T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/853 Esas KARAR NO: 2026/406 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/483 Esas- 2025/184 Karar TARİH: 27/03/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/853 Esas KARAR NO: 2026/406 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/483 Esas- 2025/184 Karar TARİH: 27/03/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının tekstil emtiası ihracat ve ithalat ticaretiyle iştigal ettiğini, davalı şirketin de ticari faaliyetini faal olarak sürdürdüğünü, taraflar arasında tekstil ürünleri ve kumaş alım satımına dayalı cari hesap ilişkisi olduğunu, davalının müvekkili firmaya olan borç bakiyesini ödemekten imtina etmesi nedeniyle, alacağın tahsili için.... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun icra takibine itirazında hiçbir geçerli sebep gösterilmediğini, ödeme iddiasında da bulunulmaksızın afaki şekilde borçları olmadığı ileri sürülerek alacağın tahsilinin engellendiğini beyanla davalının.... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyası alacağına vaki itirazının iptaliyle takibin asıl alacak miktarı 158.001,63 USD olmak üzere devamına, haksız itiraz sebebiyle karşı tarafın takip alacağının % 20’si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dosyaya sunduğu cari hesap ekstresinin güncel olmadığını, müvekkili şirketin iddia edilen tutarda bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya; 06.04.2023 tarihinde 240.000,00-TL, 10.04.2023 tarihinde 375.000,00-TL, 11.04.2023 tarihinde 1.800.000,00-TL, 05.05.2023 tarihinde 200.000,00-TL ve 08.05.2023 tarihinde 50.000,00-USD ödeme yapıldığını, davacının ihtiyati haciz talebine dayanak olarak gösterdiği faturaların müvekkili şirket tarafından iade edildiğini ve ihtiyati haciz başvurusundan önce iade faturaları düzenlendiğini, malı satın alan...tarafından müvekkili şirkete 29.06.2023 tarihinde "Kumaş Dokuma Hataları ve Lot Farklarına" ilişkin 34.426 USD tutarında reklamasyon faturası tanzim edildiğini, müvekkilinin de söz konusu malı ülkeye getiren davacı şirkete 29.06.2023 tarihli reklamasyon faturasını aynen yansıtmak suretiyle kesip gönderdiğini, 11.04.2023 tarihli faturaya karşılık müvekkilinin 03.06.2023 tarihli, 95.853,05 USD tutarlı iade faturası düzenlediğini, müvekkilinin fatura konusu ürünleri teslim almadığını, 05.05.2023 tarihli, 500.000,05-TL faturayı paylaştığını, müvekkilinin konusu faturaya karşılık 03.06.2023 tarihli 500.000,05-TL tutarlı iade faturası düzenlediğini, fatura konusu ürünleri teslim almadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerde mal tesliminin yapılmadığını ve bu nedenle faturaların iade edildiğinin belirtildiğini, davacı şirketin iade faturası tanzim ederek müvekkiline ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin ihtarname ile söz konusu faturaların kabul edilmediğini, fatura içeriklerinde yer alan mallara ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir mal teslimi yapılmadığını içerir ihtarnameyi davacı şirkete gönderdiğini, davacı şirket ile dava dışı .... Şirketi arasında organik bağ bulunduğunu, davacı şirketin kontrolü kendisinde bulunan diğer şirketi üzerinden borçlandığını, kendince uydurduğu mizansenle de kendine alacak bakiyesi çıkartarak hem gerçekte var olan alacaklılarından mal kaçırmakta hem de kendisine maddi menfaat sağlamak istediğini, bu nedenlerden dolayı; müvekkili şirketin davacıya yaptığı ödemelerin, davacıya yönelik düzenlediği iade faturalarının, gümrük merasiminin tamamlanmaması ile birlikte malların müvekkili şirkete teslim edilmediği hususunun, güncel cari hesap ilişkisinin, muavin defter kayıtları ile ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile de görüleceği üzere müvekkili şirketin davacıya iddia edilen gibi bir borcunun bulunmadığının açık olduğunu beyanla müvekkili hakkında açılan haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin