11. Hukuk Dairesi 2012/2056 E. , 2013/2394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../05/2011 tarih ve 2010/42-2011/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine
**11. Hukuk Dairesi 2012/2056 E. , 2013/2394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../05/2011 tarih ve 2010/42-2011/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1968 yılından bu yana "VIP" unvanını kullandığını, “VIP” markasının müvekkili adına 1994 yılından itibaren 155162 ve 181082 sayı ile tescilli olduğunu, davalı ...'ın “DURMAZ VIP CENTER ALIŞVERİŞ MERKEZİ” markasını tescil ettirmek için başvurduğunu, müvekkilinin, tanınmış ve tescilli "VIP" markasına dayanarak davalı tarafın tescil talebinin reddi yönünde itirazda bulunduğunu, itirazlarının nihai olarak ... ... tarafından reddedildiğini ileri sürerek, 2009-M-6224 sayılı ret kararın 556 sayılı KHK’nın 53.maddesi delaletiyle “7/b”, “7-ı”, “8-a” ve “8/b”, 8/4 ve sair ilgili maddelerine istinaden iptaline, davalılardan ... adına 2008/21276 Kod numarası ile yapılan marka tescil başvurusunun reddedilmesine ve tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü ile terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, ... kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıya ait 2008 21276 tescil numaralı marka ile davacıya ait markalar arasında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, 35.08. alt grubundaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetler yönünden davalı markasının tescili halinde 556 sayılı KHK’nın 8/4 hükmünde belirtilen haksız rekabet ihtimallerinin söz konusu olabileceği, ... kararının 35.08. alt grubundaki hizmetler yönünden iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulu ile ... ...’nın 14/01/2010 tarih 2009/M-6224 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2008/21276 kod nolu “DURMAZ VİP CENTER ALIŞ VERİŞ MERKEZİ” ibareli markanın tescilli olduğu 35.08 sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine [(35.08 alt gruptaki; müşterilerin malları elverişli birşekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)] karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nun 376. maddesi (6100 Sayılı HMK'nun 186.maddesi) uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 388. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada Yasa'nın 381/son fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, HUMK'nun 389. maddesine (HMK'nun 297 nci maddesi) uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa karar yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HUMK'nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Somut olayda ise mahkemece, kısa kararda, davalı adına tescilli markanın 35. sınıf hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği halde, gerekçeli kararda 35.08. alt sınıftaki hizmetler bakımından kısmi hükümsüzlük kararı verilmiştir. Bu durum karşısında, kısa ve gerekçeli kararlar arasında çelişki oluştuğundan, mahkemece ....04.1992 gün ve 1992/7 esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde, bu kısa kararla bağlı kalınmadan, yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün davacı ve davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı ve davalı ... yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'ye iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.