Hukuk Genel Kurulu 2016/2368 E. , 2019/878 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaman İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27/11/2014 tarihli ve 2014/205 E., 2014/659 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/2332 E., 2016/9118 K. sayılı kararı ile; “…Davacı vekili, davanın belirsiz alacak …
**Hukuk Genel Kurulu 2016/2368 E. , 2019/878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaman İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27/11/2014 tarihli ve 2014/205 E., 2014/659 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/2332 E., 2016/9118 K. sayılı kararı ile; “…Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek, müvekkilinin Sağlık Bakanlığına bağlı Karaman Devlet Hastanesinde 01.01.2005 tarihinden emekli olduğu 30.10.2013 tarihine kadar devamlı çalıştığını, emekli olması sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın davacı ile şirketler arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklandığını, idarenin asıl işveren konumunda olmadığını, davacının en son No-Med Medikal Sağ. Hizm. Taah. Yat. Tic. Ltd. Şti.'nin işçisi olarak çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasındadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." Hükümet tasarısında yer almayan bu madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu tarafından, esasen baştan miktar veya değeri tam tespit edilemeyen bir alacakla ilgili hak arama durumunda olan kişinin, hukuk sisteminde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilerek hak arama özgürlüğü çerçevesinde mümkün olduğunca en geniş şekilde korunmasının sağlanması gerekçesi üzerinde durularak ihdas edilmiş ve nihayetinde kanunlaşmıştır.