TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 NUMARASI :2021/753 Esas 2022/902 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 14/12/2021 KARAR TARİHİ :17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde ist…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/322 Esas 2025/1120 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/322 KARAR NO : 2025/1120 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 NUMARASI :2021/753 Esas 2022/902 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 14/12/2021 KARAR TARİHİ :17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sahibi olduğu şahıs işletmesi ... üzerinde bulunan 4 adet jeotermal arama ruhsatlarının kurulacak yeni şirkete devralınması konusunda anlaşan ..., ... ve ... tarafından davalı ... şirket kurulduğunu, şirketin kuruluşunda şirketin 200 hissesinin; 100 adet hisse karşılığı ..., 53 adet hisse karşılığı ... ve 47 adet hisse karşılığı ...’ya ait olmak üzere kuruluşun gerçekleşmiş olduğunu, şirket kuruluşundan sonra dava dışı ... üzerinden bulunan 4 adet Jeotermal arama ruhsatlarının yeni kurulan davalı şirket olan ... Ltd. Şti.’ne devredilmiş olduğunu, kuruluşta ... ve ...’ın imza yetkisi olduğunu, ruhsatlarla alakalı ... raporlarının ...’ye ait olduğunu, bunların devri hususunda her iki şirket yöneticisi durumunda olan davacı açısından mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının imza yetkisini ...’a devretmiş olduğunu, şirket ortaklarından ...’nın da hisselerini ...’a devretmiş olduğunu, sözleşmenin 3’ncü maddesine göre ... tarafından ruhsatlardaki çalışmaların ... tarafından yerine getirilmesi için ... şirketine devredilmiş olduğunu, buna göre her bir ruhsatta 3 adet sığ kuyu açılması kararlaştırılmış olduğunu, 30/04/2021 tarihinde 3 adet arama ruhsatının işletme ruhsatına çevrilmesi sürecinin başlamış olduğunu, ruhsatlardaki sığ kuyu açılması vs işlemler için yapılacak harcamaların ... tarafından yapılacağı ve aynı zamanda ortakların şirket borçlarını da üstlenmiş olduğunu, bu kapsamda önce 1.500.000,00 TL + ek harcamalar için de 1.000.000,00 TL şirket hesabına yatırması gerektiğini, sözleşme gereği ...’nun sera kurulumlarını gerçekleştirmediğini, herhangi bir girişimde bulunmadığını, sözleşmenin 3’ncü maddesi gereği mali harcamalar nedeniyle ortakların hisseleri oranındaki şirket borçlarını taahhüt ve kabul etmesi nedeniyle 22/10/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanaklarına ''Sözleşme gereği ... tarafından ruhsatlarda şu ana kadar sera kurulumlarının gerçekleştirilmediği veya herhangi bir girişimde bulunulmadığı ve 3.maddedeki mali harcamalar ile ilgili olarak ...'nun ortakların hisseleri oranındaki şirket borçlarını üstlendiğini kabul ve taahhüt etmesi nedeni ile bütün alınacak kararlara şerh koyuyoruz'' ifadeleri ile genel kurul toplantısında davacı adına şerh koymuş olduklarını, şirket sermaye artırımına gidilmesinin anlaşılamadığını, her bir ruhsatta sera vb. gibi yatırımlar için sermaye artırımına gidilmesine yönelik olarak sözleşmenin 4’ncü maddesinde hükümlerin uygulanması gerektiğini, sermaye artırımı ile müvekkilinin hissesinin düşürülmeye çalışıldığını, genel kurul ve rüçhan hakkı devrinin iptalinin gerektiğini beyanla genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2020 yılı yıllık faaliyet raporunun okunup müzakere edilmiş olduğunu, davacı vekili tarafından yıllık faaliyet raporunda sera kurulumu ile alakalı ifade geçmemesi nedeniyle muhalefet şerhi konulmuş olduğunu, 2020 yılı mali rapor okunup müzakere edilmiş olduğunu, davacı vekili tarafından yıllık