T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1857 - 2026/825 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1857 KARAR NO : 2026/825 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/07/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/243E.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1857 - 2026/825 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1857 KARAR NO : 2026/825 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/07/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/243E., 2021/477K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı ... Ortaklığının 7296411 poliçe no’lu "Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, sigortalıya ait Diyarbakır ili, Ergani ilçesindeki Hançer-4 ve Hançer-5 üretim kuyularına petrol taşımak için kullanılan boru hattında 11/07/2019 tarihinde sigortalının güvenlik ekipleri tarafından hırsızlık amaçlı olarak vana takıldığı ve 1118 varil petrolün çalındığını, bu nedenle suça konu petrol miktarı dikkate alındığında hırsızlık olayının 6 farklı olay olarak değerlendirilerek 6 kez tenzili muafiyet uygulanarak bakiye 26.653,93-TL sigorta hasar tazminatının sigortalı davalıya ödendiğini, ancak davalının bu uygulamayı kabul etmemesi nedeni ve kuruma verdikleri banka teminat mektubunu nakde dönüştürüeceğini bildirmesi üzerine zorunlu olarak tek tenzili muafiyet uygulaması yapılarak davalıya 151.921,23-TL hasar tazminatı ödemesi daha yaptıklarını, 01/07/2019-11/07/2019 tarihleri arasında gerçekleşen olayın tek olay olarak kabulünün mümkün olmadığını öne sürerek davalıya ödemek zorunda kaldıkları 151.921,23-TL hasar tazminatının 07/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Düzenlenen poliçe teminatı kapsamında 11/07/2019 tarihinde davalı sigortalının Batman’da bulunan Hançerli-5 ve Hançerli-4 kuyusu ile arasındaki ham petrol boru hattına hırsızlık amacıyla 1 adet kelepçe takıldığı, hırsızlık olayının fark edilmesi ile davacı sigorta şirketine hasar ihbarının yapıldığını, hırsızlık olayı kapsamında 1118 varil ham petrol çalındığı, ancak Hançerli-5 kuyusunda müvekkilinin % 50 ortak olup müvekkili yönünden olayda çalınan ve sigorta teminatı altındaki petrolün miktarının 118/2=559 varil olduğunu, davacının hatalı ekspertiz raporuna dayalı olarak tek olay olmasına rağmen 6 ayrı olay gibi tenzili muafiyet uygulaması yapmak istediğini, ancak davaya konu olayda tek hırsızlık olayının mevcut olduğunu, bu nedenle de tek tenzili muafiyet uygulanabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "... her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu hırsızlık olayının birden fazla olay olduğu ve buna göre muafiyet uygulaması yapılması gerektiği ileri sürülerek istirdat isteminde bulunulmuş ise de; dosyamıza celp edilen Ergani CBS soruşturma dosyası kapsamı ile dosyaya cevap dilekçesi ekinde sunulan olay yeri formu ve kolluk tutanağı içeriğine göre; davalı sigortalı kurumun Ergani ilçesindeki 2 ham petrol kuyusundan petrol nakleden petrol boru hattına 1 adet kelepçe vana takılarak hırsızlık olayının gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, boru hattından bu şekilde ham petrolün çalındığı ve hırsızlık eyleminin kesin olarak hangi zaman aralığı içerisinde gerçekleştirildiğine ve petrolün kaç araç ile ve ne kadar sürede taşınarak hangi fail/failler tarafından götürüldüğüne yönelik olarak bir delilin soruşturma dosyasında mevcut olmadığı gibi davacı tarafından da dosyaya sunulamadığı, bu durumda riziko konusu hırsızlık olayının oluş ve gelişimi itibariyle aynı suç kastı ve irade ile meçhul fail/failler tarafından aynı petrol kuyularından 1 adet vana takılarak gerçekleştirilen tek hırsızlık olayı olarak kabulünün hakkaniyete ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, yine aynı kabulün suça konu hırsızlık eyleminin gerçekleşme şekli itibariyle sigorta hukuku açısından rizikonun gerçekleşmesinin bütünlüğü ve kesintisizliği açısından da zorunlu olduğu, nitekim dava konusu klasik ticari paket sigorta poliçesinin “Rizikonun Gerçekleşmesinşn Tanımı” başlıklı kısmında A. bendinde açıkça aynı olaydan kaynaklanan tüm münferit zararların tek bir riziko gerçekleşmesi olarak kabul edileceğinin açıkça hükme bağlandığı, bu nedenle dava konusu olay nedeni ile davalı sigortalının toplam zararı olarak tespit edilen 207.585,05-TL’den 30.000,00-TL muafiyet bedeli tenzil edilerek davalı sigortalıya toplam 177.585,05-TL hasar tazminatı ödenmesinin hukuka ve düzenlenen klasik ticari paket sigorta poliçesi kapsamına da uygun olduğu dikkate alındığında; davacı sigorta şirketinin davalıya poliçe teminatı haricinde ödemesinin mevcut olmadığı ve istirdat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Vekalet ücreti hesaplamasının hatalı yapıdığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun karar verilmediği, açık hükme rağmen nispi hesaplanan vekalet ücretinin hatalı olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ana noktasının ve mahkeme tarafından aydınlatılması gereken hususun olayda zincirleme bir hırsızlık olup olmadığı ve bu durumda, sigorta sözleşmesi kapsamında hırsızlık eyleminde bunun ayrı bir olay sayılıp sayılmayacağı ve buna bağlı olarak yapılacak muafiyet uygulamasının nasıl uygulanacağı olduğu, mahkemece poliçe özel şartları, sigorta hukuku ve teamüllerine göre değerlendirme yapılmadığı, olaylarında zaten tek bir olay değil en az 6 farklı olay olduğu iddialarının bulunduğu, bu iddialarının dayanığının da delil dilekçeleri ekinde sundukları eksper raporu ve yine delil dilekçelerinde sundukları uzman makine mühendisi ile yapılan yazışmalar olduğu, mahkemece bu hesaplamanın doğru olup olmadığının uzman bilirkişiye yaptırılacak inceleme ile çok kolayca denetlenebileceğini ancak hiç bir değerlendirme yapılmadan maalesef yetersiz bir heyetten alınan raporla karar verildiği, davalı ...'nun yeni dönem teknik şartnamesinde yaptığı değişikliğin de mahkeme tarafından değerlendirilmediği, davalı tarafın da olay konusu uyuşmazlıkta 6 farklı olay olduğunu zımmen kabul ettiğini ve sonraki hasarlarda da kendisini garanti altına almak için bu şekilde bir ekleme yaptığının anlaşıldığı, ancak her nedense bu konuda da ne bilirkişi raporunda ne de mahkemenin gerekçesinde tek satır incelemenin yer almadığı, mahkemece davalı tarafça teminat bozdurulma tehdidi ile ödeme alınması hususu ve davalı tarafça bu şekilde keyfi teminat mektubu bozdurulamaycağına ilişkin itirazlarının da değerlendirilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, TTK m 1472 uyarınca, Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/04/2026 Başkan Üye Üye Katip