11. Hukuk Dairesi 2016/3958 E. , 2017/5978 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2015 tarih ve 2015/113-2015/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2016/3958 E. , 2017/5978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2015 tarih ve 2015/113-2015/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili, 22/11/2008 tarihindeki şiddetli fırtınada müvekkiline ait geminin ...'te demirdeyken davalıya ait dubanın demirini koparıp müvekkilinin gemisinin üzerine gelerek hasara neden olduğunu, mahkeme kanalı ile hasarın tespit edildiğini ileri sürerek, 66.000 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı-kaşı davacıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, asıl davada dubanın alargada olmasının mümkün olmadığını, davacının gemisinin araç indirme rampasının lodosta kayalara çarpmaya başladığını, sonra da dubaya doğru sürüklendiğini, bağlama şekillerine göre davacının iddia ettiği şekilde bir kaza olamayacağını savunmuş; karşı davada ise, dubaya çarpan davacı gemisinin bağlama halatlarının kopması ve müvekkiline ait dubanın kayalıklara sürüklenmesi sebebiyle zarar gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, gemi ve dubanın bağlanmış olduğu yerin herhangi bir rıhtım yada iskele olmadığı, halatların sahildeki kayalara bağlanmış olduğu, hal böyle iken kötü hava şartlarında gemi ve dubanın bulunduğu yerden sürüklenip birbirine çarpmasının beklenen bir durum olduğu, zira gemi ve dubanın bağlandığı yerin emniyetli bir rıhtım, iskele veya liman konumunda olmadığı, olayın vuku bulmasında her iki yanında eşit oranda kusurlu olduğu, genel hukuk prensibine göre davacının kendisinin de kusurlu olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.