T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/307 - 2026/472 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/307 KARAR NO : 2026/472 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2023 NUMARASI : 2022/312 E. - 2023/79 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Hakla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/307 - 2026/472 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/307 KARAR NO : 2026/472 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2023 NUMARASI : 2022/312 E. - 2023/79 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/03/2023 tarih ve 2022/312 E. - 2023/79 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, “...” markasının müvekkili adına 2017 18952 ve 2012 91262 sayılar ile tescilli olarak yıllardır kullanıldığını, davalı şahıs tarafından yapılan 2020/114690 başvuru numaralı "....com" ibareli marka başvurusunun 35 ve 39. Sınıflarda tesciline müvekkilinin bu markalarına dayalı olarak dosyaladığı itirazların diğer davalı tarafından dava konusu edilen YİDK kararı ile 35. Sınıf yönünden reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, dava konusu edilen markada yer alan “.com” ibaresinin SMK m. 5/1-a kapsamında ayırt ediciliği bulunmadığından markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin markalarında ise “...” ibaresinin tek unsur olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığını, “...” ibaresinin teknolojik aletlerden çıkan yansıma sözcüğü olduğunu, “...” ibaresinin ise bu sözcüğe İngilizce’de “uçmak” anlamına gelen “...” kelimesinin eklenmesiyle yaratılmış bir ibare olduğunu, taraf markalarında “...” ibaresinin aynı anlamda kullanıldığını ve bu yüzden de markaların kavramsal yönden benzer olduğunu, nitekim markaların benzediği hususunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından da kabul edildiğini, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan 35. Sınıftaki hizmetler yönünden müvekkilinin 2012 91262 sayılı markasının tescilli olduğunu, benzer alıcı çevresine hitap eden, kullanım ve uygulama alanları aynı olan ve marka işaretleri de benzer olan taraf markalarının SMK m.6/1 kapsamında iltibas yaratacağının şüphesiz olduğunu, ayrıca müvekkilinin “...”li markalarının SMK m. 6/5 hükmü uyarınca korunan tanınmış markalardan olduğunu, bu durumda davacının markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer olan dava konusu edilen markanın tescil edilmesi ve kullanılması halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanması, markaların itibarının ve ayırt edici karakterinin zedelenmesinin söz konusu olacağını, davalı şahsın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak suretiyle haksız bir ticari kazanç elde etmek gayesiyle yani kötüniyetli olarak hareket ettiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2022-M-7514 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen 2020/114690 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının başvuru konusu markanın yayımına itirazı sonrasında, davalının itiraz gerekçesi 2012 91262 sayılı marka hakkında kullanım ispati talebinde bulunmuş olmasına rağmen davacının bu markasının kullanıldığının yeterli delille ispat edilemediğini, davacının bu markasına dayalı olarak SMK m.6/1 hükmünden yararlanmasının mümkün olmadığını, dava konusu edilen markanın kapsamından 39. Sınıfa giren hizmetler çıkartılmış olduğundan kalan hizmetler açısından taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markalarının tanınmışlığını ve kötüniyete dayalı itirazlarını da somut delillerle ispat edemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davalının ''....com'' markasının, www.....com alan adı ve uzantıları ile birlikte web tabanlı olarak internet sitesi vasıtasıyla havayolu firmalarına ait online uçak bilet satış hizmeti sunulması amacıyla oluşturulmuş ve tescil edilmiş bir marka olduğunu, işaretteki ''...'' sözcüğü ile “kuş” figürünün havacılık sektörü, sivil havacılık mal ve hizmet satımı ve uçak bileti ile ilgili, “.com” ibaresinin de markanın online ve web tabanlı oluşunun izlenimini betimlemesi için kullanıldığını, hükümsüzlük talepli dava açısından müvekkilinin davacının davasına mesnet aldığı tüm markalarının kullanıldığının ispat edilmesini talep ettiğini, zira davacının davasına mesnet 2012 91262 sayılı markasının kullanımını işlem dosyası kapsamında ispat edemediğini, taraf markaları arasında görsel veya işitsel olarak düşük derecede dahi olsa bir benzerlik ve dolayısıyla karıştırılma olasılığının bulunmadığını, taraf markalarında ortak olan “...” sözcüğünün tek bir markaya özgülenmesi mümkün