7. Hukuk Dairesi 2010/7559 E. , 2011/5790 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 27 ve 29 parsel sayılı sırasıyla 269326,26 m2 ve 46131,76 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... miras yoluyla gelen hakk…
**7. Hukuk Dairesi 2010/7559 E. , 2011/5790 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 27 ve 29 parsel sayılı sırasıyla 269326,26 m2 ve 46131,76 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, 124 ada 29 parsel sayılı taşınmazın mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmasına, 124 ada 27 parsel sayılı taşınmaz hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden sınırlandırma kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu taşınmaz kesimlerinin sınırlarını 124 ada 27 ve 29 parsel sayılı taşınmazların dava ve temyize konu olmayan bölümlerinin oluşturduğu, taşınmazların 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği belirlenmiştir. Çekişmeli taşınmaz kesimleri ile sınırlarını oluşturan dava ve temyize konu olmayan kesimleri arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmamaktadır. Kaldı ki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerindeki dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın sınırlarını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen, dava ve temyize konu olmayan kesimlerine el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacılardan alınmasına, 06.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.