T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1246 KARAR NO : 2026/87 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2022 NUMARASI : 2016/1285 Esas 2022/43 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) BAM KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 Davacılar vekili ve davalılar ... Ltd ve .... gemisi çıplak gemi kiracısı …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1246 KARAR NO : 2026/87 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2022 NUMARASI : 2016/1285 Esas 2022/43 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) BAM KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 Davacılar vekili ve davalılar ... Ltd ve .... gemisi çıplak gemi kiracısı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı .... AŞ ve .... Aş vekilinin 31.10.2016 harç tarihli dava dilekçesinde; sigorta şirketlerinin sigortalı ....AŞ'nin dava dışı satıcı .... isimli firmadan ithal ettiği CIF değeri 7.582.992,32 USD olan 36.749,987 mt damıtılmış kuru mısırı %50 er olmak üzere müşterek sigorta yaptıklarını ve nakliyat rizikolarına karşı sigortaladıklarını, bu davaya konu emtianın dava dışı.... AŞ ye ait aynı cins ve mahiyetteki 15.749,998 mt emtia ile birlikte toplam 52.499,982 mt olarak .. . isimli gemiye yüklendiğini ve sigortalıya ait 36.749,987 mt ürünün temsilen 08.10.2015 tarihli Aliağa veya Mersin yükleme konşimentosunun düzenlendiğini, davalılardan ... gemisinin donatını olduğunu, diğer davalı ... Ltd nin ise ...gemisinin (...) kiracısı olduğunu, konşimentoda taşıyan belirtilmediğinden TTK m.1238/3 gereğince donatanın taşıyan olması gerektiğini, ...Ltd nin TTK 1061/1 gereğince malik/donatan olduğunu, diğer davalı .... Ltd ise TTK m.1122 hükmü ile üçüncü kişilerin geminin işletilmesinden dolayı kiraya verene karşı yöneltecekleri ticari istemleri karşılamakla yükümlü olduğunu ve ayrıca TTK m.1061/2 gereğince gemi işletme müteahhit sıfatıyla üçüncü kişilere karşı donatan sayıldığını, her ikisinin de tahsilde tekerrür olmamak üzere taşımadan sorumlu oldukları, sigortalı .... AŞ'ye ait 36.749,987 mt eşyanın ya da yükün Aliağa limanında boşaltıldığını, boşaltmanın 05.11.2015 te başladığını 13.11.2015 te bittiğini, ... Sigorta Ekspertizlik Şirketinin, tahliye süresince ekspertizlik hizmeti yaptığını, geminin 1,3,4,5 ve 7 nolu ambarlarından boşaltılan eşyanın 20.000.000 kg kısmında kızışma nedeniyle hasar olduğunu, sigortalının 05.11.2015 tarihinde ... AŞ tarafından da 05.11.2015 ve 06.11.2015 tarihlerinde ayrı ayrı gemi kaptanı donatan ve acenteye yazılı ihbar yaptığını, sigorta ekspertiz şirketi ile ayrıca uluslararası gözetim şirketi olan .... AŞ nin aldığı numuneler de hasar tespitinin yapıldığını, ürünün 1.478.000 KG lık kısmının kullanılamaz durumda olduğunu ve bu nedenle sigortalının toplam zararının 175.280 USD ve her bir davacıya isabet eden zararının %50 (87.640 USD) olarak belirlendiğini, 1 nolu davacının sigortalıya 01.03.2016 tarihinde 2 nolu davacının 02.03.2016 tarihinde 87.640 ar USD ödediklerini ve her türlü talep ve dava hakkını temlik aldıklarını, TTK m.1472 gereğince kanuni TBK m.183 ve davamı gereğince de akdi talep olduklarını, geminin sorumluluk sigortacısı (...) sigortası olan ....' ın da ...isimli gemiye uygulanacak ihtiyati haczin uygulanmamasını teminen donatan ve/veya...' ın sorumlu olabileceği 1.500.000 USD nin yük alıcısının ve halefi yük sigortacılarının zararlarının ödeneceğini taahhüdünü içerir club garanti mektubunu 13.11.2015 