T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/148 KARAR NO : 2026/67 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/1015 Esas (Derdest) KARAR TARİHİ : 17/11/2025 DAVA : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/148 KARAR NO : 2026/67 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/1015 Esas (Derdest) KARAR TARİHİ : 17/11/2025 DAVA : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/11/2023 tarihinde müteveffa ...'ın davalı ...'ın kullanımında olan ... plakalı motorsiklete davalının arkasına binmek suretiyle yolcu, davalı ...'in ise şoför olarak yola çıktıklarını, olay tarihinde kazaya karışan aracın sahibinin ise ... olduğunu, kaza sonrası müteveffanın uzun bir süre tedavi gördüğünü, 14/01/2025 tarihinde vefat ettiğini, meydana gelen kaza ile ilgili kaza tespit tutanağında aracın sürücüsünün kim olduğu belli olmadığından kusur dağılımı yapılamadığını, ancak tarafların daha sonra alınan ifadelerinde motorsiklet sürücüsünün davalı ... olduğunun tespit edildiğini, söz konusu kaza ile ilgili soruşturmanın devam ettiğini, davacı müvekkilinin annesi müteveffa ...'ün vefat ettiğinde henüz 4 yaşında bir çocuk olup annesine en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde annesinden mahrum kaldığını ileri sürerek davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi ve 5.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken,müteselsilen tahsiline, davalı ...'in savcılık ifadesinde gerçekleşen ölümlü trafik kazasında asli ve ağır kusurlu kişinin davalılar ... ve ....'in tespit olunacak taşınmaz, araç ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde usule aykırı olarak hem ihtiyati tedbir hem de ihtiyati haciz talep edildiğini ve mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiğini, açılan davada müvekkili bakımından davanın reddine karar verilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, yargılamayı gerektiren bir durumda davalı müvekkilinin tüm mal varlığı üzerine haciz konulmuş olmasının davadan beklenen amacı aşan bir karar olduğunu, davacının talebi doğrultusunda kesinleşmiş bir alacağın tahsiline girişildiği gibi davalınını maaşına kadar haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin tek gelir kaynağının maaşı olduğunu, bu maaşla ailesini geçindirdiğini, bu durumun davacının hak ve menfaatlerini korumaktan öte müvekkili ve ailesinin mağdur eden bir karar olduğunu, bu nedenle verilen ihtiyati haciz kararının yeniden itirazen değerlendirilerek kaldırılmasına veya en azından maaşı da kapsayacak şekilde verilen 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerindeki kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, davacıların murisinin ölüm sebebinin uyuşturucu olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkili için yasal sorumluluk koşullarının oluşmadığından davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince 06/10/2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verildiği; Bu karara davalı ... itiraz etmiş; ilk derece mahkemesince 17/11/2025 tarihli gerekçeli ara kararda özetle; iki davalı ...'a ait olan diğer davalı ...'ın kullanımında olan ... plakalı motorsiklete müteveffa ...'ın davalı ...'ın arkasına binmek suretiyle 26/11/2023 tarihinde yola çıktıkları ve meydana gelen trafik kazası nedeniyle ...'ın kaza nedeniyle vefat ettiği, davalılar hakkında Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın devam ettiği, kaza tespit tutanağının incelenmesinde davalı ...'ın 232 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamındaki tüm deliller dikkate alındığında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden İİK-257-264. Maddeleri şartlarını sağlayan ihtiyati haciz talebinin yasada aranan ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için şartların iş bu dosyada gerçekleşmiş olduğu, davalı borçlunun ihtiyati hacze itirazında ileri sürdüğü hususların ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirir nitelikte olmadığı, dosya kapsamındaki tüm deliller dikkate alındığında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden İİK-257-264. maddeleri şartlarını sağladığı, davalının ihtiyati hacze yönelik itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin ihtiyati hacze yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; önce ticari bir dava olarak açılan işbu davada gerçekleştirilen arabuluculukta tutulan ve dosyada mevcut arabuluculuk evraklarında davalı müvekkilin taraf olarak bildirilmediğinin sabit olup, davanın sadece bu sebeple usulden reddi gerektiğini, davalı müvekkilin araç maliki sıfatıyla işbu davada taraf olduğunu ve aracın müvekkilin izin ve bilgisi dışında alındıktan sonra kazaya karıştığını, Mahkemece davacının talep edilen tazminatı hak ettiğine dair yaklaşık haklılık durumunun varlığı ileri sürülmüşse de, bu tazminattan davalı müvekkilin sorumlu tutulup tutulmayacağının bundan daha önemli ve öncelikle dikkate alınması gereken bir konu olduğunui Mahkemenin hukuki koruma tedbirlerini değerlendirirken sadece davacı veya alacaklının haklarını değil, davalı ve karşı tarafın da hak ve menfaatlerini gözetmek zorunda olduğunu, yargılamayı gerektiren bir durumda davalı müvekkilin tüm mal varlığı üzerine haciz konulmuş olmasının davadan beklenen amacı aşan bir karar olduğunu, dava dilekçesi incelendiğinde ihtiyati haciz talebinin davalıların "taşınmazları, araçları ve banka hesaplarına" yönelik olmasına rağmen usul ve yasaya aykırı olarak talebi aşar mahiyette 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarını da kapsayacak şekilde verildiğinin görüldüğünü, bu sebeple de mevcut ihtiyati haciz kararının yargılamayı gerektiren bir durumda ve (mahkemece red, kabul veya kısmi kabul yönünde ne karar çıkacağı belli olmamasına rağmen) sadece davacının talebi doğrultusunda kesinleşmiş bir alacağın tahsiline girişildiği gibi davalının maaşına kadar haciz konulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple verilen ihtiyati haciz kararının yeniden itirazen değerlendirilerek kaldırılmasına veya kendisi ve ailesinin geçimini devam ettirebilmesi için en azından maaşı da kapsayacak şekilde verilen 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerindeki kısmının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; istinaf talebinin kabulü ile mahkemenin 17/11/2025 tarihli ara kararının ortadan kaldırılmasına ve davalı müvekkil aleyhine verilen ihtiyari haciz kararının kaldırılmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde müvekkilin maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasını sağlayacak şekilde 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına dair kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin verdiği ret kararının usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf talebinin reddi gerektiğini, dosya içerisine gelen belgeler incelendiğinde dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilin annesi ...'