11. Hukuk Dairesi 2012/16069 E. , 2013/13326 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2010/151-2012/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekç…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16069 E. , 2013/13326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2010/151-2012/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının “Joop” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, 1994 yılından beri Türkiye'de tescilli bu markanın çok sayıda ülkede de tescilli olduğu gibi fiilen kullanıldığını, davalının, bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Joop+şekil” ibaresini kötü niyetle ve davacının tanınmış markalarının ününden yararlanmak üzere marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek; davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı markasının sözcük aynı olsa dahi, logo ve yazılış biçimi nedeniyle davacıya ait markalardan farklı olduğunu, şekil unsuru olarak alevler içinde koşan bir aslan figürü kullanıldığını, malların da bütünüyle farklı sınıflarda yer aldığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve kötüniyet savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı markasının davacı markaları ile işitsel, kavramsal ve genel izlenim itibariyle benzer oldukları, taraf markalarının kapsamlarındaki mallar yönünden bir benzerlik bulunmadığından somut olayda KHK'nın 8/1-b bendinde düzenlenen hükümsüzlük nedeni gerçekleşmemiş ise de; davacının “Joop!” esas unsurlu markalarının yurt dışında bir çok ülkede tescilli oldukları gibi Türkiye'de de 1994 yılından itibaren tesil edildikleri, özellikle “parfümeri ve giyim ürünleri” yönünden yüksek düzeyli bir tanınmışlığının bulunduğu, davalının davacı markalarının ününden ve ayırt ediciliğinden haksız olarak yararlandığı, davacı markasının özgün bir kelime olduğu, çekişmeli sınıflarda izni olmaksızın markasal kullanımın onun ayırt ediciliğine ve özgünlüğüne zarar vereceği, KHK'nın 8/4 maddesi anlamında davacı markasının tüm mallar yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalının özgün ve dilimizde bir anlamı olmayan davacı firmanın kurucusunun soyadından oluşturulan “parfümeri ürünlerinde ve giyim eşyalarında” tanınmış markayı tercih etmesinin rastlantıdan ibaret olmadığı, markanın tescil edildiği gibi değil, davacı tanınmış markalarına daha da yanaşacak şekilde kullanılmasının, davalı markasının tescilinde kötü niyet bulunduğunu gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına tescilli dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.