tarihinde verdiğini, yükün konşimentoda Clean on Board (Temiz yüklenmiştir) ibaresiyle hasarsız olarak gemiye yüklendiğini, davalıların tahsilde tekerrüre uğramamak kaydıyla sorumluluğunun bulunduğunu, sorumluluğunun sınırının TTK m.1186 gereğince 1.478.000 kg x 2 SDR = 2.956.000 SDR yani 4.076.619 USD olduğunu, sigortalıya teslim edilen özet beyan ve ordino da ... Şti nin acente sıfatıyla aracılık ettiğini bu nedenle acenteye izafeten dava açıldığını belirterek toplam 175.280 USD tahsil ve tekerrüre uğramamak kaydıyla davalılardan 1 nolu davacı için 01.03.2016 , 2 nolu davacı için ise 02.03.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun madde 4/a gereğince işleyecek faizi ile 87.640 ar USD nin tahsili ile müvekkillerine ödenmesine ya da 259.984 TL nin 02.03.2016 tarihinden itibaren davalılardan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı (donatan) .... Ltd şirketine karşı tebligat yapılması için davacı tarafa mahkememizce 10.07.2017 tarihli ara karar ile bu davalının adresini bildirmesi ve masraf yatırması için kesin süre verildiği, davacının süresi içerisinde davalı .... Ltd 'in adresini bildirdiği ve fakat kendisine verilen süre içerisinde tebligat için gerekli çeviri masrafları ile 52,00-TL yurt dışı tebligat giderini Maliye Bakanlığı Muhasebe Müdürlüğüne yatırmadığı, ayrıca 10.10.2017 tarihli ara karar ile yeniden kendisine durumun bildirildiği, buna rağmen süresi içerisinde çeviri masrafları ile yurt dışı tebligat harcı giderlerini yatırmadığı, ayrıca 09.01.2018 tarihli dilekçesi ile de bu davalıya karşı açılan davayı TAKİP ETMEDİKLERİNİ belirttiği tespit edilmiş olmakla birlikte, bu davalı yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına ve açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı ....Ltd (....gemisi çıplak gemi kiracısı) vekilinin 18.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde; Dava konusu 52.499,982 metrik ton GDDGS yükün 36.749,987 metrik tonluk kısmının İzmir Aliağa, 15.749,995 metrik tonluk kısmının ise Mersin Limanına taşınmak için ABD den gemiye yüklendiği, 36.749,987 metrik ton yükün....A.Ş ye ait olup Aliağa da tahliye edildiği, yükün geminin 1,3,4,5,7 ambarlarında taşındığını, taşımayı yapan ...isimli geminin malikinin ... Ltd olduğunu, müvekkilinin ise çıplak gemi kiracısı olup taşımayı yaptığını, gemi malikine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, ... Şti nin sadece müvekkilinin acenteliğini yaptığını, gemi maliki ... Ltd nin acentesi olmadığını, zira bu malikin gemiyi çıplak halde müvekkiline verdiğini, geminin ticari ve teknik yönetiminin müvekkili olduğu, bu nedenle gemi maliki.... Ltd ne izafeten .... Şti ne husumet yöneltilemeyeceğini, konşimentoda tahkim şartının bulunduğunu, konşimentonun emre yazılı konşimento niteliği taşıdığını, konşimentonun 8. maddesinde uyuşmazlıkların New York’ta Tahkimde çözüleceği ve ABD hukukunun uygulanacağının yer aldığı, ayrıca aynı maddede uyuşmazlıkların Londra da tahkimde çözülmesi konusunda anlaşma olduğunu, Charter Party’den doğan uyuşmazlıklarda İngiliz Hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığını, davacının sigortalısının konşimentoyu ciro ile devir alıp taşıyana ibraz edilen yüklerin teslim aldığı yük gönderileni/alıcı olduğunu, Yargıtay’ın da konşimentoyu devir alanının bu tahkim şartıyla bağlı olduğunu kabul ettiğini, tarafların konşimentonun bu hükmüyle bağlı olduğunu, uyuşmazlıkların Londra da tahkim de görülmesi ve İngiliz Hukukunun uygulanması gerektiğini, 3 numaralı davalı ... ' ın sigortalı yük alıcısına teminat mektubu verdiği ve bu teminat mektubundan çıkan uyuşmazlıklarda İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de ....’