olarak başlatılan icra takibine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu, davalı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıya yapılan ödemelerin her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın ödenmeyen kısma dayanak fatura konusu malların bir kısmının ayıplı olması, bir kısmının da teslim edilmemesi hususlarından kaynaklandığı, davacı tarafça davalıya satılan ve davalı tarafça teslim alındığı kabul edilen ürünlere ilişkin 29.03.2023 tarihli, ... numaralı, 109.817,75 USD tutarlı fatura ile 29.03.2023 tarihli, ...numaralı, 112.463,38 USD tutarlı faturaların düzenlendiği, söz konusu bu faturalara konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği ancak ürünlerin davalı tarafça dava dışı ...'e satış ve devri sonrası dava dışı...tarafından anılı faturalara konu ürünlerdeki dokuma hatası ve lot farkı nedeniyle ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle reklamasyon faturası düzenlenmesi üzerine davalı tarafça ürünlerin alındığı davacı şirkete ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle 29.06.2023 tarihli 34.426,00 TL bedelli reklamasyon faturasının düzenlendiği, dava dışı ...'den temin edilen anılı faturalara konu tekstil ürünlerinden alınan bir kısım numune üzerinde yapılan teknik inceleme sonrası ürünlerin ayıplı olduğu ve ayıbın basit fiziksel analiz ile tespit edilebilecekte nitelikte olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça 29.03.2023 tarihli, ... numaralı, 109.817,75 USD tutarlı fatura ile 29.03.2023 tarihli, ...numaralı, 112.463,38 USD tutarlı faturalara konu ürünlerin ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de teknik inceleme ile ürünlerdeki ayıpların açık ayıp niteliğinde olması nedeniyle davalı tarafça TTK 23/1-c maddesi gereği ayıp ihbarının 2 gün içinde davacı tarafa yapılması gerekirken davalı tarafça bu yönde bir ihbarda bulunulmayarak ayıplı ürünlere ilişkin 3 ay sonra 34.426,00 TL tutarlı reklamasyon faturasının düzenlendiği, bu nedenle süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmaması, ayrıca söz konusu faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olması ve süresinde faturaların iade edilmemesi nedeniyle reklamasyon faturasının yerinde olmadığı ve bu faturaya itibar edilemeyeceği, davacı tarafça davalı ile ticari ilişki kapsamında 11.04.2023 tarihli, ... numaralı, 95.853,05 USD tutarlı, 05.05.2023 tarihli, ... numaralı, 500.000,05 TL faturaların düzenlendiği, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda anılı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça bu faturalar yönünden ise ürünlerin teslim edilmediği ve iade faturası düzenlendiği savunmasında bulunduğu, anılı faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 11.04.2023 tarihli, ... numaralı, 95.853,05 USD tutarlı faturaya ilişkin 13.06.2023 tarihli iade faturası ve 05.05.2023 tarihli, ... numaralı, 500.000,05-TL faturaya ilişkin 03.06.2023 tarihli iade faturası düzenlenmiş ise de iade faturalarının 8 günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği gibi noter kanalıyla yapılan fatura iadesinin de 8 günlük yasal süre içerisinde yapılmadığı açık olup ayrıca teslimin olmadığı savunması yönünden ise her ne kadar bilirkişi heyetinde yer alan gümrükçü bilirkişi tarafından antrepo beyannamesi bulunmadığından bahisle teslimin gerçekleşmediği belirtilmiş ise de, taraflarca fatura konusu ürünlerin bulunduğu ...'ya sunulan 30.03.2023, 11.04.2023 ve 12.04.2023 tarihli beyannameler ile ürünlerin davacı tarafça devredildiği ve davalı tarafça da ürünlerin devralındığının ve hukuki sorumluluğun kendilerinde olduğunun kabulüne ilişkin beyan dilekçeleri ile Gümrük Yönetmeliği'nin 333. maddesi ile satış suretiyle ürünlerin devrinin mümkün olduğuna ilişkin düzenleme, ayrıca davacı tarafça sunulan uzman mütalaasında da devrin gerçekleştiği yönündeki