12. Hukuk Dairesi 2025/7777 E. , 2026/634 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü…
12. Hukuk Dairesi 2025/7777 E. , 2026/634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi: Alacaklının İcra mahkemesine başvurusunda, icra müdürlüğünün 23.08.2023 tarihli dosya hesabının hatalı ve daha önce yapılan hesaplarla çelişkili olduğunu ileri sürerek dosya hesapları arasındaki çelişkinin giderilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki imzaya itiraz ilamında alacaklı lehine hükmedilen icra inkar tazminatının, takibe konu yabancı para asıl alacağının (EURO), takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden belirlenen Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanması ile düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak şikayetin reddine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir. İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden bağlayıcıdır. Somut olayda, alacaklı tarafından yabancı para alacağının (EURO) tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun asıl ve birleşen davalarla, usulsüz tebliğ şikayeti ile imzaya ve borca itirazda bulunduğu, İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarih ve 2019/981 E. 2021/664 K. sayılı kararı ile “usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin 17.10.2012 olarak düzeltilmesine, imzaya itirazın reddi ile takip konusu alacağın %20'si oranında tazminatın borçlu mirasçılardan alınarak alacaklıya verilmesine, borca itirazın asıl alacak yönünden reddine, işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranı yönünden kısmen kabulü ile işlemiş faizin 274,25 EURO olarak düzeltilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 25.09.2013 tarihine kadar %3,85 oranı üzerinden, sonrasında ise Devlet Bankalarının bir yıl vadeli EURO cinsinden mevduatlara fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranları üzerinden birer yıllık devreler halinde faiz uygulanmasına” karar verildiği, anılan kararın, Dairemizin 2021/11199 E. - 2021/11114 K. sayılı onama, 2022/3450 E. - 2022/6976 K. sayılı karar düzeltme isteminin reddi ilamları ile 08.06.2022 tarihinde kesinleştiği, alacaklı tarafından ilamla hükmedilen icra inkar tazminatının yabancı para alacağı (EURO) olarak, fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak hesaplanan Türk Lirası karşılığı ile, tahsilinin talep edildiği görülmüş olup İcra mahkemesince tazminata hükmedilirken yalnızca tazminat oranı belirtildiğinden, takibe konu yabancı para alacağı (EURO) üzerinden hüküm kurulduğu ve anılan kararın bu haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. O halde İlk Derece Mahkemesince, İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarih ve 2019/981 E. - 2021/664 K. sayılı kararı ile takip konusu yabancı para alacağı (EURO) üzerinden icra inkar tazminatına hükmedildiği ve alacaklı tarafından, tazminatın yabancı para alacağı (EURO) olarak tahsilinin talep edildiği nazara alınmak ve gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 03.07.2025 tarih ve 2024/1148 E. 2025/1980 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul 42. İcra Hukuk Mahkemesinin 01.03.2024 tarih ve 2023/559 E. 2024/142 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.