ın müvekkilinin halefi, temsilcisi ve acentesi olmadığı, dolayısı ile İzmir Mahkemelerinin yetkisinin kabul eden yetki anlaşmasının müvekkilini bağlamadığı, uyuşmazlığın konşimentodan ve taşımadan kaynaklandığını, yapılan ödemenin ex gratia yani hatır ödemesi olduğunu, malların dağılıp saçılmasının, kızışmasının sigorta dışında kaldığını, (Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartlar m.6) .... Sigortanın bu zararı poliçe kapsamına almadığı, buna rağmen ödemenin hatır ödemesi olduğunu, davacı .... Sigorta yönünden de yükün bozulduğunun iddia edilmesi halinde meydana gelen zararın sigorta kapsamı dışında olduğunu, ayrıca yükün kendisine haiz özellikleri nedeniyle sigorta kuverter dışında kaldığını, davalı ... ın sorumluluk sigortacısı olarak TTK m.1478 e göre ... sigortacısı olup ... ın sorumlu olabilmesi için öncelikle gemi kiracısı yani müvekkilinin sorumlu olduğunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği hasardan sorumlu değilken bu davalıyla birlikte husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden de davacının sigortacısının emtiasında İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1307 Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, bu tespit ve alınan raporlarda emtiaların üretim aşamasında fazla ısıtılarak renk değişikliğine sebebiyet verildiğinin belirlendiğini, hasarın taşımadan kaynaklanmadığını, hasar nedeniyle ekspertiz incelemesinin....Firması vasıtasıyla ve davacıların sigortalısının katılımı ile tespit yapıldığını, yeminin yüklem tahliyesi sırasında ekspertiz doktor ... isimli uzmanında inceleme yaptığını ve incelemelerinde yükün gemiye yüksek nem ve rutubetle yüklendiğini, aynı zamanda yüksek yağ oranıyla taşıma sırasında kendiliğinden tepkimeye girebileceğini, ya da yüklenmeden önce bu tepkimenin başlayabileceğini belirttiğini, mahkemenin yaptırmış olduğu tespitte de aynı hususların belirlendiğini, Uluslararası Akreditasyona sahip ... mümessillik ve müşavirlik firmasının bu tespite katıldığını, sıcaklığı ölçen ısı kayıtlarına göre ambarlarda herhangi bir aşırı ısınmanın bulunmadığını, yükün içeriğinin, niceliğinin, vaziyetinin, durumunun bilinmediğine ilişkin olarak, konşimentoda "Shippers Weight Quality And Quantity Unknown" ibaresinin yer aldığı, gemi kaptanı tarafından bu ibarenin konşimentoya tercih edildiğini, davacının dosyaya sunduğu ekspertiz raporlarının herhangi bir bilimsel dayanağının bulunmadığını, yük üzerinde mantar oluşmaması için Fumigasyon yani ilaçlama işleminin yapıldığı ve ambar kapaklarının 23 gün kapalı kalması gerektiği, taşımanın ise 24 gün sürdüğü, bu nedenle kapakların açılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın görevsizlik, aktif husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Dava konusu emtianın sigortalı ... A.Ş’nin ABD’den satın aldığı dava dışı satıcı.... İsimli firmadan alınan CIF değeri 7.582.992,32 USD bedelli 36.748,978 metrik ton damıtılmış kuru mısır emtiasının zarar görmesi nedeniyle davalı donatan ( bu davalı yönünden dava takipsiz bırakılmıştır), taşıyan ve sigorta şirketine karşı açılan ve %50 sigorta bedeli karşılayan davacı sigortacıların açtığı zararın tazmine ilişkin bir dava olup yükün 08.10.2015 tarihinde Destrehan/Louisiana limanından yüklenerek 05.11.2015 tarihinde Aliaga limanında boşaltıldığı, boşaltma sonrasında survey raporu ve ... Uluslararası Gözetim şirketinin düzenlendiği rapor ve mahkememizce yapılan 2015/1307 d.