tespitler kapsamında anılı faturalara konu ürünlerin davalı tarafa devir ve tesliminin gerçekleştiği, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı haciz tutanağında yer alan antrepo şirketi yetkilisi ...'nün; ürünlerin davalı ...'e ait olduğu yönündeki beyanlar ile de ürünlerin davalıya teslim edilmiş olduğu açık olup, davalı tarafça antrepo beyannamesi verilmesi işleminin tamamlayıcı merasim niteliğinde olduğu, bu nedenle beyanname verilmemesinin ürünlerin teslim edilmediği sonucunu doğurmayacağı, bu kapsamda anılı faturalara konu ürünlerin davalıya tesliminin gerçekleştiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, tüm bu açıklamalar kapsamında bilirkişi raporunda hesaplamanın eksik olduğu, bilirkişi kök raporu 18. sayfada yer alan dava konusu 29.03.2023 tarihli, ... numaralı, 109.817,75 USD tutarlı fatura ile 29.03.2023 tarihli, ...numaralı, 112.463,38 USD tutarlı faturalardan kaynaklı alacaklara ilişkin davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu sonrası anılı faturalardan kaynaklı tespit edilen davacı alacağı olan 36.467,22-$(USD) alacağa, davalıya teslim edildiği sabit görülen ürünlere ilişkin döviz cinsi olan 11.04.2023 tarihli, ... numaralı, 95.853,05-$(USD) tutarlı faturadan doğan alacağın eklenmesiyle davacının davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden doğan USD cinsi cari hesap alacağı miktarının 36.467,22-$+95.853,05-$=132.320,27-$(USD) olduğu, davacı tarafça 05.05.2023 tarihli, ... numaralı, 500.000,05-TL fatura cari hesaba fatura tarihindeki kur üzerinden döviz cinsi kaydedilmiş ise de faturanın TL cinsi olması nedeniyle alacağın TL cinsinden olduğu anlaşıldığından davacının ayrıca bu faturadan dolayı 500.000,05 TL miktarında davalıdan alacaklı olduğunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Mahkemece itirazları dikkate alınmaksızın bilirkişi raporunun aksine hüküm kurulduğu, dava ve takip konusu ... numaralı faturaya karşı davalı tarafça ayıplı ürün nedeniyle reklamasyon faturası düzenlendiği, söz konusu ürünün hammadde olduğu ve ancak üretim bandına girmesi ile ayıplı olup olmadığının anlaşılabileceği, dolayısıyla açık ayıp niteliğinde olmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına dair gerekçesinin haksız olduğu, takip ve dava konusu ... numaralı faturaya karşı iade faturası düzenlendiği, fatura konusu ürünlerin teslim alınmadığı, Gümrük Müdürlüğü tarafından devir işlemlerine yönelik merasimin tamamlanmadığı, gümrük beyannamesinin düzenlenmediği, malların davalıya teslim edilmediği, bu hususun bilirkişi kök ve ek raporlarında açıkça tespit edildiği, Mahkemece atanan bilirkişinin raporu yerine delil niteliği bulunmayan uzman görüşü nazara alınarak karar verilmesinin usule aykırı olduğu, davalı ile ilgisi olmayan ... adındaki kişinin beyanının teslim konusunda delil olarak kabul edilemeyeceği, takip ve dava konusu ... numaralı faturaya konu ürünlerin de davalıya teslim edilmediği, bu faturaya karşı da iade faturası düzenlendiği, davacının bu faturaya ilişkin herhangi bir irsaliye sunmadığı, gümrük beyanının da olmadığı, Mahkemece mal teslimi ispat edilmediği halde yalnızca faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi sebebiyle davanın kabul edildiği, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu, yine alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura ve bakiye hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacı tarafından davalı aleyhine 208.001,63 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava dilekçesi ile yalnızca 158.001,63 USD alacak yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, takibe dayanak olarak 4 faturanın gösterildiği, bu faturaların ..., ..., ... ve ... seri numaralı faturalar oldukları, faturaların kumaş ve tekstil ürünlerinin satışı sebebiyle düzenlendiği ve her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği ancak