T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1215 Esas KARAR NO:2026/209 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/106 Esas - 2023/13 Karar TARİH:12/01/2023 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1215 Esas KARAR NO:2026/209 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/106 Esas - 2023/13 Karar TARİH:12/01/2023 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... Şti ile ... A.Ş arasında 31/03/2011 tarihinde Ticari Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve borçlu taraf için ...'ın kefil olduğunu, söz konusu sözleşmede ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine 07/12/2012 tarihinde ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameler borçlunun kredi sözleşmesinde belirtmiş olduğu adreslere yapıldığını, sonrasında ...'tan müvekkil ... alacağı temlik aldığını, söz konusu borç için davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, yapılan haklı takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını kötü niyetli engellemek maksadıyla takipteki borcun tamamına borçlular vekilleri itiraz edildiğini, davalı tarafından İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazın iptaline, açıklanan nedenlerle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü ayrı ayrı tebliğ edildiği, davalılarca davaya herhangi bir cevap verilmediği, bu nedenle de davalıların HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacakları tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 12/01/2023 tarih ve 2021/106 Esas - 2023/13 Karar sayılı kararında; "Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi’nin ... sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takip dosyasının incelemesinde, alacaklının ... A.Ş., borçlularının ise .... Şti. ve ... oldukları, alacak tutarının toplam 37.677,31 TL olduğu, ödeme emrinin 09/09/2020 tarihinde takip borçlusu .... Şti.'ye tebliğ edildiği, diğer takip borçlusuna çıkarılan davetiyenin iade edildiği, takip borçluları vekilinin 11/09/2020 tarihinde borca ve takibe itiraz ettiği, 11/09/2020 tarihli karar tensip tutanağı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.İcra takibindeki borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilememesi ve dava tarihi dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalılardan kredi nedeniyle alacağı olup olmadığı, alacaklı ise asıl alacak, faiz, ve bsmv kalemleri itibariyle toplam alacak tutarının ne kadar olduğu ile davalıların icra takibine itirazlarının iptalinin gerekip gerekmediği, davacının İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.Dava dışı ... A.Ş. ile .... Şti. arasında 31/03/2011 tarihinde ticari kredi sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmeye davalı ...'ın sıfatıyla imza attığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı ...'ın kefalet tarihi itibariyle 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğe girmesinden önce 818 sayılı BK'daki koşulllar itibariyle kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu görülmüştür.Davacı tarafından vdf kredi sözleşmesi imzalanan davalı şirkete araç satışı yapıldığı, davalı şirketin borçlarını ödemediğinden bahisle davacı tarafından hesabın kat edilerek Beyoğlu ... Noterliği'nin 07/12/2012 tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, davalıların sözleşmede bildirdiği adresine gönderilen ihtarnamenin 15/12/2012 tarihinde iade edildiği, bu tarihten itibaren 7 günlük atıfet suresini eklenmesi ile davalıların 25/12/2012 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Bu tespite aykırı bilirkişi raporundaki kanaate itibar edilmemiştir. Dava dışı ... A.Ş. tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 21/12/2016 tarih ... yevmiye numaralı alacağın temlikine ilişkin sözleşme dava konusu alacak iş bu dava davacısı ... A.Ş.'ye temlik edilmiştir.Taraflar arasındaki vdf kredi sözleşmesinin 5. maddesinde açıkça akdi faizin %5,76, temerrüt faiz oranının ise %7,49 olduğu kanaatine varılmış ve aynı mahiyette bilirkişi tespitine itibar edilmiştir.02/09/2022 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalarının davacının icra takip tarihi itibariyle taleple kalınmak ve yukarıda yer alan temerrüt tarihi de gözetilmek suretiyle 29.353,78 TL asıl alacak, 7.927,17 TL işlemiş faiz ve 396,36 TL BSMV olmak üzere toplam 37.677,31 TL davalılardan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı .... Şti. vekili tarafından ileri sürülen ödeme olduğuna dair savunma yönünden ise İstanbul 13. