T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2006 Esas KARAR NO : 2025/1990 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2023/163 Esas - 2025/582 Karar TARİH: 17/07/2025 DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2006 Esas KARAR NO : 2025/1990 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2023/163 Esas - 2025/582 Karar TARİH: 17/07/2025 DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müvekkili tarafından ... Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ait elma suyu konsantresi emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Emtia Nakliyat Sigortası Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirket sigortalısının Yunanistan'da bulunan "..." isimli firmaya elma suyu konsantresi emtiası sattığını, emtianın "..." gemisine 210712579 numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Yunanistan'a taşınmak üzere yüklendiğini, emtianın taşındığı... numaralı konteynerin 21.05.2021 tarihinde limana ihraç yüklü olarak giriş yaptığını, 26.05.2021 tarihinde gemiye yüklendiğini ve akabinde konteynerde sızıntı olduğunun tespit edildiğini, hasarın fark edilmesi akabinde hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini ve emtiaların flexi tanktan sızdırma yaparak hasarlandığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarın fark edilmesinin ardından sigortalı şirketçe konu hasara ilişkin olarak Davalı şirketlere ihtarname gönderildiğini, 1 numaralı davalı şirket tarafından sigortalıya flexi tankler için ... numaralı fatura kesildiğini, davalının emtiaların taşındığı flexi tanklerin üreticisi olduğunu, flexi tanklerin taşımaya elverişli olmasından sorumlu olduğunu, konu torbaların taşıma sırasında yırtılmış olmasından dolayı özen yükümlülüğüne aykırı davranarak emtianın hasar görmesinden sorumlu olduğunu, 2 numaralı davalının taşımaya ilişkin konşimentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada hem TTK md. 1191 uyarınca fiili taşıyan hem de taşımaya ilişkin navlun faturasını düzenleyerek TTK md. 1138 uyarınca akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, 3 numaralı davalının limanın işletmecisi olduğundan hasarsız olarak konteynere yüklenen emtianın hasarlanmasından sorumlu olduğunu, hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen elma suyu konsantresi emtiasının taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalıların müştereken ve müteselsilen zarardan sorumlu olduklarını, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, 6102 Sayılı TTK'nun 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve kanuni halef sıfatını kazandığını, taşıyanı TTK md. 1178 uyarınca sorumluluğu bulunduğunu, borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe borçlular/davalılar tarafından yapılmış olan itirazın haksız olduğunu, 14.02.2023 tarihinde taraflarınca İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını ve bu doğrultuda son tutanak düzenlendiğini belirterek İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... Endüstriyel Ambalaj Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; hem üretim aşamasında flexitankta yapılan testlerin sonuçları ve hem de flexitankın hasarlanan kısmı üzerinde yapılan testlerin sonucu dikkate alınarak düzenlenmiş olan ... Raporunun flexitankta üretim hatası, kusur ve ayıp bulunmadığını ortaya koyduğunu, hasar sonrası incelemelerde elde edilen bulgulardan emtia hasarına taşıma esnasında konteynerin gerektiği gibi elleçlenmemesi, dolum işlemi sırasında davacının selefi olan ... Gıdanın dolum tesisinden ve/veya emtianın nevinden kaynaklanan bir bakteri gelişimi ve bu bakterinin eksponansiyel artışı sonucunda flexitank içerisinde çok fazla gaz/sıvı/köpük oluşması gibi sebeplerin neden olduğunun anlaşıldığını, taşıma sırasında flexitankın patlamasından ve neticesi olarak da Elma Suyu Konsantresi emtiasının zarara uğramasından ötürü müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sübuta ermeyen davasının reddi gerektiğini, hasar sonrasında davacının selefi olan ... Gıda Sanayi A.Ş.'nin ihtarname ile uğradığı zarar kalemleri olarak akan emtianın bedeli ve sair diğer masraf kalemlerinin tazminine ilişkin hasar bildirimini ihtar ettiğini, ihtarnameye karşı müvekkilinin, emtiaların taşıma sırasında flexitankların yırtılması sonucu akara zarara uğramasından ötürü herhangi bir sorumluluğu bulunmadığına yönelik cevabi ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından 6 Nisan 2022 tarihinde 210712579 numaralı denizyolu taşıma senedi tahtında İzmir'den Yunanistan'a taşınmak üzere Julius - S gemisine yüklenen elma suyu konsantresi emtiasının taşınması sırasında hasarlanması sebebiyle meydana gelen zararın poliçe tahtında tazmin edildiği belirtilerek İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası üzerinden 32.283,88 Euro'nun