davalı tarafın; faturalar nedeniyle bir kısım ödeme yaptığı, ... numaralı faturaya konu ürünlerin ayıplı olması sebebiyle karşılık olarak reklamasyon faturası düzenlediği, ... ve ... numaralı faturalara konu ürünlerin ise kendisine teslim edilmediği, karşılık olarak iade faturaları düzenlediğini savunduğu, Mahkemece gümrük, mali müşavir ve tekstil bilirkişisinden oluşan heyetten alınan kök raporda; davalının ... numaralı fatura ile satın aldığı ve üçüncü kişiye sattığı, üçüncü kişi tarafından ise ayıplı oldukları iddiası ile davalı adına düzenlenen reklamasyon faturasına konu ürünlerin bir kısmı üzerinde yapılan inceleme neticesinde, ürünlerde açık ayıp olduğu, ... numaralı faturaya konu ürünlerin davalıya tesliminin tamamlanmadığı, davalı tarafından antrepo beyannamesinin düzenlenmediği, davalının faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği, ... numaralı fatura yönünden teslim evrakı bulunmadığı, davalının faturaya süresi içerisinde itiraz ettiğinin ve davalı tarafından yapılan ödemelerin tespit edildiği, bu rapora yapılan itirazlar üzerine alınan ek raporda da aynı tespitlere yer verildiği, Mahkemece ... numaralı fatura yönünden bilirkişi raporlarına itibar edildiği, ... ve ... numaralı faturalar yönünden ise raporların aksine davacının alacaklı olduğu kabul edilerek neticeten davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından takibe dayanak yapılan ...numaralı fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği ve bu fatura nedeniyle davacının alacaklı olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Yine ... numaralı fatura konusu ürünlerin de davalıya teslim edildiği sabit olup, davalı söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu ve düzenlediği reklamasyon faturası nedeniyle davacının alacağının bulunmadığını iddia etmiş ise de, Mahkemece alınan ve teknik bilirkişi tarafından ürünler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporlarda, ürünlerde kumaş kaynaklı düzgünsüzlükler, kumaş boyama işlemi kaynaklı abraj ve boya düzgünsüzlüklerinin bulunduğu ve söz konusu ayıpların basit fiziksel analiz ile tespit edilebileceği, yani açık ayıp niteliğinde olduklarının tespit edildiği ve davalının iddia ettiği şekilde ancak kumaşın üretime sokulması ile ayıpların ortaya çıkacağına dair bir tespite yer verilmediği, bu şekilde süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılmadığından Mahkemece söz konusu faturaya karşılık düzenlenen reklamasyon faturası nazara alınmaksızın davacının alacağının kabul edilmesinin isabetli olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Takip ve dava konusu ... numaralı fatura yönünden her ne kadar davalı taraf, fatura konusu ürünlerin kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de; fatura konusu ürünlerin ilk olarak davacı adına antrepoya geldiği, davacı adına beyanname ile tescil edildiği, ardından davacı tarafın antrepoya hitaben düzenlediği 11/04/2023 tarihli dilekçesi ile 366 kap 4122,98 kg olan ürünü Gümrük Yönetmeliği'nin 333. maddesi uyarınca davalıya devretmek istediğini, davalının da 12/04/2023 tarihli dilekçe ile aynı nitelikte ürünü devralmak istediğini bildirildiği, ardından bu ürünlere ilişkin olarak düzenlenen ... nolu fatura üzerine Antrepo tarafından devrin uygun olduğuna dair şerh düşülerek kaşe ve imza altına alındığı, yine ilgili Antrepo tarafından Mahkemeye verilen 28/11/023 tarihli cevapta; ürünlerin devir işleminin gerçekleştiğinin bildirildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davalı adına tescil edilmiş antrepo beyannamesi bulunmadığından teslimin gerçekleşmediği beyan edilmiş ise de, davalı tarafından antrepo beyannamesinin açılmamış olmasının ürünlerin davalıya teslim edilmediği anlamına gelmeyeceği, Gümrük Yönetmeliği'nin Antrepolardaki eşyanın başkasına devrini düzenleyen 333. maddesinde devir işleminin tamamlanması için bu şekilde