7. Hukuk Dairesi 2012/2226 E. , 2013/600 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 872 parsel sayılı 900.000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak ....... kızı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ...'in itirazı üzerine; Kadastro Komisyonunca, 8
**7. Hukuk Dairesi 2012/2226 E. , 2013/600 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 872 parsel sayılı 900.000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak ....... kızı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ...'in itirazı üzerine; Kadastro Komisyonunca, 872 parsel sayılı taşınmazın 12.09.2002 tarihli krokide gösterilen 856.000,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydına, vergi kaydına ve satın almaya dayanılarak davalı ... adına, 12.09.2002 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 61.144,64 m2 yüzölçümündeki bölümün ise davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Davacı ..., taşınmazın tapu kaydı miktarı olan 256.000,00 m2 yüzölçümünden fazla olan bölümünün ...'ye ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece; davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 872 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ....... ve......... tarafından düzenlenen 27.07.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A1) harfi ile gösterilen 256.000,00 m2, (E) harfi ile gösterilen kuru çayır vasıflı 39.600,00 m2, (A3) harfi ile gösterilen 40.451,00 m2 yüzölçümündeki bölümü ile aynı uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 19.12.2011 tarihli ek rapor ve eki haritada (F) harfi ile gösterilen 10.362,00 m2 yüzölçümündeki bölümlerin taşınmazdan ifrazı ile ayrı parsel numaraları verilerek davalı ... adına, 19.12.2011 tarihli ek rapor ve haritada (F) harfi ile gösterilen 10.362,00 m2 yüzölçümündeki bölüm dışında kalan 30.089,00 m2 yüzölçümündeki ve 27.07.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A2) harfi ile gösterilen 74.549,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün taşınmazdan ifraz edilerek son parsel numarası adı altında davacı ... adına tapuya tesciline, aynı tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen 485.000,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise taşınmazdan ifraz edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, dava konusu 872 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak verilen 28.01.2003 gün ve 2003/7 Karar sayılı Kadastro Komisyon Kararı'na dayanak oluşturan 12.09.2002 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 61.144,64 m2 yüzölçümündeki bölümün dava konusu olmadığı anlaşıldığından, bu bölüme yönelik karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın yargılama aşamasında ölen davalı ... ve mirasçıları aleyhine açmış olduğu davasının husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 872 parsel sayılı taşınmaza tespit sırasında uygulanan 6.11.1978 tarih ve 12 sayılı tapu kaydının, taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 27.7.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A1) harfi ile gösterilen 256.000,00 m2 yüzölçümündeki bölümünü kapsadığı, davalı ...'nin tapu kayıt miktar fazlası olan ve kamu malı niteliğinde mera olmadığı belirlenen, 27.7.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A2) ve (A3) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinden; 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimsenin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebileceği, bu miktarı aşan taşınmaz bölümlerinin iktisabına yasal imkan bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde, senetsizden adına tesciline karar verilen taşınmazların yüzölçüm miktarı düşüldüğünde 49.962,00 m2 yüzölçümünde taşınmaz bölümünü daha kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden kazanabileceği anlaşıldığından davacı ... ve davalı ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; dava konusu 872 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 27.7.2011 tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün ziraatçi bilirkişiler tarafından düzenlenen 1.8.2011 tarihli rapor ve eki haritada mera olduğu açıklanmış ve mahkemece bu rapora değer verilmiştir. Dava konusu taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 27.7.2011 tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen bölümünün eylemli durumda mera olduğu belirlendiğine göre aynı tarihli raporda (E) harfi ile ve pembe renk ile taranarak gösterilen, mera ile çevrili olduğu anlaşılan taşınmaz bölümünün de meradan açıldığının kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı gibi bir taşınmaz bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin de süresi ne olursa olsun hukuksal bir değeri yoktur. Öte yandan kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilmesi olanaksızdır. Hal böyle olunca, davalı ...'nin yasada öngörülen seçim hakkının (E) harfi ile gösterilen ve pembe renk ile taranarak gösterilmiş bölümden kullandırılması ve bu bölümün davalı köy adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece, davalı ...'nin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden kazanabileceği 100 dönüme tamamlanması için adına tescile karar verilecek 49.962,00 m2 yüzölçümündeki bölümün, çayır niteliğinde olduğu belirlenen ve uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 19.12.2011 tarihli ek rapor ve haritada (F) harfi ile gösterilen 10.362,00 m2 yüzölçümündeki turuncu renk ile taranarak gösterilen bölüm ile 27.7.2011 tarihli rapor ve eki haritada 19.12.2011 tarihli ek rapor ve haritada (F) harfi ile gösterilen bölüm düşüldükten sonra geriye kalan (A3) harfi ile gösterilen bölümden ve (A2) ile gösterilen bölümden tamamlanması ve buna göre hüküm kurulması zorunludur. Öte yandan, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak ile yükümlüdür. Mahkemece uzman bilirkişilere hükme esas alınan 27.7.2011 tarihli rapor ve eki harita ile 19.12.2011 tarihli ek rapor ve haritayı içerecek şekilde tek bir rapor ve harita hazırlattırılmaması isabetsiz olduğu gibi 27.7.2011 tarihli haritada (E) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü içerisinde olduğu dikkate alınmadan hazırlanan yüzölçüm miktarı yönünden tereddütlü raporlara dayanarak hüküm kurulması dahi isabetsizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahkemece ...'nin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden kazanabileceği 49.962,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 19.12.2011 tarihli ek rapor ve haritada (F) harfi ile ve turuncu renk ile taranarak gösterilen bölüm ile birlikte 27.7.2011 tarihli rapor ve eki haritada bu bölüm düşüldükten sonra geriye kalan (A3) harfi ile gösterilen bölümden ve aynı tarihli rapor ve eki haritada (A2) ile gösterilen ve çayır niteliğinde olduğu belirlenen taşınmaz bölümlerinden tamamlanması, uzman bilirkişilerden bu doğrultuda ve hükme esas alınacak raporları tek bir haritada infazda tereddüt yaratmayacak şekilde doğru yüzölçümleri ile gösteren rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nin ve davalı ... Kişilği'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'ne iadesine, 29.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.