mali raporda sera kurulumlarının gerçekleşmemiş olduğunu, sözleşmenin 3’ncü maddesinde yazılı harcamaların ... tarafından herhangi bir girişimde bulunulmamış olduğunu, bu harcamalar nedeniyle ortak hisseleri oranındaki borçlarını kabul ve taahhüt etmesi nedeniyle muhalefet şerhi konulmuş olduğunu, gündemin müdürlerin ibrasına ilişkin bölümünde davacı vekili tarafından 2020 yılında herhangi bir faaliyette bulunulmadığından muhalefet şerhi konulmuş olduğunu, gündemin, sermaye artırımı ile alakalı olarak sözleşmenin 6’ncı maddesinin tadil edilerek, şirket sermayesinin 50.000,00 TL’den 4.000.000,00 TL’ ye çıkarılması görüşmelerinde, davacı vekili tarafından, 2020 yılında herhangi bir faaliyette bulunulmadığından muhalefet şerhi konulmuş olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen sözleşmenin genel kurul toplantısı ile ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde davacı tarafından keşide edildiği belirtilen 28/05/2021 tarihli ihtarnamenin, ... tarafından, muhataplar ... ve ... adına keşide edilmiş olduğunu, ihtarnamenin genel kurul ve davalı şirket ile alakasının bulunmadığını, 22/10/2021 tarihli sermaye artırımına iştirak hakkında alınan kararda TTK 461/1 maddesi gereğince pay sahiplerinin pay alma haklarına haiz olduklarını, rüçhan hakkının kullanılmak istenmesi halinde 10/11/2021 tarihine kadar şirket müdürlerine müracaat edilmesi gerektiğini, müracaat edilmemesi halinde rüçhan hakkının kullanılamayacağının oy çokluğu ile karar bağlanmış olduğunu, toplantıya vekaleten iştirak etmiş olan davacının 10/11/2021 tarihine kadar şirket müdürlerine müracaat etmemiş olduğunu bu nedenle rüçhan hakkını kullanmayacağının değerlendirilmiş olduğunu, dava dilekçesinde 2020 yılına yaklaşık 4.000.000,00 TL gider koymaya çalışıldığının ifade edilmiş olduğunu, 2022 yılına girildiği sırada 2020 yılına 4.000.000,00 TL gider koymanın mümkün olamayacağını, davacının ibra etmemiş olduğu 2020 yılı imza yetkilisinin ... ve ... olduğunu, davacının 2020 yılını ibra etmeyerek kendisi ile çelişmekte olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık iddiasıyla dava açılmış ise de, alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmaması nedeniyle genel kurul kararının iptaline yönelik açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dürüstlük kuralına aykırılık nedeni ile Genel Kurul kararlarının iptal edilebilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması ilkelerinin bir yansıması olduğunu, sermaye artırımlarının , ortakların tamamının artan sermayeye payları oranında katılmalarına imkan verecek mali güçlerinin bulunmadığı hallerde tartışmalı hale gelebildiğini, Yargıtayın , sermaye artırımları aleyhine açılan iptal davalarını incelerken belirli prensipler benimsediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ilke kararı olarak benimsediği 2016 tarihli bir kararında sermaye artırımının bir gereklilik olduğu hallerde dahi artırım miktarının kötü niyetli olarak değerlendirilebileceğine ve bu bağlamda dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağına hükmeden yerel mahkeme kararını onadığını, dava dışı ortak ... taahhütünü yerine getirmediğinden toplantı tutanaklarına; “Sözleşme gereği ... tarafından ruhsatlarda şu ana kadar sera kurulumlarının gerçekleştirilmediği veya herhangi bir girişimde bulunulmadığı ve 3.maddedeki mali harcamalar ile ilgili olarak ...’nun ortakların hisseleri oranındaki şirket borçlarını üstlendiğini kabul ve taahhüt etmesi nedeni ile bütün alınacak kararlara şerh koyuyoruz” ifadelerinin Genel Kurul toplantısında müvekkil adına