bir şekil şartının aranmadığı, devralan tarafından beş günlük süre içerisinde beyanname verilmemesi halinde sürenin aşıldığı her gün için cezai işlem uygulanacağının kabul edildiği, bu itibarla söz konusu fatura konusu ürünlerin davalı adına antrepoda bulunduğu, davalının zilyetliğine devredildiği, beyanname verip vermeme hususunun davalının inisiyatifinde olduğu, sonuç olarak davacının fatura konusu ürünleri teslim ettiği ve alacağının bulunduğu açık olduğundan Mahkemece anılan fatura nedeniyle alacağa hükmedilmesi doğru olmuş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Son olarak ..... numaralı fatura yönünden de Mahkemece aynı gerekçe ile alacağın varlığı kabul edilmiş ise de; Mahkemenin kabulünü dayandırdığı ve taraflarca Antrepoya sunulan dilekçelerde bu fatura konusu ürünlerin bulunmadığı, 11/04/2023 ve 12/04/2023 tarihli dilekçelerin bir önceki ... nolu fatura ile ilgili olduğu, 30/03/2023 tarihli dilekçenin ise ... numaralı faturaya ilişkin olduğu, dolayısıyla bu faturaya konu ürünlerin antrepoda davacı tarafından davalıya devredildiğine dair bir delil bulunmadığı, başkaca bir teslim belgesinin de sunulmadığı, yine bilirkişi kök raporunda davalının bu faturaya süresi içerisinde itiraz ettiğinin tespit edildiği, kaldı ki davacının teslim olgusunu ispat edememiş olması karşısında davalının iade faturasını süresinden sonra düzenlemesinin bir öneminin bulunmadığı, süresi içerisinde faturaya itiraz edilmemiş olmasının fatura içeriği malların teslim edildiği anlamına gelmediği, yalnızca faturanın içeriğinin kabul edildiği anlamına geldiği, bu minvalde Mahkemece söz konusu fatura yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin dosya kapsamına aykırı ve isabetsiz olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüş, kabul edilen alacak her iki taraf için de muayyen ve itiraz haksız olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ise doğru olmuş, davacının reddedilen kısım yönünden alacağını ispat edememiş olması sebebiyle kötü niyetli kabul edilemeyeceği, dosya kapsamında takibin kötü niyetli olarak başlatıldığı ispat edilemediğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi ise haksız bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2025 tarihli, 2023/... Esas ve 2025/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın Kısmen Kabulü davalının.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına itirazının asıl alacak 132.320,27 USD yönünden iptaline, takibin 132.320,27 USD alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hüküm altına alınan alacağın (132.320,27 USD * takip tarihindeki kur 26.0894 TL= 3.452.156,45 TL) %20'si oranında hesaplanan 690.431,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 5-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 245.084,29 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 73.053,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 172.030,98 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 73.053,31 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı toplamı olan 73.323,16 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 7.519,25 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesap edilen 6.316,17 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 6.300,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.008,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğine hesaplanan 508.417,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 109.489,05 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davanın kabul ve ret durumuna göre 2.620,80 TL'sinin davalıdan 499,20 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 14-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 400,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 2.083,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 15-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.