olmayan, markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu, davacının markasının başka ülkelerde kullanılıyor olmasının tanınmış bir marka olduğunun kanıtlanmasında tek başına yeterli bir ölçüt olmadığını, davacının müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da somut delillerle ispat edemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamında kalmış olan emtiadan, YİDK kararının iptali talepli dava açısından, sadece, 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtianın 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 35. Sınıftaki diğer hizmetler yönünden ise gerçekleşmediği, hükümsüzlük talepli dava açısından, 35. Sınıfa giren tüm hizmetler ve 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtianın 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 03 ve 34. Sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri yönünden ise gerçekleşmediği, 35. Sınıfa giren ve satış hizmetleri dışında kalan hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bu hizmetleri satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı, davalının markasının kapsamında satış hizmetlerine konu edilen emtiaların yelpazesi çok geniş olduğundan, satış hizmetleri yönünden böyle bir genelleme yapılamayacağı, ancak bu tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, YİDK kararının iptali talepli dava açısından, sadece, 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtianın 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri özelinde, hükümsüzlük talepli dava açısından; 35. Sınıfa giren tüm hizmetler ve 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtianın 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri özelinde, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin kısmen bulunduğu, davacının “tanınmışlık” iddialarının davalı markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davacının “kötüniyet” iddialarının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2022/M-7514 sayılı kararının 3. Sınıf hariç 01-33 sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı-mağazacılık hizmetleri yönünden iptaline, davaya konu markanın 35. Sınıfa giren tüm hizmetler ile 3. Sınıf hariç 01-33 sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı-mağazacılık hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında belli bir oranda benzerlik değil, işitsel ve kavramsal yönden tam bir benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının SMK m.6/5 uyarınca tanınmış marka olduğundan davanın tümden kabulünün gerektiğini, başvuru sahibinin müvekkilin tanınmış markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, somut olayda, davalı başvuru sahibinin marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığının kabulü gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hak düşürücü süre itirazının incelenmediğini, müvekkilinin markası ile davacının markasının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin markası ile davacının markası arasında mal benzerliği veya iltibas ihtimali de bulunmadığını, salt “...” ibaresine odaklanarak benzerlik değerlendirmesi yapılamayacağını, müvekkilinin markası ile davacının markası arasında mal benzerliği ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında kalan emtia yönünden benzerlik ve iltibas ihtimali olmadığını, diğer bir ifadeyle, tescil kapsamında kalan emtiaların benzerlik düzeyleri ve niteliği ile markaların benzerlik düzeyi ve içerdikleri farklı unsurlar birlikte göz önüne alındığında, kalan emtialarda, davacı markaları ile davalı marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, YİDK kararının tüm yönleriyle hukuka uygun olduğunu, somut olayda SMK 6/5 ve 6/9 maddesinin şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı şahıs tarafından yapılan 2020/114690 sayılı dava konusu marka başvurusuna, dava dışı ... isimli firma tarafından itiraz edildiği, bu firmanın itirazının kısmen kabul kısmen ret edilmesi üzerine aynı firma tarafından reddedilen kısım yönünden yapılan itirazın dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği anlaşılmakta olup, dava konusu edilen YİDK kararının iptaline yönelik iş bu davanın, itiraz eden firma tarafından değil, ... AŞ tarafından açıldığı anlaşılmıştır. Diğer yandan, gerek itiraz aşamasında gerekse dava aşamasında davacının mesnet olarak gösterdiği markaların da dava dışı şirkete ait olduğu görülmektedir. Bu itibarla, dosya kapsamında davacı sıfatının açıklığa kavuşturulması ve sonrasında işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, Dairemizce, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/03/2023 gün ve 2022/312 E. - 2023/79 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.