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi incelemesiyle alınan raporlar ve derdest dosyada bilirkişiler tarafından yapılan incelemeler değerlendirildiğinde; ambarlarda yükün alt ve üst kısmında bir zarar bulunmadığı, orta kısmında ise kızışmadan doğan bir zararın bulunduğu üst kısmındaki yükün sıcaklığının 24 C tabandaki kızışmanın etkisiyle yük sıcaklığının 44.1 C – 48.5 C’lere çıktığı tespit edildiği bütün bu tespitlerde ve bilirkişiler tarafından incelemelerde yükün yüklenmeden önce kızışmaya ve renk değiştirmeye başladığı, bunun da sebebinin yükün/ürünün üretim aşamasında fazla ısıtılması nedeniyle ortaya çıktığı, bu konuda daha önce yapılan bilirkişi ve tespitler ile mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesiyle aynı sonuca ulaşıldığı belirlenmiştir. Yine yükleme sırasında sefer bilgisi isimli belgeye dayanarak yükün havalandırılmasının taşıyanı temsilen kaptan tarafından yapılmasının zorunlu olup olmadığını konusunda da yapılan incelemede yükün mümkün olduğunca havalandırılmasının tavsiye edildiği, ancak bunun taşımaya ilişkin bir zorunluluk teşkil etmediği, kaptanın somut olayın durumuna göre yükün zarar görmesini engelleyecek nitelikte ara sıra çürüme, kokuşma, filizlenme, ıslanma olmaması için yükü havalandırılmasının gerektiği yükün fumigasyon dönemi bitene kadar havalandırılmaması gerektiğini de yer aldığı ambar içindeki sıcaklığa göre havalandırılma yapılıp yapılmayacağı kaptanın karar vereceği aksinin yapılması halinde yani havalandırılmanın yanlış yapılması halinde nemin ambara girmesi durumunda yükün hasarlanabileceği ancak somut olayda yükün niteliği gereği yönetim aşamasında/ yüklemeden önce fazla ısıya tabi olması nedeniyle hasarın bu aşamada oluştuğu yükün kendiliğinden ısındığı havalandırma yapılsa dahi zararın oluşmasına engel olunamayacağının tespit edildiği kaptanın/ taşıyanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmekle TTK m. 1178 hükmüne göre yüke özen yükümlülüğüne ihlal etmediği, ayrıca davacı tarafından ileri sürülen TTK m. 1182/ f bendi uyarınca taşıyanın kusuru bulunmadığına ilişkin tespitinde bu sonucu da doğurduğu belirlenmiştir. Her ne kadar davacı taraf TTK m. 1239/1 f göre konşimentoda yükün ağırlık ve miktarı konusunda çekince konulması zorunlu olduğu ve çekince konulmadığı takdirde emtianın beyan edildiği gibi yüklendiğine dair karine oluştuğu ileri sürmüş ise de bilirkişi incelemesinde de yer aldığı üzere bu karinenin aksinin ispat edilebildiği, somut olayda da taşıyanın bunun aksini ispat ettiği emtiadaki hasarın cinse işarete, koli ve parça miktarına yönelik olmayıp 20.000.000 kg’lık kısımda kızışma nedeniyle oluşan hasara ilişkin olduğu bu nedenle davalı taşıyan ve sigortacı aleyhine doğan karinenin (TTK m. 1239/2 f.) aksinin TTK m. 1239/3 f göre ispat edilebileceği böylece temiz konşimento/ Clean On Board karinesinin çürütüldüğü belirlenmiştir. Somut olayda davalı ....’in Geminin .... olduğu geminin gemi adamlarıyla birlikte kiracının emrine verildiği ( TTK m. 1118/2. F ) sözleşmesine göre gemiyi kiraladığı, buna karşılık ... olması halinde dahil sorumluluğunda bir değişiklik olmadığı bu halde taşıyanın 3. Kişilere karşı donatan olarak ( TTK 1061/2. F) sorumluluğunun bulunduğu belirlenmiştir. Davacıların yapmış olduğu ödemelerin poliçeleri incelendiğinde