tahsili için müvekkili ile 2. davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itirazlar neticesinde takibin durduğunu, davacının itirazların iptali için işbu davayı ikame ettiğini, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, somut uyuşmazlığa İngiliz Hukuku'nun uygulanması gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, TTK m.1188 uyarınca zararlardan dolayı ileri sürülen taleplerin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, söz konusu maddenin 2. fıkrası uyarınca sürenin emtianın tesliminden itibaren başladığını, dolayısıyla TTK m.1188 uyarınca talep hakkının hak düşürücü sürenin geçirilmiş olmasından ötürü düştüğünü, talep konusu alacağın TBK m. 231 hükmü uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacının sigortalısının muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğinden hak talep edemeyeceğini, meydana gelen zararın müvekkilinin kusuruyla sebebiyet verdiği bir zarar olmadığını, flexitankın ayıplı olmadığını, müvekkilinin işbu davada zarardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının talep miktarının ve faiz talebinin fahiş ve hukuka aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla Mahkememizin görevsiz ve yetkisiz olması nedeniyle davanın reddine, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına, davanın esastan reddine, davacının talep konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... As'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; milletlerarası yetki itirazları bulunduğunu, konşimento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu, yetkili mahkemenin Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, taşımaya ilişkin konşimentonun yurtdışında düzenlendiğini, taşıyan ... ... A/S'nin Türkiye'deki acentesi olan ... Denizcilik A.Ş.'nin herhangi bir aracılıkta bulunmadığını, TTK. Madde 105 kapsamında Türk Mahkemeleri'ne münhasır yargı yetkisi vermediğini, davacı tarafın 4100010190952 numaralı abonman poliçesini dosyaya ibraz ettiğini ancak sefer bazlı nakliyat sigorta poliçesini dosyaya ibraz etmediğini, dava konusu taşımanın teminat dışı olup olmadığının anlaşılamadığını, emtia nakliyat sigortaları genel şartları uyarınca mutad dışı akmadan ileri gelen hasarların sigorta kuvertürü dışında olduğunu, dosyada mevcut sigorta ekspertiz raporuna göre hasarın ambalaj hatasından meydana geldiğini, konteyner iç istifinden ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklanan hasarların taşıyanlara sorumsuzluk kazandırdığını, imalatına göre yükletenler tarafından taşıma kapasitesi üzerinde yükleme yapılan flexitanklarda meydana gelen hasarlardan taşıyanın sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu taşımaya ilişkin konşimento üzerinde "said to contain" ve "shippers stow load weight and count" rezervelerinin bulunduğunu, bunlara göre taşımaya konu konteynerlerin içinde ne olduğunun ve nasıl halde bulunduğunun bilinmediğini, TTK. Madde 1185 gereğince taşıyana süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, zayi bildiriminde bulunulmadığını, buna göre yükün konşimentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edildiğini, TTK. 1185/2 uyarınca hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespit bulunmadığını belirterek konşimentoda bulunan milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine, her halükarda davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Liman İşletmeciliği Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davacının taleplerinin HMK. Madde 119'a göre açıklatılması gerektiğini, davacı sigortacı ... Sigorta A.Ş.'nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili şirket ... Terminal'in mevcut uyuşmazlık kapsamında pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dosyada mübrez tutanaklar ve belgeler doğrultusunda müvekkili şirketin liman sahasında tüm operasyon faaliyetlerini sorunsuz bir şekilde tamamladığını, bahse konu yükte meydana gelen hasarın konteyner içerisinde bulunan flexitankın doğru işlev görmemesinden kaynaklandığını, davaya konu yükün taşımaya elverişli ve yükün mahiyetine uygun olarak konteyner içerisinde istiflenip istiflenmediği ile yükün koyulduğu flexitankların işlevsel olup olmadığı noktasında herhangi bir hukuki/sözleşmesel yükümlülüğü veya taahhüdü bulunmayan müvekkili şirketin yük hasarına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının iddialarının aksine halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin davacının taleplerinin muhatabı olmasının abesle iştigal olduğunu belirterek davanın yetki yönünden usulden reddine, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine, pasif husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket yönünden esastan reddine, her halükarda davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/07/2025 tarih ve 2023/163 