vekil olarak tutanağa geçirildiğini, nitekim dosya kapsamında bulunan 17/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda da, davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı bilançolarında, davacı ve dava dışı ... ve ... tarafından 20/02/2020 tarihinde kurulan sözleşmenin, 4'ncü maddesinin şirket ortaklarından ...'na yüklemiş olduğu edimlerinin, şirkete ait bilanço rakamlarına göre yerine getirilmemiş olduğunun tespit edildiğini, Dürüstlük kuralı ile ilgili detaylı açıklamalar doğrultusunda; 3.1. Genel kurul toplantısı tutanağı (2. Madde); … sera kurulumunu kabul eden ... ve ...ın, elektrik enerji üretimi ... projesi ile ilgili 4.000.000TL'lik sermaye artırımı programını hazırlaması , 3.2. Genel kurul kararı madde 3'de belirtilen ve sözleşme gereği; ...nun … ortakların hisseleri oranındaki borçlarını kabul ve taahhüt etmesi üzerine rüçhan haklarını kullanmaya çalışmaları , 3.3. Genel kurul kararı madde 7'de … Bankası ...'in Çevre Mevzuatı için yaklaşık 4.000.000TL'lik sermaye artırımına karşılık gelen bu bedeli talep etmelerinin de dürüstlük kuralına uymadığını, Özetle 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılının bu tarihlerinde ..., sera kurulumuna ilişkin yükümlüklerini yerine getirmediği için 2023 yılında ruhsatın düşme ihtimali söz konusu olacağını, eğer ... 2020-2022 döneminde; Genel kurul kararı madde 3'de belirtildiği gibi sözleşmenin gereğini yerine getirip sera kurulumunu gerçekleştirmiş olsa idi ekonomik olarak sera işletmeciliğinin başlayacağı ve 30 yıl süreli olarak ruhsat işletme ruhsatına çevrileceğini, anlaşma yükümlülüğüne aykırı olarak ... kurulumundan Elektrik Enerji üretimine yönelik olarak hazırlık yapılıp ... projesine müracaat edilmesi ve hiç gereği olmadığı halde sermaye artırımına gidilmesinin dürüstlük kuralına uymadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı şirketin 21/10/2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline yöneliktir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı tarafça davalı şirketin 21/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle iptalinin talep edildiği, davalı tarafça alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu bildirilerek davanın reddinin savunulduğu, Mahkemece, alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alana bilirkişi heyeti kök ve kök raporu tekrar eden ek raporunda özetle; davaya konu 22/10/2021 tarihli davalı şirket 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında, şirket sermayesinin tamamını temsil eden 200 payın 147 payı asaleten, 53 payı vekaleten temsil edilmiş olduğunu, olağan genel kurul gündem ve çağrının şirket ana sözleşmesi ve yasada düzenlenen usul ve esaslara uygun olduğu, toplantıda alınan kararların tamamının, toplantıya katılan 200 adet payın 147'sini temsil eden ortakların olumlu, 53'ü vekaleten temsil edilen ortağın muhalefet şerhi olmak üzere alınmış olduğunu, toplantının bütün pay sahiplerinin temsili ile açılmış olduğu, karar nisabının ise 2/3 nispetinin üzerinde bir temsil ile gerçekleşmiş olduğunu, davalı şirket 2020 ve 2021 yılı bilançolarında, davacı ve dava dışı ... ve ... tarafından 20/02/2020 tarihinde kurulan sözleşmenin, 4'ncü maddesinin şirket ortaklarından ...'na yüklemiş olduğu edimlerinin, şirkete ait bilanço rakamlarına göre yerine getirilmemiş olduğunu, davacı ile dava dışı ... ve ... tarafından kurulan sözleşmenin, şirket ortaklarından ...'na yüklemiş olduğu edimlerin yerine getirilmediği gerekçesi ile huzurda görülen davaya konu, davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul kararının iyi niyet kuralları noktasından yorumlanması ve iptali hususu mahkemenin takdirinde olduğu görüşünün bildirildiği görülmüştür. Davaya konu iptali talep edilen 22/10/2021 tarihli genel kurulda; ''1-Gündemin birinci maddesi kapsamında Genel Kurul ... tarafından açıldı. Yapılan oylamada Toplantı Başkanlığına ... Yazmanlığa ise ... ve ... seçilmelerine oy birliği ile karar verildi. 2-2020 yılına ait Müdürler kurulunun yıllık faaliyet raporları okundu ve müzakere edildi. Yapılan oylama sonucunda yıllık faaliyet raporunda ...'”ın 53 hisse karşılığı olan ortaklığını temsilen katılan ekte vekaleti bulunan Av. ... söz alarak “... kurulumu ile ilgili herhangi bir ifade geçmemesi nedeniyle yıllık faliyet raporuna muhalefet şerhi konuldu”, muhalefet şerhi için ortak ... söz alıp “ Şirketimizin 2020 yılı faaliyet dönemi içerisinde sahip olduğu herhangi bir işletme ruhsatlı sahası bulunamadığı için ... yapımı yetkisi yasal olarak Bulüntümaktadir” şerhi düşülerek, madde oy çokluğu ile (147 Pay olumlu 53 pay olumsuz) kabul edildi. 3-2020 yılına ait hesap dönemine ilişkin Finansal Tablolar okundu, müzakeresine geçildi ...'ın 53 hisse karşılığı olan ortaklığını temsilen katılan ekte vekaleti bulunan Av. ... “ Sözleşme gereği ... tarafından ruhsatlarda şuana kadar ... kurulumlarının gerçekleştirilmediği ve/veya herhangi bir girişimde bulunulmadığı ve 3. Maddedeki malt harcamalar ile ilgili olarak ...'nun ortakların hisseleri oranındaki ortakların hisseleri oranındaki borçlarını kabul ve taakhüt etmesi nedeniyle alınacak kararlara muhalefet şerhi koyuyoruz.” , muhalefet şerhi için ortak ... ve ... söz alıp “ Şirketimizin 2020 yılı faaliyet dönemi içerisinde sahip olduğu herhangi bir işletme ruhsatlı sahası bulunamadığı için ... yapımı yetkisi yasal plarak bulunmamaktadır” şerhi “ düşülerek, madde oy çokluğu ile (147 Pay olumlu 53 pay olumsuz) kabul edildi. 4-Gündemin bu maddesinde müdürlerinin ibrasına geçildi ...'ın 53 hisse karşılığı olan ortaklığını temsilen katılan ekte vekaleti bulunan Av. ... söz alarak “2020 yılında herhangi bir faaliyette bulunulmadığından” şirket müdürlerinin ibrasına muhalefet şerhi konulmuştur. Muhalefet şerhi için ortak ... ve ... söz alıp “ibraları yönünde olumlu oy kullanarak” ibraları yönünde şerb düşülerek, madde oy çokluğu ile (147 Pay olumlu 53 pay olumsuz) kabul edildi. 5-Gündemin bu maddesinde şirket 2020 yılında zarar etmiş olup, ...'ın 53 hisse karşılığı olan ortaklığını temsilen katılan vekaleti ekte bulunan Av. ... söz alarak “2020 yılında herhangi bir faaliyette bulunulmadığından” 2020 yılına air kar/zararın kullanım şeklinin, dağitilacak Kâr ve Kazanç payları oranlarının belirlenmesine muhalefet şerhi konulmuştur. Muhalefet şerhi için Ortak ... ve ... söz alıp yatırım aşamasında olduğundan 2020 faaliyet döneminde zarar edildiğini “oraları yönünde olumlu oy kullanarak” ibraları yönünde şerh düşülerek, madde oy çokluğu ile (147 Pay olumlu 53 pay olumsuz) kabul edildi. 6-Gündemin bu maddesinde şirket ortaklarına ve müdürlerine ücret ödenmesi hususuna geçildi. ...'ın 53 hisse karşılığı olanı ortaklığını temsilen katılan vekaleti ekte bulunan Av. ... söz alarak “2020 yılında herhangi bir faaliyette bulunulmadığından” şirket şirket ortaklarına/ Müdürlerine ait ücretlerin belirlenmesine muhalefet şerhi konulmuştur. Muhalefet şerhi için Ortak ... ve ... söz alıp yatırım aşamasında olduğundan “ibraları ve ücret talep etmedikleri” yönünde şerh düşülerek, madde oy çokluğu ile (147 Pay olumlu 53 pay olumsuz) kabul edildi. 