kızışmadan doğan zararların sigorta kapsamında kaldığı ödemelerin ex gratia ( Hatır ödemesi ) niteliğinde bulunmadığı poliçedeki özel klozlar ile hasarın teminat altında alındığı belirlenmiştir. TTK m 1182/f hükmüne göre eşyanın kendisine özgü cins ve niteliğinde kaynaklanan zararlardan taşıyan ve adamlarının kusursuz olduğunun kabul edildiği, somut olayda da eşyanın bu niteliğinde kaynaklanan zararın ispatlanması gerektiği, ispatı davalının yaptığı buna göre ...., .... ve .... firmalarından alınan raporlara göre gemiye yüklenmeden önce yükte fazla ısı işlemden dolayı yükün gemiye ayıplı olarak yüklendiğinin tespit edildiği belirlenmiştir. Diğer davalı olan .... yönünden ise; TTK m. 1478’e göre zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya karşı talep ve dava hakkının bulunup bulunmadığı değerlendirildiğinde ise; Bu maddeye göre üçüncü kişinin uğradığı zarar kapsamında davalı .... sigortacısına karşı doğrudan başvuru hakkı bulunmaktadır. TTK m. 1473’e göre sigortacı sorumluluk sigortası ile sözleşmede aksine hüküm yoksa tazminat ödemekle yükümlüdür. Davalı ... şirketine doğrudan dava hakkının bulunduğu kabul edilmelidir. Ancak bu halde TTK m.1473’te yer alan hükme göre sigortacı ile sigortalı arasındaki düzenlenen sözleşme de üçüncü kişinin dava açamayacağının kabul edilmesi halinde TTK m.1478’de yer alan dava hakkının kaldırılması sonucunu doğurur ki Yasa koyucunun amacı bu değildir. Aksi halde Örn Bir sorumluluk sigortası olan bu sigorta da üçüncü kişinin sigorta sözleşmesinin taraflarınca anlaşması halinde dava açamayacağının kabulü ile bu hükme rağmen tarafların anlaşması halinde hiç bir üçüncü kişinin dava açamaması söz konusu olur. Oysa bu hüküm genel sigortalarda kabul edilmiş olup Karayolları Trafik Kanunundan doğan sigorta şirketine karşı açılan davalar buna emsaldir. TTK m.1478 madde gerekçesinde de bu durum belirtilmiştir. Bu nedenle bu davalıya karşı bekletici mesele yapılmaksızın davanın görülmesi ve sonuçlandırılması mümkündür. Bu davalı yönünden davaya devam edilmiştir. Bu nedenle davacının davasında davalı taşıyanın sorumluluğu bulunup bulunmadığı belirlenmiş olup, sigortacının da sorumluluğu bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davacının bu davalıya karşı doğrudan dava hakkı bulunmakla birlikte taşıyanın sorumluluğu tespit edilemediğinden davanın taşıyanın sigortacısı olan ...yönünden de reddi gerekmiştir," gerekçesi ile;0 "A-)Davalı .... isimli geminin donatanı ....Ltd hakkında açılan davanın davacı tarafça takip edilmemiş olduğundan HMK m. 150/5 gereğince açılmamış sayılmasına, B-)Diğer davalı .... isimli gemisi kiracısı/... olan ....Ltd yönünden ve .... sorumluluk sigortacısı ... yönünden taşınan yükün üretim aşamasında fazla ısıtılmasından kaynaklanan zarar oluştuğu ve bu zarardan taşıyanın ve sigortacısının sorumlu olmadığı belirlendiğinden TTK m. 1182/f gereğince ortaya çıkan zarardan davalıların kusur ve sorumluluğu bulunmadığı tespit edilmekle bu davalılar yönünden davanın reddine, "şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacılar vekili ile davalılardan Davalı ... Ltd ve.... gemisi çıplak gemi kiracısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu emtianın yükleme limanında yüksek nemli, rutubetli, rengi değişmiş ve kızışmaya başlamış şekilde gemiye yüklenmiş olabileceğine yönelik kanaatin tamamen varsayıma dayalı olup, dosyada bunu ispat edecek hiçbir somut delilin bulunmadığını, aksine, sigorta ekspertiz raporları ve