Esas - 2025/582 Karar sayılı kararında; "...Dava; davacı sigortalısına ait emtiaların davalılar sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; ..., Likua ve ... davalı vekillerinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davalı... vekilinin zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazının yerinde olup olmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.TTK'nın 1472. maddesi uyarınca, sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için, sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat bir itiraz olduğundan, hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu sübjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus¸ mahkemece resen gözününde bulundurulmalıdır, bir davada taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir defi de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (Yargıtay 3. HD 03/07/2017 tarih 2016/21937esas, 2017/10891 karar sayılı ilamı)Somut olayda; teslim şekli CFR olarak kararlaştırılmıştır. Bu teslim şeklinde satış bedeline mal bedeli ve navlun bedeli dahil olup, malın taşıyıcıya tesliminden itibaren risk ve masraflar ve dolayısıyla hasar riski alıcıya geçer. Bu durumda satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur. Ancak, somut olayda gümrük beyannamesinde gönderen ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağı düzenlenmiştir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmakta ise de dava dışı satıcının ticari defterlerinde yapılan incelemede satışa konu ürünler nedeniyle mal mukabili bir satışın gerçekleşmediği, alıcıdan bedelin tamamının nakten tahsil edildiği anlaşılmış olmakla alınan bedelin daha sonra mahsup edilmediği, sigortalı mal bedelini tahsil ettiğinden sigortalı satıcının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığı ve davacı sigortacının alacağın temliki suretiyle dahi taraf sıfatını kazanamayacağı anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile, ''1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin dava dışı sigortalıya geçerli bir poliçe kapsamında ödeme yapmış olduğunu, kanunen sigortalının haklarına halef olduğunu, aktif husumetlerinin olduğunu, bu durumun bilirkişilerce tespit edildiğini, dosyadaki mübrez deliller ile müvekkil şirketinin dava dışı sigortalının haklarına TTK md. 1472 uyarınca halef olduğunun ispat edildiğini, müvekkilinin söz konusu taşımada meydana gelen zarardan ötürü taşıyan davalıya rücu etme hakkına sahip olduğunu, ... numaralı faturanın istinaf başvurusuna konu olmadığını, 2023/161 E. Sayılı dosyanın konusu olduğunu, işbu davanın konusu olan faturanın 31.05.2021 tarihinde ters kayıt yapılarak kapatıldığı bilirkişi tarafından izah edildiğini, bu doğrultuda, sadece aynı meblağlı bir fatura düzenlenmiş olmasının, dava konusu fatura olduğu anlamına gelmeyeceğini, dava konusu faturanın numarasının ... olduğunu, tahsil edildiği iddia edilen faturanın, davaya konu fatura olmayıp tamamen başka bir taşımaya ilişkin olduğunu, faturaların aynı taşımaya ait olmadıklarının sipariş numaralarından da açıkça anlaşıldığını, bilirkişinin yanlış ve eksik inceleme yaptığını, dosyanın dava dışı sigortalının defterleri üzerinde itirazları doğrultusunda yeniden inceleme yapılması için yeni bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesi taleplerini yenilediklerini, İlk Derece Mahkemesi’nin, haklı itirazlarını dikkate almadan, yanlış ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunu esas alarak ve bağımsız bir taşımaya ilişkin başka bir davanın konusunu teşkil eden faturayı değerlendirmeye dahil ederek davayı aktif husumet yokluğundan reddetmesinin hukuken yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararının isabetli olduğunu, davacının istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığını, bu durumun bilirkişi raporlarınca da sabit olduğunu, mahkemenin milletler arası yetki itirazlarının reddine karar verdiğini, bu taleplerinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ilamları temel alınarak sunulduğunu, yerel mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılmasının gerektiğini, konişmento ya da navlun sözleşmesinin bir Türk acente tarafından düzenlenmesi durumunda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olacağı, aksi takdirde konişmentoda düzenlenen milletler arası yetki şartının uygulanacağı görüşünün 2020 yılında değişikliğe uğradığını, bu hususta mütalaa aldıklarını, TTK madde 105/2'nin, konişmentodaki yetki anlaşmasının geçerli olup olmayacağına ve Türk mahkemelerinin münhasır yargı yetkisinin var olup olmadığına ilişkin bir düzenleme olmadığını, bu nedenle konişmentoda bulunan milletler arası yetki şartının konişmentonun düzenlenmesine ve/veya navlun sözleşmesinin kurulmasına bir Türk acentenin aracılık edip etmediğine bakılmaksızın, bu yöndeki yetki