7-Gündemin bu maddesinde Şirketimiz jeotermal yatırımlarımızın gerçekleşmesi için şirket esas sözleşmesinin 6. Maddesinin tadil edilerek şirket sermayesinin 50.000,00.-TL' den 4.000.000,00.-TL”' ye çıkarılmasına geçildi. ...'ın 53 hisse karşılığı olan ortaklığını temsilen katılan vekaleti ekte bulunan Av. ... söz alarak “2020 yılında herhangi bir faaliyette bulunulmadığından” sermaye artırımının kabul edilmediği yönünde muhalefet şerhi konulmuştur. Muhalefet şerhi için Ortak ... ve ... söz alıp 3 Adet işletme ruhsatı ve 1 adet ara ruhsatlarının gerçekleştirilebilmesi için sermaye artışının şirket kuruluş amacı için gerekli ve zorunlu olduğu yönünde olumlu oy kullandılar, Gündemin bu maddesi kapsamında sermaye artışının yapılmasına oy çokluğu ile (147 Pay olumlu 53 pay olumsuz) kabul edildi. 8-Şirketin 2021 ve izleyen yıllarda faaliyetlerinin daha olumlu gitmesi yönünde temenni edilmiş ve gündemde görüşülecek başka bir madde kalmadığından, toplantı başkanı tarafından sağlık ve başarı dilekleriyle toplantı sonlandırıldı.''şeklinde kararlar alındığı görülmüştür. TTK uyarınca sermaye artırımı ana sözleşme değişikliğini gerektirmesi nedeniyle bir kısım özel düzenlemeye tabi bulunsa da netice itibariyle bir genel kurul kararı niteliğindedir.Yargıtay ve Dairemiz uygulamasında; genel kurul kararı (iptali kabil kararlar yönünden) iptal davalarında sırasıyla; öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı; eğer dava süresinde açılmış ise, bu sefer de dava açma hakkı bulunup bulunmadığı (muhalefet şerhi verip vermediği gibi); dava açma hakkı bulunması halinde de alınan kararın esas yönünden bir başka deyişle yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususları ile yokluk ve butlan hallerinin bulunup bulunmadığı incelenerek sonuca gidilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Somut dosya kapsamında süre yönünden yapılan incelemede; Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 445. Maddesinde; “(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” hükmü düzenlenmiştir. Eldeki davada, davalı şirketin 22/10/2021 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırım kararların iptali istendiği ve davanın 3 aylık yasal süre içerisinde 14/12/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Şekil yönünden, bir başka ifadeyle iptale konu 22/10/2021tarihli genel kurul toplantısı için yapılan çağrının yasaya uygun olup olmadığı yönünden yapılan incelemede; TTK'nun 617/1. maddesinde; “(1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.(2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.(3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir.(4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır.'' hükmü düzenlenmiştir. TTK’nun 621.maddesinde ise;“(1) Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir: a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi. b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının öngörülmesi. c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması. d) Esas sermayenin artırılması.e) Rüçhan hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılması...ı) Şirketin feshi.” hükmü düzenlenmiştir. İptale konu 22/10/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve ticaret sicili gazetesi ilanı incelendiğinde; genel kurula çağrının, gündem maddelerini içerir şekilde 07/10/2021 tarih ve 10425 sayılı Türkiye Ticaret Sicil gazetesinin 557. sayfasında ilan edildiği tespit edilmiş olmakla genel kurula çağrıda TTK.’nun 617 madde hükümlerine aykırı bir yön tespit edilmemiş ve çağrının usulüne uygun yapıldığı anlaşılmıştır. Toplantı ve karar nisabı yönünden yapılan incelemede; iptale