIRDAVAT SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'ye ait olduğu, faturanın antet kısmında "... şekil" ibaresinin kullanıldığı ancak fatura içeriklerinin hangi emtiaya ilişkin olduğunun belirli olmadığı, bilirkişi tarafından da emtia tespiti yapılamadığı, faturalardan sadece 4 adedinde mal cinsinin "... TAŞ" olarak yazılı olduğu, diğerlerinde ise ürün cinsinin "taş" "elmas uç" "torna kalemi" şeklinde yazılı olduğu, yine dava dışı ... Ticaret...'a ait ... ... yazılı 18.08.2012 tarihli gümrük beyannamesi, ... TEKNİK FAZLI TEPE ... ... yazılı 21 mayıs 2015 tarihli Invoice başlıklı yabancı içerikli belge sureti sunulmuş ise de; bu kişiler yönünden lisans sözleşmesi yahut başkaca delil sunulmadığı, davalının süreden sonra sunduğu ... ...LTD. ŞTİ. ile yapılan lisans sözleşmesinin adi yazılı olup, tek başına ciddi kullanım için yeterli olmadığı gibi TPMK nezdinde tescilli olmadığı, sunulan faturaların dava konusu markanın tescilli olduğu 9 nolu emtia sınıfına ilişkin olduğunu ispatlayacak nitelikte olmadığı dikkate alındığında ciddi kullanımın gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya ait markanın tescilden sonra ciddi kullanımının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi