7. Hukuk Dairesi 2023/2663 E. , 2024/2979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1816 E., 2022/2929 K. DAVA TARİHİ : 13.08.2018 KARAR : Esastan ret TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/255 E., 2022/68 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kar
**7. Hukuk Dairesi 2023/2663 E. , 2024/2979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1816 E., 2022/2929 K. DAVA TARİHİ : 13.08.2018 KARAR : Esastan ret TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/255 E., 2022/68 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı, davacı vekili ve duruşma talepli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mah. 208 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalı Mikail Hızlı'nın 25.08.2016 tarihinde dava dışı diğer kişilerden hisselerinin tamamını 43.330,00 TL\*3=130.000,00 TL bedelle aldığını, ... isimli hissedarın 453/1415 hissesinin tamamını 02.11.2016 tarihinde 800.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış işlemlerinin davacıya bildirilmediğini, belirterek davalı Mikail Hızlı tarafından ... ..., ..., ... ve ...'tan satın alınan tüm payların iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 12.06.2013 tarihinde hissedarlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ve davacı ... ... arasında fiili taksime uygun, yazılı taksim sözleşmesi düzenlendiğini, taksim sözleşmesinin ekinde kroki yer aldığını, bu sözleşmeye göre kullanımın devam ettiğini, hissedar ...'ın hissesini 31.10.2014 tarihinde ...'a sattığını, hiç kimsenin ön alım hakkından bahsetmediğini, çünkü fiili taksim sözleşmesinin bulunduğunu, davacının da hissesini 05.04.2013 tarihinde Dersim Stein'den satın aldığını, kendisinin de üçüncü kişi olarak satın aldığını, o dönemde de fiili taksim olduğu için davacının hisse almasına karşı kimsenin ön alım hakkından bahsetmediğini, taşınmazın evveliyatından beri murisin ilk fiili taksiminin devam etmekte olup sadece maliklerin değiştiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabulü ile; Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... (...) Mahallesi 208 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafın 25.08.2016 tarihinde 16396 yevmiye numaralı işlemle ...'den satın aldığı 177/11320 hissenin, ... ...'den satın aldığı 177/11320 hissenin, ...'den satın aldığı 177/11320 hissenin tapu kaydının iptali ile tapu kaydı iptal edilen hisselerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili: ...'a ait hisseleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu hisselerin iptaline ilişkin karar verilmemesinin hatalı olduğunu, hissedarlar arasında hiçbir fiili kullanım bulunmadığı yerlerin paylaşımı yapılmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; ön alım bedelinin resmi senetteki taşınmaz satış bedeli ile tapu giderlerinin toplamı olduğunu, satış bedeli 129.999,99 TL ve 5.200,00 TL tapu harcı ile birlikte 218,13 TL döner sermaye bedeli de dahil toplam 135.418,13 TL'nin depo edilmesi gerektiği halde 132.599,99 TL'nin depo edilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna göre taşınmaz bedelinin 800.000,00 TL olduğunu, 32.000,00 TL tapu harcı ve döner sermaye gideri ile birlikte 832.000,00 TL depo edilmesi ve harcı esas değerinin toplam 967.418,00 TL üzerinden alınması gerektiğini, ülkemizde paranın değer kaybı gerçeği bulunduğunu, yaklaşık 6 yıl önceki bir değer üzerinden davalı aleyhine karar verilmesinin davalıya ekonomik anlamda olağanüstü zarar vereceğini, depo edilen bedelin nemalandırılmasının davalının zararlarının kısmen de olsa karşılanmasına olanak sağlayacağını, eksik araştırma yapıldığını, tanıklarının dinlenmediğini, müvekkilinin davaya konu hisseyi ilk ...'tan 21.07.2016 tarihinden önce trampa yoluyla aldığını, bu nedenle davacı ...'in ön alım hakkının bulunmadığını, taşınmaz üzerinde yazılı fiili paylaşım ve eylemle paylaşımın bulunduğunu ileri sürerek kararın kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ve davalı Mikail Hızlı'ya hisse satan ...'ın bizzat fiili olarak kullandığı yer var olup bunlar yönünden fiili taksim gerçekleşmiş ise de davalıya hisse satan ..., ... ve ... ...'in bizzat fiili olarak kullandıkları yerlerin bulunmadığı, bu kişiler açısından fiili taksimin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, davacının, davalıya hisse satan ..., ... ve ... ... yönünden ön alım hakkının bulunduğu, hisse satış bedeli olan 129.999,99 TL ile alıcı tarafından karşılanan 2.600,00 TL tapu harcından oluşan toplam 132.599,99 TL'nin davacı tarafından verilen süre içerisinde mahkeme veznesine depo edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuşlardır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2, 732, 733 ve 734 üncü maddeleri, 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 14.02.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı kararı, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ön alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası ... 1949/17 E, 1951/1 K sayılı kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. 3.Somut olayda; dosya kapsamına sunulan 12.06.2013 tarihli taksim sözleşmesine göre ön alım hakkını kullanan ... ile davalıya pay satan ..., ..., ... ... murisi ... ... arasında taksim yapılmış, herkesin yeri ayrılmıştır. Taraflar kendi aralarında rızaen kullandıkları yeri belirlemiş olduklarından yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararı ve yaygın içtihatlar nedeniyle davacının ön alım hakkını kullanmasında iyi niyetli olduğu söylenemez. 25.08.2016 tarihli satış nedeniyle fiili taksimin varlığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekillinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.