T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1985 Esas KARAR NO : 2025/1900 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/343 Esas - 2025/320 Karar TARİH: 21/05/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1985 Esas KARAR NO : 2025/1900 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/343 Esas - 2025/320 Karar TARİH: 21/05/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigortalılarından ...'un ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle kurumca ödenen peşin sermaye değerli gelir, iş göremezlik ödemesi ve tedavi giderinin iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan işverenden rücusu talebiyle Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 2015/13 Esas sayılı davası açılmış ve dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde; kurum alacağının; 19.460.70 TL peşin sermaye değeri,1.239.67 TL geçici iş göremezlik ödemesi,3.431.12 TL hastane masrafı36,25 TL Yargılama gideri,2.895,80 TL Mahkeme vekalet ücreti olduğu tespit edildiğini, ilam doğrultusunda kurum alacağının tahsili amacıyla ; ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. hakkında Bursa 2. Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, ardından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yapılan yazışma ile şirketin 26/02/2013 tarihinde tasfiyesine karar verildiği 04/03/2013 tarihinde tescil ediliği anlaşıldığından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Hukuk Müşavirliği'nin 27/10/2023 tarih E-72044944-659-83186116 sayılı yazısı kapsamında verilen talimatlandırma üzerine, bu nedenlerden dolayı; ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. ihyası ve tüzel kişilik kazanmasına, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına, şirkete ilişkin ihya kararı ve atanan tasfiye memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na kaydına, şirkete ilişkin ihya kararının Vergi Dairesi'ne bildirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/05/2025 tarih ve 2025/343 Esas - 2025/320 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ve dava konusu şirket aleyhine açılan davalı şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı taraf Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 2015/13 Esas sayılı dosyasında verilen karar doğrultusunda alacaklarının tahsili amacı ile başlatılan icra takibi doğrultusunda şirketin 26/02/2013 tarihinde tasfiyesine karar verildiği 04/03/2013 tarihinde tescil edildiği öğrenilmesi üzerine ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. ihyası ve tüzel kişilik kazanmasına, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 287794-0 sicil numarasına kayıtlı ve Tasfiye Halinde ... Tekstil Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Şişli/İstanbul olduğu, şirketin tasfiye sürecinde olduğu sicilden terkin edilmediği anlaşılmıştır.HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.HMK 114/1-h maddesindeki düzenlemeye göre; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuki yarar koşulu, tüm davalarda aranmaktadır. Bir hukuki ilişkinin, hemen tespitinde, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için, üç koşulun birlikte olması zorunludur. Sözü edilen üç koşulu hemen açıklamak gerekirse; a) Davacının bir hakkı veya hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olması ve sözü edilen tehlikenin yakın ve tehdidin ciddi olması gerekir. b) Bu ciddi tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt ya da belirsizlik içinde olması, bu hususun davacı için bir zararı meydana getirebilecek nitelikte bulunması gerekir. Tehdit, objektif olarak değerlendirildiğinde, bir zarar doğurabilecek nitelikte olmalıdır. c) Yalnızca koşulları usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hükmün sonuçlarını meydana getiren, cebri-icraya yetki vermeyen bir başka deyişle icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan tesbit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması zorunlu olduğu gibi, davacının, hukuken korunma ihtiyacı da halihazırda bulunmalıdır. Özellikle hukuki yarar koşulu tesbit davasının açıldığı günde mevcut olmalı ve hüküm verilene değin varlığını da sürdürmesi zorunludur. Açıklanan nedenle davacının, hukuki korunma ( himaye ) ihtiyacını, başka bir vasıta ile tamamen tatmin edebilmesinin mümkün olduğu hallerde, hukuki ilişkinin mücerret tespitinde, hukuki yararının bulunmadığı bu nedenle dava açamayacağı kuşkusuzdur. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar, dava şartıdır. Hukuki yarar olumlu dava şartı olup, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemece "re'sen" kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 643. maddesi atfıyla TTK 545. maddesi uyarınca; "Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir." düzenlemesi getirilmiştir.Tasfiyenin kapatılabilmesi için, tüm tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olması, tüm borçların ödenmiş olması, şirket aleyhindeki tüm dava ve takiplerin sonuçlanmış olması gereklidir. Bu zorunluluğa uyulmadan tasfiyenin kapatılması halinde ihya talebi haklıdır. İhya kararı ile birlikte, ihyası istenen şirket tüzel kişilik kazanacaktır.Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. İhya davalarında davalı taraf ise şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.TTK'nın 547. maddesine göre " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlemesi ile şirketin yeniden tesciline ilişkin usul belirlenmiştir.Somut olayda, davacı tarafından İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ve ihyası istenilen şirkete yönelik şirketin ihyası davası açılmışsa da; TTK 547 maddesi gereği tasfiye sonrası sicilden terkin edilen şirketin ihyası için açılacak davada husumetin TTK 545. uyarınca resen terkin işlemini yapan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekmekte olup, ihyasına karar verilmesi gereken şirkete husumet yöneltilemez, bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/12/2022 tarih, 2022/6965 E.-2022/9565 K. Sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2022 tarih, 2022/1874 E.-2022/1342 K. Sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 01/12/2022 tarih, 2022/2176 E.