ın kaza nedeniyle vefat ettiğini, davalılar hakkında Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın devam ettiğini, kaza tespit tutanağının incelenmesinde davalı ...'ın 232 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, söz konusu aracın davalı ... üzerine kayıtlı olduğu dikkate alındığında verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu görüleceğinden söz konusu ihtiyati haciz kararın devamına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; mahkemenin verdiği ret kararı usul ve yasaya uygun olduğundan işbu istinaf talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık; ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi, manevi tazminat istemli açılan dava ile birlikte istenilen geçici hukuki koruma tedbirinin kabulü kararına yapılan itirazın reddinden kaynaklanmaktadır. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçeler ile ihtiyati haciz talebinin davacıların adli yardımının kabul edilmesi nedeniyle teminatsız olarak dava değeri üzerinden kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılardan ... vekilinin itirazının duruşmalı incelenmesi üzerine itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de, İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. 6100 Sayılı HMK'nun 33. maddesi gereğince olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme mahkemeye aittir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz iki ayrı koruma tedbiri olup amaçları, konuları ve sonuçları bakımından birbirinden farklıdır. Biri diğerinin yerine geçmek üzere karar verilmez. Diğer bir anlatımla talep ya ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir şeklinde nitelendirilip hüküm altına alınmalıdır. Nitekim 6100 Sayılı HMK'nun 406/2. fıkrasında "İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara iliskin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır." denmiştir. Bu fıkranın gerekçesinde "özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta -ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesi- gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır." denmiştir. Eldeki davada istem; haksız fiilden kaynaklanan maddi, manevi tazminata (para alacağına) yönelik olup, geçici hukuki koruma tedbirinin de ihtiyati haciz olduğu açıktır. Bu bakımdan, ilk derece mahkemesince bu yönde inceleme yapılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Ancak, 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır. Keza, aynı Kanun'un 258/1. maddesinde; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde belirtilen husus alacağın yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulmasını gerektirir. Somut olayda, 26/11/2023 tarihli trafik kazası sonrası gerçekleşen ölüm nedeniyle maddi manevi tazminat istenildiğine göre; davacının tazminat alacağının TBK un 117/2 inci maddesi uyarınca kaza tarihi olan 26/11/2023 tarihi itibariyle muaccel hale geldiği açıktır. Ayrıca, dava dilekçesinin ekindeki kaza tespit tutanağı, veraset ilamı, arabulucuk tutanağı, cezai evrak içeriğinden davacının alacağının yaklaşık ispat edildiği belirlendiğinden, davalı vekilinin ihtiyati haciz koşulları oluşmadığına değinen istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Öte yandan, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla; ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. Keza, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki Uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/8964 esas 2022/15530 karar sayılı 28/11/2022 tarihli kararında da " Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 Sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür" şeklindedir. Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde davalı şahıslar adına kayıtlı araç, taşınmazlar ve banka hesapları üzerine dava değeri ile sınırlı olarak ihtiyati haciz konulmasını istediği halde; ilk derece mahkemesince menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi hem 6100 Sayılı HMK un 26 ıncı maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesine; hem de hacizde ölçülü olma kuralına aykırı olduğundan davalı ... vekilinin bu hususa değinen istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... vekilinin ihtiyati haciz koşulları oluşmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK un 353/1 inci maddesinin (b-1) bendi uyarınca esastan reddine; davalı ... vekilinin hacizde ölçülü olma kuralı ile taleple bağlılık ilkesinin aşıldığına yönelik olarak ihtiyati haczin kapsamı bakımından istinaf başvurusu usul ve yasaya uygun olduğundan; 6100 Sayılı HMK'nun 353/1.maddesinin (b-2) bendi ve 355.maddesi uyarınca kabulüne; İlk derece mahkemesinin 17/11/2025 tarihli itirazın reddi kararının davalı ... bakımından kaldırılmasına; düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davalı ... vekilinin ihtiyati hacze itirazının kısmen kabulüne kısmen reddine; davalı ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar bakımından konulan hacizlerin devamına, davalı ... 'ın diğer mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına; ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin ihtiyati haciz koşulları oluşmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK un 353/1 inci maddesinin (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 2-Davalı ... vekilinin hacizde ölçülü olma kuralı ile taleple bağlılık ilkesinin aşıldığına yönelik olarak ihtiyati haczin kapsamı bakımından istinaf başvurusu usul ve yasaya uygun olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi ve 355.maddesi gereğince KABULÜNE, 3-İlk Derece Mahkemesi olan Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1015 Esas sayılı derdest dosya üzerinden verilen 17/11/2025 tarihli itirazın reddi kararının davalı ... bakımından KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek Yeniden Esas Hakkında Karar Verilmesi Suretiyle; a)Davalı ... vekilinin ihtiyati hacze itirazının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE; b)Davalı ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar bakımından konulan hacizlerin DEVAMINA, davalı ... 'ın diğer mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine konulan HACİZLERİN KALDIRILMASINA; c)Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine, 5-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının ve gider avansının talep halinde yatırana iadesine, 6- Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 19/01/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 265/Son fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.