12. Hukuk Dairesi 2013/30938 E. , 2013/38351 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/04/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafın…
**12. Hukuk Dairesi 2013/30938 E. , 2013/38351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/04/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takipte ödeme emrinin 12.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, tebliğ tarihinde izinli olması nedeni ile şehir dışında olduğundan bahisle takipten iznin bittiği 24.07.2012 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek 25.07.2012 tarihinde gecikmiş itiraz talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece 24.07.2012 tarihinin tebliğ tarihi sayılmasına takibe yönelik itirazın ise icra müdürlüğüne yapılması gerektiği gerekçesiyle buna dair talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 65. maddesinde; "Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise, paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir" hükmü yer almaktadır. İİK'nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, muhatabın, bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememesi halinde mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Gecikmiş itiraz, süresinde yapılmış ise, icra mahkemesi borçlunun bildirdiği mazeretin haklı olup olmadığını inceler. Mazereti kabul ederse icra takibi durur. Bu durumda alacaklı ancak itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna gidebilir. Somut olayda, borçlunun başvuru dilekçesinde, ödeme emri tebliğ tarihinde şehir dışında olduğunu ve 24.07.2012 tarihinde döndüğünü beyan ettiği görülmektedir. Bu durumda, borçlunun mazereti şehir dışından döndüğü 24.07.2012 tarihinde son bulmuş olup, 25.07.2012 tarihinde yapılan itiraz İİK. nun 65.maddesinde öngörülen yasal üç günlük sürede olmakla mahkemece, mazeretin kabulü halinde, yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.