11. Hukuk Dairesi 2019/4006 E. , 2020/2302 K. MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2018 tarih ve 2012/187 E- 2018/133 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1353 E- 2019/771 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve…
**11. Hukuk Dairesi 2019/4006 E. , 2020/2302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2018 tarih ve 2012/187 E- 2018/133 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1353 E- 2019/771 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili Prof. Dr. ... ile Dr. ...'in, "Pediatri Soruları" adı ile TUS sınavına yönelik, tıp fakültesi öğrencilerinin yararlanabilmeleri için bir kitap hazırladıklarını, kitabın ilk olarak Sağlık Vakfı Yayınlarından, daha sonra Nobel Tıp Kitabevi Yayınlarından ve son olarak da 9, 10,11 ve 12. baskılarının TUSDATA yayınları ve yan kuruluşu olan Klinisyen Yayınlarından çıktığını, kitapların her türlü haklarının ... ve ...'e ait olduğuna dair Sağlık Vakfı Yayınları yetkilileri ile yapılan sözleşme bulunduğunu, davalı TUSDATA'nın kitap dolayısıyla 2003 yılından bugüne kadar müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin FSEK md.22'de düzenlenen çoğaltma ve md.23'te düzenlenen yayma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek FSEK md. 68 gereğince üç kat tazminat olarak şimdilik 20.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, 30/12/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 64.609,05 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, TUSDATA A.Ş.’nin on yılı aşkın süredir TUS soru kitapları yayımlayan bir kuruluş olduğunu, davacı ile eşi...’in firmanın eski ortakları olduğunu, dava konusu kitabın patoloji alanında uzman davacı tarafından hazırlanmasının mümkün olmadığını, dava dosyasına delil olarak sunulu kitap kapaklarında da davacının editör olarak göründüğünü, bu nedenle davacının eser sahibi olmadığını, sonrasında davacının hisselerini satarak ortaklıktan ayrıldığını, davacının 5, 6, 7, ve 8.baskılarda da editör olarak geçtiğini, davacının mali hak sahibi olabilmesi için kitaplar üzerinde adı belirtilen tüm yazarlarla yapılmış mali hak devir sözleşmelerini sunması gerektiğini, uzun yıllar sonra davacının hak iddia etmesinin dürüst davranma ilkesine aykırı olduğunu, eser sahipliği üzerinde ortaklık söz konusu olduğundan davacının kendi başına dava açamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'in dava konusu "Pediatri Soruları" adlı ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki eserin haklarına ... ile 1/2 oranında malik olduğu, davacıya ödenmesi gereken telif alacağının 52.415,00 TL olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile dava konusu "Peiatri Soruları" adlı ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki kitapların mali haklarına davacının 1/2 oranında malik olduğu tespit edildiğinden davalı tarafından davaya konu kitabın 9-10-11-12 baskılarından doğan 52.415,00 TL telif ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, emsal kararlarda davacının, söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılarından haberdar olmasına rağmen, bu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya bir ihtar göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra, işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu kanaatine varılmış olup, davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davalı istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemece kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.