şartlarının HMK ve MÖHUK' daki şekli şartları taşıması durumunda geçerli olacağını, bu nedenle katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında, elma suyu konsantresi emtiasının Yunanistan'a taşınması esnasında oluşabilecek rizikolara karşı kurulan Emtia Nakliyat Sigortası Abonman Sözleşmesi' ne istinaden sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili için başlatmış oluğu İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, aktif husumet yokluğundan davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu emtia sigortalı tarafından, Yunanistan'da bulunan Rea ... Union Agric. .... Of Argolida firmaya usulüne uygun satılmış olup, söz konusu emtia "..." gemisine, 210712579 numaralı konşimento tahtında CFR teslim şekliyle Türkiye'den Yunanistan'a taşınmak üzere yüklenmiştir. Davacı ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen sigorta poliçesinde sigortalı konşimentoda gönderici olarak gözüken dava dışı ... Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş.'dir. Davacı sigorta şirketi tarafından kusurlu olduğu iddia edilen davalılara ödenen hasar bedelinin rücu edilebilmesi için dava dışı sigortalının zarara uğradığı hususunun ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece söz konusu hususların tespiti için dava dışı sigortalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine sigortalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak bilirkişi tarafından 03/10/2024 tarihli kök rapor ile 06/03/2025 ve 14/06/2025 tarihli ek rapor tanzim etmiş, bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının sigortalısının önce dava konusu taşımaya ilişkin mal bedelinin tahsili için .....163 numaralı faturayı düzenlediği, daha sonra ters kayıt yaparak bu faturayı kapatıp, bunun yerine dava konusu taşımaya ilişkin mal bedelinin tahsili için bu sefer ......191 numaralı faturayı düzenlediği, dava dışı sigortalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin muhasebe departmanı tarafından ibraz edilen (sigortalı şirketin muhasebe departmanı davaya konu fatura yerine düzenlenen fatura olduğunu beyan edilmiştir.) ticari defter ve kayıtlar incelenerek tespitler yapılmış ve dava dışı sigortalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin mal bedelini tam ve eksiksiz olarak tahsil etmiş olup, dava dışı sigortalının malvarlığında herhangi bir eksilmenin bulunmadığı, sigortalı şirketin herhangi bir zarara da uğramadığının belirtildiği, sigortalının iddia edilen hasar sebebiyle bir zararı ya da mamelekinde herhangi bir eksilme bulunmadığı, dava konusu yüklerde oluşan hasar sebebiyle taşıyana karşı talepte bulunabilecek taraf herhangi bir zararı olmayan satıcı konumundaki sigortalı değil dava dışı alıcı firma olduğu, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmıştır. Mahkemece gerekçeli kararda isabetli şekilde belirtildiği üzere taraflar arasında belirlenen satış usullerine göre sigortalının satmış olduğu yüke ilişkin olarak alması gereken fatura bedelinin tamamını dava dışı alıcı firmadan tahsil ettiği, sigortalı şirketin dava konusu taşımadan kaynaklı bir zararının olmadığı tespit edilmiş, davacı tarafça sigortalısı tarafından satışa ilişkin olarak ödeme almadığı ve sigortalının zarara uğradığı hususları ispat edilememiş, bu tespitlere göre davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş.vekili konşimentodaki milletlerarası yetki şartı sebebiyle Mahkemenin iş bu yargılamada yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş. Vekili cevap dilekçesi ile, konşimentodaki milletlerarası yetki şartı sebebiyle yerel mahkemenin iş bu yargılamada yetkisiz olduğunu ileri sürmüş, mahkemece 18/07/2023 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; 2 nolu Davalı ... ... ye izafeten ... denizcilik vekilinin milletlerarası yetki itirazının TTK'nın 105/2 maddesi ile yargıtay 11.hukuk dairesinin 2019/3799 Esas ve 2020/3051 karar sayılı ilamı gereğince, 1 nolu davalı... ve ...' ın milletlararası yetki itirazının ise bu davalının konşimentoya taraf olmaması sebebiyle reddine, karar verilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1228 maddesine göre; konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK'nın 1237. maddesine göre; taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte, navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder.5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre, sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanunun 29/1 maddesine göre de, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanun "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından düzenlenen konişmentonun Kanun ve Yargı yetkisi başlıklı 26 maddesinde; Amerika Birleşik Devletlerine veya devletlerinden veya başka yere yapılan mal taşıma işlemleri dışındaki tüm taşımalarda, iş bu konişmentonun