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasında 28/11/2013 tarihli reddiyat makbuzu ile yapılan 45.666,90 TL tahsilatın bilirkişi raporunun 4. Sayfasında açıkça bildirildiği üzere 29/11/2013 tarihinde ödeme olarak kayıt edilmiş olması ve borçtan düşülmüş olması nedeniyle tekrar bu konuda hesaplama ya da ek rapor aldırılması yoluna gidilmemiştir.Bu nedenlerle davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalıların itirazlarının 29.353,78 TL asıl alacak, 7.927,17 TL işlemiş faiz ve 396,36 TL BSMV olmak üzere toplam 37.677,31 TL üzerinden iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına karar verilmiştir.Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nın 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 37.677,31 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalıların itirazlarının 29.353,78 TL asıl alacak, 7.927,17 TL işlemiş faiz ve 396,36 TL BSMV olmak üzere toplam 37.677,31 TL üzerinden iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, 2-İİK'nın 67/2. Maddesi gereği itirazın iptaline karar verilen 37.677,31 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından borca karşılık olarak rehinli araç teslim alınmış olduğundan alacak talebinin haksız olduğunu, davacı, kullanılan ticari taşıt kredisinin teminatı olarak araçlara rehin kaydı düşmüş olup, borcun ödenmesinde temerrüde düşülmesi akabinde rehinli araç borca karşılık teslim alınarak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile satışı yapıldığını; araç alacaklı şirket tarafından rehin alacağına karşılık teslim alındığından, araç bedelinin bakiye borç miktarından düşülmesi gerektiğini; araç teslim alınarak satışı da yapılmış olduğundan bakiye borç talebinin haksız olduğunu, Ayrıca araç davalılar adına kayıtlı olmayıp, 3. Şahıs adına kayıtlı olduğundan, kabul manasına gelmemekle birlikte husumet itirazında bulunduklarını; aracın 3. Kişi tarafından satın alındğını ve 3. kişi yedinde iken el konularak satışı yapıldığını; bu nedenle trafik sicile müzekkere yazılmadan ve araç sahibi ve yaptığı ödemeler öğrenilmeden davalılardan alacak talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, İleri sürerek, istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesinin hükmünün bozularak kaldırılmasına ve davanın reddine, aksi halde dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine; kararın icra takibine konu edilmesi nedeniyle icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; alacağını temlik eden dava dışı ... Anonim Şirketi ile davalılar arasındaki 31/03/2011 tarihli kredi ve kefalet sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, takip dayanağı kredi, kefalet ve rehin sözleşmesi, geri ödeme planı, hesap özeti, kat ihtarı ve tebliğ şerhi, temlik sözleşmesi dosya arasına alınmış, dosya bilirkişiye tevdii edilerek alınan rapor akabinde tahkikat bitirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davalılar vekilinin talebi üzerine dosya arasına alınan İstanbul 13 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamından; dava dışı alacağını temlik eden ... Anonim Şirketi tarafından davalılardan ... Şirketi aleyhine 30/01/2013 tarihinde fer'ileri ile birlikte toplam 25.762,25-Euro alacağın tahsili amacıyla taşınır rehinin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, anılan takibe konu taşıtın, eldeki davanın da konusunu teşkil eden kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen taşınır rehnine konu taşıt olduğu, taşıtın 21/11/2013 tarihinde 52.254,50-TL karşılığında paraya çevrildiği, ve takip alacaklısına 28/11/2013 tarihinde harçlar ve vergilerin düşülmesi sonrası 45.666,90-TL reddiyat makbuzu düzenlendiği, aynı tarihli kapak hesabına göre 28/11/2013 tarihi itibariyle taşınır satışından elde edilen tahsilatın mahsubu sonucu halen 125.882,60-TL bakiye borç bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere; taşınır satışından elde edilen 45.666,90-TL tahsilat 29/11/2013 tarihinde dava dışı temlik eden ... Anonim Şirketi tarafından kaydedilmiş olup, bilirkişinin takip tarihi itibariyle alacağı hesaplarken bu tutarı takipteki talep gibi TBK 100 maddesine göre alacaktan mahsup etmiş olduğu, kefalet ve kredi sözleşmelerinin tarafı davalılar olduklarından, kredinin teminatını teşkil eden taşıtın kimin mülkiyetinde olduğunun da önem arz etmediği, buna göre davalıların rehinli taşıtın satışından elde edilen gelirin borçtan mahsup edilmediğine ve rehinli taşıtın üçüncü kişi adına kayıtlı olduğuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.573,74-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 643,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.930,31-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.