konu 22/10/2021 tarihli genel kurul tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde, toplam 200 paydan 147 adedinin asaleten, 53 adedinin vekaleten temsil edilmiş olduğu , 6102 sayılı TTK'nun önemli kararlar başlıklı 621.maddesinde şirket ana sermayesinin arttırımında temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla karar nisabının 2/3 nisabından yüksek bir oran olan 147 paya karşılık gelen karar sayısıyla kabul edildiği, bu bağlamda genel kurul toplantı nisabı ve karar nisabında TTK’nun 621 maddesi hükmüne aykırı bir yön tespit edilmemiştir. Dava açma hakkına yönelik yapılan incelemede; kimlerin genel kurul kararının iptali için dava açabileceğine ilişkin TTK’nun "İptal davası açabilecek kişiler" başlıklı 446. maddesinde; “(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bir ortağın genel kurulda alınan kararın iptalini talep edebilmesi için, yukarıda anılan yasa maddesinde düzenlendiği şekilde toplantıya katılıp alınan karara karşı ret oyu kullanıp muhalefet şerhini tutanağa yazdırması gerekmektedir. Genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2015 tarih, 2014/18887 E -2015/13122 K sayılı ilamı) TTK'nun 447 maddesi uyarınca pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar batıldır. Nispi emredici kuralların genel ve sürekli şekilde ihlaline ilişkin olmadığı sürece bir defalık ihlal eden genel kurul kararları da iptal edilebilir kararlardandır. (Prof.Dr.Erdoğan Moroğlu-Anonim Ortaklıkta GK Kararlarının Hükümsüzlüğü, Güncellenmiş ve Genişletilmiş 7.Baskı, 2014 -sayfa 154). Doktrinde emredici hukuk kuralının koruduğu menfaate göre bir ayrım yapılarak bir sonuca varılması baskın olarak kabul edilmektedir. Buna göre; eğer emredici kanun hükmü kamu düzenine ilişkinse burada bir yokluk ya da butlan hali bulunacak; ancak kanun hükmü pay sahibinin menfaati korumaya yönelikse iptal edilebilirlik gündeme gelecektir. Doktrinde bazı yazarlar tarafından, kamu düzenine ilişkin olan emredici hükümler mutlak emredici hükümler, pay sahiplerinin çıkarlarına yönelik hükümlerse nispî emredici hükümler olarak tanımlanmaktadır. Bu yazarlara göre, nisbî emredici hükümlere aykırılık iptal sebebi oluşturacaktır. Genel Kurul kararlarının meydana gelişlerinde kurucu unsurlardan birinin olmaması veya konuları bakımından emredici hükümlere aykırı olan genel kurul kararları ise yokluk müeyyidesine tabidir. Genel kurul kararlarının Yokluk ile Butlan sebepleri birbirinden farklı olmakla birlikte müeyyidesi bakımından bir farklılık yoktur. Her iki sebebe dayanan tespit istemleri zaman aşımı ve hak düşürücü süreye tabi olmadan ilgili herkes tarafından ileri sürülebilir. Genel kurul kararlarının butlanı yada yokluğunun tespiti istemi kural olarak herhangi bir süreye tabi değilse de bu hak hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacak şekilde dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılmalıdır. İptal davasından farklı olarak genel kurul kararlarının butlanı yada yokluk ile malul olduğu hususunu ileri sürebilmek için toplantıya katılan üyenin karara karşı ret oyu kullanması ve muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi geçirmesi şartı da aranmamaktadır. Genel kurulun kararlarının iptali istemine ilişkin davalarda mahkemece resen öncelikle alınan kararların yokluk veya TTK 447. maddesi kapsamında butlan yaptırımına tabi olacak nitelikte kararlardan olup olmadığı değerlendirildikten sonra iptal davasının koşullları değerlendirilmelidir. Davaya konu davalı şirketin faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin (2) numaralı gündem maddesi ile