İngiliz Hukukuna tabi olduğu, konişmentodan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda, başka bir ülkenin kaza dairesi hariç tutularak, Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza yetkisine sahip olduğu hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.6100 Sayılı TTK'nun 105/2 fıkrası uarınca; aracılık yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanan son dönem kararlarında; yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acentenin, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabileceği, kanunda açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğunun hükme bağlandığı kabul edilmiştir. Buna göre milletlerarası yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi nedeniyle geçersiz sayılabilmesi için, sözleşmenin yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.Konişmentonun davalı ... ... A/S tarafından düzenlendiği ve acente olarak ... Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, gönderenin davacının sigortalısı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş., gönderilenin REA ... olduğu, yükleme limanının İzmir Limanı, Tahliye Limanı'nın Pire Limanı olduğu, taşıma sözleşmesinin ... Denizcilik A.Ş aracılığı ile yapılmadığı, davacının sigortalısı ile davalı ... Eurpe arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu, milletlerarası yetki sözleşmesi ile yabancı ülke mahkemelerinin yetkili kılındığı, yetki sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı sabittir. Uyuşmazlık, dava konusunun, Türk Mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre belirlenen konulardan olup olmadığı, hususundadır. Somut uyuşmazlıkta; Davalı ... ... A/S'nin, Danimarka da mukim yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Türkiye-Yunanistan taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında "Kanun ve Yargı Yetkisi" başlıklı 26 ıncı maddesinde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Kanunlarının uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı görülmektedir. Davacının sigortalısı ile davalı ... ... A/S arasında yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmesi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Yetkili kılınan mahkeme belirlidir. HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartı genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığından, Türk Mahkemesinde dava açılamayacaktır. Yetki sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, konişmentodaki yetki şartında TBK'nın 21/2. maddesi anlamında taşıma ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı genel işlem şartı niteliğinin olmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı ve taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin iddia ve dosyada delil bulunmadığına göre, acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin eldeki davada uygulama olanağının olmadığı, sigortalı açısından geçerli ve bağlayıcı olan yetki kaydının, onun halefi olan davacı sigortacıyı da bağlayacağı gerekçesiyle 2 numaralı davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş aleyhine açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken milletlerarası yetki itirazının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, 2 numaralı davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B-Davalı ... ... A.Ş.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş.'nin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2025 tarih ve 2023/163 Esas - 2025/582 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davacı tarafından davalılar... ENDÜSTRİYEL AMBALAJ MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ... ... LİMAN İŞLETMECİLİĞİ A.Ş. aleyhine açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,2-Davacı tarafından davalı ... ... A/S'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş. aleyhine açılan davanın somut uyuşmazlıkta İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi yetkili olduğundan Mahkemenin yetkisizliği sebebiyle usulden REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin alınan 9.002,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.387,10 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davalı... ENDÜSTRİYEL AMBALAJ MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ... ... LİMAN İŞLETMECİLİĞİ A.Ş. yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 8-Davalı ... ... A/S yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Artan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 11-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,12-Davalı ... ... A/S tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 13-Davalı ... ... A/S tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 14-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,15-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.