11. Hukuk Dairesi 2024/4358 E. , 2025/2801 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilini…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4358 E. , 2025/2801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt genelinde lahmacun ve kebap üzerine fast food restoran zincirleriyle bilinen tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/64567 sayılı “... ... 1974+ŞEKİL” ibareli markanın tescili için başvurduğunu, davalının bu markanın birebir aynısını daha önce de aynı emtialar açısından tescil ettirmeye çalıştığını, davacının itirazları üzerine reddedilen bu markanın tescili ve ilgili Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali talebiyle davalı gerçek kişi tarafından açılan davanın reddedildiğini, bu emsal kararlarla çelişen, huzurda dava konusu edilen ve müvekkilinin itirazlarının nihai olarak reddedildiği YİDK kararının haksız ve hukuk aykırı olduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içerdiğini, aynı/aynı tür emtialarda kullanılacaklarını, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, “...” ibaresi üzerinde davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2020-M-9153 sayılı kararının iptaline, 2019/64567 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın iki aylık yasal süresi içinde açılmadığını, hükümsüzlük talebi açısından ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının 1974 yılından bugüne babadan oğula intikal ederek gelen sucuk üretimine günümüzde “... ... Et Gıda Tarım Hayvancılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.” unvanı altında devam ettiğini, “...” ibaresinin müvekkilince resmi olarak 2003 yılından bu yana esas iştigal alanını oluşturan sucuk, salam, sosis emtialarında kullanıldığını, davalının “...” markalarının toplum nezdinde tanınmış markalar olduğunu ve önceki tarihli markalarından gelen kazanılmış hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin “Şekil+ ... ... ... ... 1794” ibareli marka başvurusu ile emtia benzerliği olan davacının 2004/37775 sayılı “Şekil+...” ibareli markası ile 2012/39498 sayılı “Şekil+ ... Alice Köfte” ibareli markası arasında görsel ve işitsel benzerlik oluşmakla beraber davalının yayına itiraz aşamasında karşı görüşünde bu markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 19. ve Yönetmeliğin 29. maddesine uygun şekilde kullanılmasının ispatını talep ettiği, davacının gerek marka işlem dosyasına, gerekse dava dosyasına sunduğu delillerin niteliği, niceliği ve dahi içeriğinin, davacının “...” ibaresini markasal hüviyette “sucuk” emtiasında, pazar ilişkilerini etkileyecek ölçüde ve iç pazarda yer elde edebilecek seviyede kullandığını ispatlayamadığı, davalının kullanmama def’inin yerinde görüldüğü, SMK’nın 6/1 hükmündeki iltibas değerlendirilmesine esas alınamayacağı, davacının “Şekil+ ... ... ... ... 1794” ibareli marka başvurusu hakkında SMK’nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, 6/6 hükmü anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak, 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddialarını kanıtlayamadığı, ancak benimsenen bilirkişi raporunda “Şekil+ ...” markasının başta et ürünleri ve lahmacunlar olmak üzere kebap türü ürünlerin tüketicilere servis edildiği restoronlar zincirinde davacı tarafından istikrarlı bir şekilde uzun yıllardır kullanıldığı ve tanıtıldığı, bu kullanımın davacının 45 adet franchisee şubesi tahtında Türkiye’nin önde gelen şehirlerinde gerçekleştiği, somut olayda da, davalının tescil ettirmek istediği markasının “...” esas unsuru itibariyle davacının tescilli “...” veya “...” esas unsurlu markalarına benzediği tespit edilmiş olmakla, davalının dava konusu markayı “kebap” emtiası ile çok yakın benzer “sucuk” emtiasında kullanması halinde, davacının restorancılık hizmet sektöründe, bilhassa da kebaplar ve lahmacunlar açısından bilinir hale gelmiş olan “...” markası sebebiyle, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karekterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olabileceği, davacının tanınmışlıkla ilgili iddiasının, dava konusu markanın tesciline tesciline/ hükmüne engel teşkil edebileceği, SMK’nın 6/5 ve 25/1 hükümlerinin koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-9153 sayılı kararının iptaline, 2019/64567 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet “...” ibareli markalarının kullanımını ispatlayamadığından SMK'nın 19 ve 25. maddeleri uyarınca YİDK iptali ve hükümsüzlük davası bakımından SMK'nın 6/1 hükmü bağlamında yapılacak iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacak ise de, bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, davacının “Şekil+ ...” markasının başta “et ürünleri ve lahmacunlar” olmak üzere kebap türü ürünlerin tüketicilere servis edildiği restoronlar zincirinde SMK'nın 6/5 hükmü anlamında tanındığı, dava konusu başvuru ile davacının tanınmış “...+ŞEKİL” ibareli markası arasında asli unsurları olan “...” ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, bu durumda davalının dava konusu “... ... 1974+ŞEKİL” ibareli markayı davacının tanınmış olduğu “kebap türü et ürünleri ve lahmacunlara yönelik yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile çok benzer olan “... sucuğu” emtiasında kullanması halinde, davacı aleyhine haksız bir yararın sağlanabileceği, davacı markasının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karekterinin zedelenebileceği, bu nedenle Mahkemece SMK'nın 6/5 hükmü uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı gerçek kişinin 2019/64567 sayılı “... ... 1974+ŞEKİL” ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının “...” ve “...” esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair YİDK kararının iptali ile 2019/64567 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.