alınan karar yönünden ; davalı şirketin yıllık faaliyet raporunun yasada belirtilen çoğunlukla oylandığı, gündemin (4) maddesi ile ayrıca ibra görüşüldüğünden ibra niteliğinde bulunmadığı, tutanağa göre ''...oylama sonucunda...'' ibaresinden sonra muhalefet şerhinin yazıldığı bu suretle davacının iptal talep etme hakkı doğduğu anlaşılmakla birlikte; alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmaması karşısında mahkemece (2) numaralı gündem maddesi ile alınan karar yönünden bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davaya konu (3),(5),(6),(7) numaralı gündem maddesi ile alınan kararlar yönünden ; Düzenleme ile birlikte somut olaya gelince, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere davacı, davalı şirketin ortağı olup, davaya konu sermaye arttırım kararının alındığı 15/02/2024 tarihli genel kurul toplantısına katılarak sermaye artırımına yönelik gündem maddesine olumsuz oy kullanmıştır. Sermayenin artırılması üst başlıklı TTK'nun 456/3. maddesinde, sermaye artırımının genel kurul karar tarihinden itibaren 3 ay içinde tescil edilmesi gerektiği, aksi halde genel kurul kararının geçersiz hale geleceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu genel kurulda gündemin 7. maddesi ile alınan sermaye artırım kararına ilişkin açılan davada incelenmesi gereken ilk husus sermaye artırım kararının karar tarihinden itibaren 3 ay içinde tescil edilip edilmediğidir. Sermaye artırım kararının 22/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında alındığı tarihten itibaren 3 aylık tescil süresi dolmadan 17/11/2021 tarih, 10443 sayılı Türkiye Ticaret Sicil gazetesinin 420. sayfasında ilan edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlarda kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gibi, yokluk ve butlan müeyyidesine tabi olması da söz konusu olmadığından iptalinin istenebilmesi için muhalefet şerhinin usulüne uygun olarak tutanağa geçirilmesi zorunludur. Dava konusu 22/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında (3),(5),(6),(7) sayılı gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce, davacı vekilinin karara muhalif kalma gerekçelerini tutanağa geçirttiği, daha sonra gündem maddelerinin görüşülüp maddelere ilişkin yapılan oylamada olumsuz oy kullandığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması ve bu hususun ayrıca zapta geçirilmesi gerektiğinden, oylama öncesi yapılan görüşmeler esnasında muhalefet şerhini tutanağa geçirmesi, daha sonra alınan karara karşı red oyu kullanmasının alınan karara muhalefet ettiği anlamını taşımayacaktır. Açıklanan şekilde muhalefet peşin muhalefet niteliğindedir. İptal davası açan ortağın oylama sonrası red oyu ve ayrıca toplantı tutanağına muhalefet şerhini de yazdırması gerekmektedir. Dava konusu genel kurul toplantısında gündem maddelerinde yer alan davacı muhalefeti ise dava konusu maddeler yönünden peşin muhalefet niteliğinde olup, maddeler görüşüldükten sonra muhalefet şerhi tutanağa geçirilmediğinden iptal davasında muhalefete ilişkin yasal koşul gerçekleşmemiştir (Yargıtay 11 HD'nin 08/12/2015 tarih 2014/18887 E. 2015/13122 K., yine aynı Dairenin 02/06/2014 tarih 2014/3504 E. 2014/10251 K., Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/11/2022 tarih 2020/11-662 Esas 2022/1551 Karar sayılı kararları emsal niteliktedir). Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince 22/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan (3),(5),(6),(7) kararlarda butlan koşullarının gerçekleşmediği, muhalefet şerhine ilişkin iptal davası yasal koşulun oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Davaya konu (4) numaralı gündem maddesi ile Yönetim Kurulu İbrasına ilişkin karar yönünden; TTK'nun 619/1 maddesine göre herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar. Genel kurulda müdürler kurulu üyelerinin,müdürler kurulunun ibrasında oy yasağı bulunmasına rağmen oy kullanmaları ve bu oylar haricinde karar nisabının sağlanamaması karşısında, yok hükmünde olan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 03/06/2025 tarih, 2024/6376E- 2025/3951K, 05/02/2024 tarih , 2022/4442 E- 2024/710 K sayılı ilamları ). Davalı şirketin toplam 200 adet payının 53 adet payının davacıya, kalan toplam 147 adet payın dava dışı ortaklar ... ve ... 'a olup davaya konu 2020 yılı yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 nolu kararda davacının muhalif kaldığı, davacının 53 adet payının çekimser oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı görülmüştür. Davalı şirket ana sözleşmesinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 12 Mart 2020 tarih ve 10035 sayılı |nüshasında ilan olunduğu üzere aksi karar alınıncaya kadar ... ve ...'ın müştereken şirketi temsil etmek üzere şirket müdürü olarak seçilmiş olduğu; daha sonra 08/03/2021 günlü (11.03.2021 tarihli sicil gazetesinde ilan edilen) genel kurulda alınan kararla ...'ın müdürlük görevinin sona erdirildiği ve ilan edildiği yeni müdürler kurulunun ... ve ...'dan oluştuğu görülmüştür. Dava konusu genel kurulda 2020 yılına ait mali dönem oylandığına göre müdürler kurulu üyesi ... kendi ibrasında ve diğer müdür ...'ın ibrasında oy kullanmış olup, oydan yoksun müdürler kurulu üyelerinin oyları haricinde kalan ... 'ın oylarının ibra ibra için TTK 418 maddesinde öngörülen nisabın sağladığı ve ibranın gerçekleşmiş olduğu anılan ibra kararının yoklukla malul olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlarda kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gibi, yokluk ve butlan müeyyidesine tabi olması da söz konusu olmadığından iptalinin istenebilmesi için muhalefet şerhinin usulüne uygun olarak tutanağa geçirilmesi zorunlu olup, davacının iş bu karara muhalefeti de yukarıda açıklandığı üzere peşin muhalefet niteliğinde olup, ibraya ilişkin (4) madde görüşüldükten sonra muhalefet şerhi tutanağa geçirilmediğinden iptal davasında muhalefete ilişkin yasal koşul gerçekleşmemiştir. Bu bağlamda ilk derece mahkemesince 22/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan (4) numaralı ibraya ilişkin kararda butlan koşullarının gerçekleşmediği, muhalefet şerhine ilişkin iptal davası yasal koşulun oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının (3), (4), (5),(6),(7) numaralı gündem maddeleri yönünden gerekçe nedeni ile kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ve2021/753 Esas 2022/902 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının davaya konu (2), (3), (4), (5),(6),(7) numaralı gündem maddesi ile alınan kararlar yönünden reddine, 2-Karar tarihinde alınması gerekli 615,40 TL harcın , davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 86,10 TL, peşin harç 59,30 TL ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.154,40 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333. maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine, C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 179,90 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 99,00 TL dosyanın istinafa gönderim gideri olmak üzere toplam 591,00 TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına , 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...