sundukları uzman görüşünün, emtianın gemiden kaynaklı nedenle/taşıyanın yüke özen borcunu ihlali sebebiyle (havalandırmama) hasarlandığını somut gerekçelere, yükleme limanı analiz ve kalite sertifikalarına dayalı olarak ortaya koymuş durumda olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun hiçbir şekil ve surette sigorta ekspertiz raporları ile sundukları uzman görüşü’nün hangi nedenlerle hükme esas alınamayacağı hususunda doyurucu bir gerekçe ihtiva etmediğini, yerel mahkemenin böyle bir bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmasının kabul edilemeyeceğini, TTK m. 1237 f. 1 hükmünde, taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağının düzenlendiğini, yükün havalandırılmadığı hususundaki itirazlarının bilirkişiler tarafında; “gemi kaptanının, yükleyicinin yükün havalandırılması yolundaki tavsiyesine uyma yükümlülüğünün olmadığı ve bu tavsiyeye uymamasının bir sorumluluk doğurmayacağı” şeklinde soyut ifadelerle geçiştirildiğini, İlk Derece Mahkemesi, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ni 2015/1307 D.İş sayılı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporundaki “eşyanın yüklemeden önce aşırı ısıtıldığı” yolundaki görüşü esas alan bilirkişi heyeti raporunu esas alarak karar oluşturmuşsa da anılan delil tespiti raporundaki görüşün hiçbir analize dayanmamakta tamamen farazi bir tahmine dayalı olduğunu, davacı müvekkillerinin sigortalısının konişmento hamili olup, davaya konu emtiayı temsil eden konişmentoda temiz yüklendi kaydının mevcut olduğunu, konişmentoda eşyanın haricen belli olan durumu hakkında hiçbir çekincenin bulunmadığını, beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı .... Ltd ve.... gemisi çıplak gemi kiracısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararında avukatlık ücretinin yanlış tayin edildiğini, davada 2 ayrı davacının bulunduğuna göre herbir davacı için ayrı ayrı avukatlık ücretinin tayininin gerektiğini, davalıların da ayrı ve farklı şirketler olduğunu, davalı müvekkili gemi kiracısı ve işleteni ... Ltd. yönünden taşıyanın sorumluğunun bulunmaması sebebi ile Deniz Ticaret hukuku bakımından reddedilirken diğer müvekkili geminin sorumluluk sigortacısı ... yönünden ise sigorta hukuku bakımından sigorta sorumluluğunun bulunmaması sebebi ile farklı yönden reddolunduğunu, bu nedenle işbu davada 2 ayrı davacı bulunmakta iken ve birden fazla davalılar yönünden de davanın farklı nedenlerle reddolunmuş iken sanki dosyada tek bir davacı varmış gibi davalılar lehine tek bir avukatlık ücreti taktir edilmesinin hatalı olduğunu, işbu davada 2 ayrı davacı bulunduğuna göre her bir davacı yönünden ayrı ayrı iki avukatlık ücreti tayininin gerektiğini beyanla yerel mahkemenin istinaf konusu kararına vaki davacı istinaflarının reddi ile karara yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılması veya avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacaktan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. " Taşıyanın kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinelerinden yararlandığı hâller" başlıklı TTK'nın 1182. maddesi; " (1) Zararın aşağıdaki sebeplerden ileri gelmesi hâlinde taşıyan ve adamları, kusursuz sayılır: a) Denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları. b) Harp olayları, karışıklık ve ayaklanmalar, kamu düşmanlarının hareketleri, yetkili makamların emirleri veya karantina sınırlamaları. c) Mahkemelerin el koyma kararları. d) Grev, lokavt veya diğer çalışma