-2022/1793 K. Sayılı içtihatları da aynı yöndedir. Aynı zamanda davacı tarafça talebe konu şirketin tasfiyesinin kapatılması ve sicilden silinmesi istemiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine eldeki dava açılmış ise de dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil kayıtları, mersis kaydı ve Ticaret Sicil gazetesi ilanlarına göre ihyası istenilen davalı şirketin halen tasfiye sürecinde olduğu, sicilden terkin edilmediği, son olarak 27/03/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde borçlu ve alacaklılara çağrı ilanı yapıldığı anlaşılmakla bu haliyle ihyası istenilen davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memurunun ... ... olduğu, davacı tarafça davalı şirket hakkındaki icra takibinde tebligatın davalı şirketin tasfiye memuruna yapılması mümkün olduğundan davacı tarafın sicilden terkin edilmemiş olan davalı şirketin ihya talebine ilişkin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça açılan davanın Ticaret Sicil yönünden hukuki yarar bulunmaması ve şirkete yöneltilmiş davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''1-. Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK'nın 114/1-h gereği hukuki yarar yokluğundan ve pasif husumet yokluğundan 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Kurum sigortalılarından ...'un ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. Ünvanlı işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle kurumca ödenen peşin sermaye değerli gelir, iş göremezlik ödemesi ve tedavi giderinin iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan işverenden rücusu talebiyle Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 2015/13 Esas sayılı davası açılmış ve dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde; kurum alacağının; 19.460.70 TL peşin sermaye değeri, 1.239.67 TL geçici iş göremezlik ödemesi, 3.431.12 TL hastane masrafı, 36,25 TL yargılama gideri, 2.895,80 TL mahkeme vekalet ücreti olduğunun tespit edildiğini, İlam doğrultusunda kurum alacağının tahsili amacıyla; ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. hakkında Bursa 2. Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, ardından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yapılan yazışma ile şirketin 26/02/2013 tarihinde tasfiyesine karar verildiği 04/03/2013 tarihinde tescil ediliği anlaşıldığından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Hukuk Müşavirliği'nin 27/10/2023 tarih E-72044944-659-83186116 sayılı yazısı kapsamında verilen talimatlandırma üzerine; kurum alacağının tahsili amacıyla iş bu ihya davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, Açılan dava kapsamında yapılan yargılama neticesinde ;Somut olayda, davacı tarafından İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ve ihyası istenilen şirkete yönelik şirketin ihyası davası açılmışsa da; TTK 547 maddesi gereği tasfiye sonrası sicilden terkin edilen şirketin ihyası için açılacak davada husumetin TTK 545. uyarınca resen terkin işlemini yapan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekmekte olup, ihyasına karar verilmesi gereken şirkete husumet yöneltilemeyeceği, aynı zamanda davacı tarafça talebe konu şirketin tasfiyesinin kapatılması ve sicilden silinmesi istemiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine eldeki dava açılmış ise de dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil kayıtları, mersis kaydı ve Ticaret Sicil gazetesi ilanlarına göre ihyası istenilen davalı şirketin halen tasfiye sürecinde olduğu, sicilden terkin edilmediği, son olarak 27/03/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde borçlu ve alacaklılara çağrı ilanı yapıldığı anlaşılmakla bu haliyle ihyası istenilen davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memurunun ... ... olduğu, davacı tarafça davalı şirket hakkındaki icra takibinde tebligatın davalı şirketin tasfiye memuruna yapılması mümkün olduğundan davacı tarafın sicilden terkin edilmemiş olan davalı şirketin ihya talebine ilişkin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça açılan davanın Ticaret Sicil yönünden hukuki yarar bulunmaması ve şirkete yöneltilmiş davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair karar verildiğini, Bursa 2. Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi kapsamında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda; '' Şirketin son tescilini 04/03/2013 tarihinde yaptırdığı anlaşılmıştır. Şirketin 26/02/2013 tarihinde tasfiyesine karar verildiği 04/03/2013 tarihinde tescil Edilmiştir. Şirketin ortak ve yetkililerinin güncel ikamet adresleri sicil kayıtlarımızda bulunmamaktadır.'' denildiğini, yine aynı cevapta tasfiye memuru ... ... 'nın adresine de yer verilmediğini, taraflarınca tebligat yapılamadığında icrai işlemlerin kesintiye uğradığını; izah edildiği üzere istinaf taleplerinin kabulü gerektiğini, İleri sürerek, belirtilen sebeplerle ve HMK m. 355 hükmü gereğince resen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; TTK'nun 547 maddesi uyarınca anonim şirketin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhyası istenen ve davalı olarak gösterilen İstanbul Ticaret Odası nezdindeki ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen şirketin sicil kayıtları kapsamından; şirketin halen tasfiye halinde olduğu; ancak tasfiyesi sonlanmadığından sicilden terkin edilmediği, ticaret sicil gazetesinde yapılan en son ilanın da 27/03/2013 tarihli alacaklılara çağrı ilanı olduğu, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmiş bir re'sen terkin işlemi de bulunmadığı, buna göre şirket tüzel kişiliği sona ermemiş olduğundan, diğer ifade ile şirket tüzel kişiliği tasfiye amacı ile devam etmekte bulunduğundan, davacının terkin edilmemiş şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasını talep etmekte hukuki yararının mevcut olmadığı, zira mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere kurum alacağının dayalı olduğu ilamın infazı için başlatılan takipte tebligatın doğrudan tüzel kişiliği devam eden şirkete ve tasfiye memuruna tebliği mümkün olup, adres bilgisi eksikliği söz konusu ise bu eksikliğin Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde giderileceği, hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece re'sen dikkate alınmasının zorunlu olduğu, bu durumda mahkemece davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan istinaf kanun yoluna başvuru ve istinaf karar harcının alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.