11. Hukuk Dairesi 2019/4428 E. , 2020/3649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2013/251-2019/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duru
**11. Hukuk Dairesi 2019/4428 E. , 2020/3649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2013/251-2019/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin TRT kanalında yayınlanan “Çılgın Kanal” dizisinin yapımcısı olduğunu, davalı IAA Uluslararası Reklamcılar Derneği'nin Türkiye komitesi olan Televizyon İzleme Araştırma Komitesi (TİAK) tarafından AGB Araştırma Hizmetleri A.Ş'den alındığı iddia edilen veriler doğrultusunda, yazılı ve görsel basına yapılan açıklamalarda dizinin yapımcısı olan davacı şirketin dizinin seyredilmesini teşvik için, reyting cihazı bulunan iki eve rüşvet dağıttığı ve bu şekilde reyting oranını yükselttiği şeklinde açıklamalarda bulunduğunu, bunun üzerine dizinin izlenme oranının düştüğünü ve TRT tarafından iade faturası tanzimi yoluna gidilerek müvekkili şirketin gelir kaybına uğradığını ileri sürerek, 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı AGB Araştırma Hizmetleri A.Ş. vekili, müvekkili şirketin diğer davalının organizasyonu kapsamında reyting düzenlemekte olduğunu, davacının yapımcılığını yaptığı “Çılgın Kanal” isimli dizisinin izlenmesi için telkinde bulunulduğunun tespit edildiğini, gereğinin yapılması için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ancak başka hiçbir yerde açıklama yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı IAA Uluslararası Reklamcılar Derneği vekili, müvekkilinin beyanları soruşturmalara istinaden verildiğini, beyanların tek amacının devam eden hukuki sürece ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu, davacı yapım şirketinin unvanının zikredilmediğini, davacının zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, "Çılgın Kanal" dizisinin yapımcısı olan davacı şirketin, davalılar tarafından yazılı ve görsel basına yapılan açıklamalarla, dizinin seyredilmesini teşvik için reyting cihazı bulunan evlere rüşvet dağıttığı ve bu yönde reyting oranının yükseltildiği yönündeki açıklamalarla maddi ve manevi zarara uğratıldığı iddiasının sabit olmadığı, TRT tarafından davacı yana düzenlenen iade faturalarının davalıların açıklamalarıyla irtibatlandırılamayacağı, davacı şirket ve yetkililerin adı kullanılarak aleyhe beyanda bulunulduğuna ya da suç duyurusunda bulunulduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, haksız şikayete dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen 2009/432 esas 2012/25 karar numaralı kararın kanun yolu incelemesi yapılan 12.03.2013 tarihli Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafça uyuşmazlık konusu reyting oranının saptanmasına ilişkin cihazların konulduğu 2 adet konuttaki izleyicilere bu oranın yüksek gösterilmesi için rüşvet verildiği, bundan dolayı Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulduğu, mahkemece, Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayetin akıbeti araştırılarak, böyle bir şikayetin yapılıp yapılmadığı, ilgili şikayet uyarınca Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma açılıp açılmadığı, dolayısıyla davalılar tarafından sarfedilen ifadelerin gerçekliği ve anayasal şikayet hakkı kapsamında sarfedilmiş sözler olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturularak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Uyulan bozma ilamı doğrultusunda verilen kararda ise davacı şirket ve yetkililerin adı kullanılarak aleyhe beyanda bulunulduğuna ya da suç duyurusunda bulunulduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bozma ilamı ile incelenmesi gerektiği işaret edilen soruşturma dosyalarının tamamının dava dosyası içerisinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Zira; davalı IAA Uluslararası Reklamcılar Derneği (TİAK Türkiye İzleme Araştırma Komitesi) tarafından Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine 2009/4999 soruşturma numarası alan dosyanın akıbetinin, yetkisizlik ile gönderildiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından sorgulanmamış ve dosya içerisine kazandırılmamış olması eksik inceleme niteliğindedir. Öte yandan, davalı tarafın şikayetine konu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/46744 esaslı soruşturma dosyasında, davalı IAA Uluslararası Reklamcılar Derneği (TİAK Türkiye İzleme Araştırma Komitesi) vekilinin şikayet dilekçesinde davacının yapımcılığını yaptığı “Çılgın Kanal” isimli dizinin zikredilmesi nedeniyle davacı yapımcı ile şikayet içeriği bakımından matufiyetin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara vaki itirazın reddedilerek kesinleştiği de gözetilmek suretiyle, anılan kararın gerekçesi değerlendirilerek, şikayetin haksız ve davacıyı zararlandırıcı nitelikte olup olmadığının karar yerinde tartışılmak suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı yan vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı şirket vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı taraf lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.