engelleri. e) Yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri. f) Hacim veya tartı itibarıyla kendiliğinden eksilme veya eşyanın gizli ayıpları ya da eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliği. g) Ambalajın yetersizliği. h) İşaretlerin yetersizliği. (2) Birinci fıkradaki sebeplerin ortaya çıkmasına taşıyanın sorumlu olduğu bir olayın yol açtığı ispatlanırsa, taşıyan sorumluluktan kurtulamaz. (3) Zararın, durumun gereklerine göre birinci fıkrada yazılı sebeplerin birinden ileri gelmesi muhtemel ise, bu sebepten ortaya çıktığı varsayılır; ancak, aksi ispatlanabilir." şeklindedir. "Eşyanın genel olarak cinsini, işaretlerini, koli veya parça adedini, ağırlık ve miktarını ispat" başlıklı 1239. Maddesi ; " (1) Konişmento eşyanın genel olarak cinsi, işaretleri, koli veya parça adedi, ağırlık veya miktarı hakkında beyanları içerip de taşıyan, bu beyanların fiilen teslim alınan veya yükleme konişmentosu düzenlenmiş olması hâlinde, fiilen yüklenen eşyayı doğru ve tam olarak göstermediğini biliyor veya gösterdiğinden haklı sebeplerle şüphe ediyorsa yahut bu beyanları kontrol etmek için yeterli imkâna sahip değilse, konişmentoya bu beyanların gerçeğe uymadığını, şüphesini haklı gösteren sebepleri veya yeterli kontrol imkânının bulunmadığını açıklayan bir çekince koymak zorundadır. (2) Taşıyan, eşyanın haricen belli olan hâlini konişmentoda beyan etmeyi ihmal ederse, konişmentoda eşyanın haricen iyi hâlde olduğuna dair beyanda bulunulmuş sayılır. (3) Birinci fıkraya dayanarak konişmentoya hakkında çekince konulan beyanlar saklı kalmak üzere, konişmento, taşıyanın eşyayı konişmentoda beyan edildiği gibi teslim aldığına veya yükleme konişmentosu düzenlenmiş olduğu takdirde, yüklediğine karine oluşturur. Bu karinenin aksi, konişmentoyu, içerdiği eşya tanımına güvenerek, gönderilen de dâhil olmak üzere, iyiniyetle devralan üçüncü kişiye karşı ispatlanamaz; 1186 ncı maddenin dördüncü fıkrası saklıdır." 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. Maddesi " Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindedir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, konişmento "Clean On Board / Temiz Konişmento" olarak düzenlenmiş ise de konişmento üzerinde "Shippers Weight Quality And Quantity Unknown" ibaresinin de yer aldığı, bu klozla yükün ağırlık – kalite – miktarının bilinemediğinin belirtilmesine, zararın eşyanın kendisine özgü cins ve niteliğinden kaynaklandığının tespit edilmesine, taşıma konusu emtianın hasara uğramasında davalı tarafın sorumlu olduğunun ispatlanamamasına, davanın red sebebi her iki davalı yönünden aynı olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücreti belirlenmesinin isabetli olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin ve davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2022 tarih, 2016/1285 Esas ve 2022/43 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ve davalılar .... Ltd ve .... gemisi çıplk gemi kiracısı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)İstinaf kanun yoluna başvuran davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, b)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Ltd şirketinden alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı... gemisi çıplak gemi kiracısı şirketinden alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar ve davalılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın Dairemizce taraflara re'sen tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026