T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/602 KARAR NO : 2026/609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2026 NUMARASI : 2026/22 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/01/2026 tarih ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/602 KARAR NO : 2026/609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2026 NUMARASI : 2026/22 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/01/2026 tarih ve 2026/22 E. sayılı ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbir isteyen vekili, TÜRKPATENT nezdinde "...", "...", "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin bu markalarını 50 yılı aşkın süredir profesyonel saç boyaları üzerinde kullandığını, karşı taraflarca müvekkilinin "... ..." ve "..." markalarını taşıyan sahte saç boyalarının yapıldığı istihbaratı üzerine karşı tarafların adresinde, satışa sunulan taklit ürünlerden noter huzurunda numune alımının yapıldığını, SMK m.30/1 hükmü bağlamında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, şikayet dilekçesinin ekinde şikayete konu ürünlerin sahteliğini teyit eden analiz raporunun sunulduğunu, şikayetleri üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/53382 soruşturma sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun suç olgusunu teyit ettiğini, ancak savcılığın hukuka aykırı bir şekilde takipsizlik kararı verdiğini, söz konusu karara yapılan itirazın sulh ceza hakimliğince reddedildiğini, bu esnada karşı taraflara ait adreslerde, kolluk ekiplerince 08/01/2025 tarihinde arama işlemi gerçekleştirildiğinin öğrenildiğini, bu işlem sonucunda ilgili adreslerde tespit edilen 260 adet ... ibareli saç boyası, 70 adet ... ibareli saç yağı, 2.000 adet ... ibareli saç boyası ve 100 adet ... ibareli saç yağı ürünlerine el konulduğunu, ürünlerin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine şüpheliler hakkında yeniden suç duyurusunda bulunulduğunu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/22346 Soruşturma sayılı dosyasında, şüphelilerin el konulan ürünlerin faturalarını ibraz etmeleri ve bilirkişi raporunda dosyada ürün örneği olmadığından orijinal ve taklit ürün karşılaştırması yapılamadığından bahisle marka hakkı ihlâline ilişkin veri bulunmadığının belirtildiğini, savcılık tarafından ürün numuneleri talep edilmeden, sahte ürünler üzerinde inceleme yapılmadan doğrudan takipsizlik kararı verildiğini, bu karara itirazlarının sulh ceza hakimliğince reddedildiğini ileri sürerek açtığı markaya tecavüzün tespiti, durdurulması istemli davada, kolluk tarafından muhafaza altına alınan ürünlerin, karşı taraflara iadesinin engellenmesi ve kullanılmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/53382 soruşturma sayılı dosyasına sunulduğu anlaşılan Sincan 7.Noterliğinin 31/10//2024 tarih 05279 numaralı tespit tutanağının, 12/11/2024 tarihli sahtelik analiz raporu başlıklı davacı tarafından hazırlattırılan dokümanın, bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun, işbu davada hakkında ihtiyati tedbir istenen ve hali hazırda Ankara Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü nezdinde muhafaza edildiği belirtilen ürünlere ilişkin olmadığı, işbu davada ihtiyati tedbir talep edilen ve aynı zamanda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/22346 soruşturma sayılı dosyasına konu olduğu anlaşılan ve karşı taraflara isnat edilen ürünler bakımından yapılan değerlendirmede, ihtiyati tedbir isteyenin, hakkında tedbir isteminde bulunduğu ürünlerin sahte olup olmadığını ispatlamaya elverişli, müvekkilinin orijinal olduğunu belirttiği herhangi bir ürün örneği sunmadığı, 6769 sayılı SMK hükümlerine göre hükmün etkinliğini temin etmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, somut olayda hakkında tedbir istenen ürünlerin faturalı olduklarına yönelik savcılık kaydı dikkate alındığında, bu ürünlerin taklit olup olmadığının ancak ürün analizi ile tespit edilebileceği, davacı delilleri arasında orijinal ürün örneği bulunmadığı ve 6100 sayılı HMK hükümleri uyarınca hukuk hakiminin tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri konularda resen delil toplayamayacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir isteyen vekili, mahkemenin değerlendirmesinin aksine somut olayda tedbir talebi bakımından aranan şartların gerçekleştiğini, bu nedenle tedbir talebinin kabulü gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, karar gerekçesinde, ürünlerin taklit olup olmadığının ancak ürün analizi ile tespit edilebileceği belirtilmesine rağmen bu tespitin gereği olarak herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan doğrudan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, oysa mahkemenin, bir bilirkişi incelemesi yaptırdıktan sonra tedbir talebini değerlendirmesi mümkün iken bu yönde herhangi bir tasarrufta bulunmadığını, tedbir talebinin dayanağını oluşturan olaylar ve sunulan belgeler silsilesi dikkate alınmaksızın hatalı biçimde tedbir talebinin reddedildiğini, her ne kadar ceza soruşturmaları kapsamında hukuka aykırı olarak takipsizlik kararları verilmiş ise de ilgili soruşturmalara ve işbu talebe konu edilen ürünlerin, müvekkiline ait markaları yetkisiz ve iktibas yaratacak şekilde taşıdığının açık bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosyada mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin söylenemeyeceği, bu itibarla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer taraftan durum ve koşulların değişmesi halinde her zaman ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen taraftan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/03/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...