11. Hukuk Dairesi 2010/395 E. , 2011/9298 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2005/699-2009/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2010/395 E. , 2011/9298 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2005/699-2009/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet göstermekte olan V2 Evren Tıbbi Mamuller İmalat ve Tic. A.Ş.’nin, davalılar ... ve ... ile yaptığı lisans sözleşmesi ile üzerinde bir takım haklar elde ettiği işbu davanın konusu edilen faydalı model belgesine dayanarak müvekkili aleyhine tecavüzün meni ve tazminat talepli dava açtığını, ancak söz konusu ürünün faydalı model belgesi alması için gerekli şartları taşımadığını, zira bu ürünün yeni olmadığını, tescil tarihinden önce piyasaya sunulan ve bilinen bir ürün olduğunu ileri sürerek, 1996 01011Y numaralı “İntramedüler kilitli femur çivisi” isimli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, dava konusu edilen çivilerin, müvekkilleri tarafından yurt dışından ithal edilen değişik model ve yapıda olan çivilere göre yeni bir model ve yapıya sahip olarak üretildiklerini, davacının satış potansiyeli bulunan bu ürünü kötü bir biçimde kopyalamaya çalıştığını, davacı tarafça sunulan belgelerin omurga sistemi ile ilgili olduğunu ve femur kemiği çivileri ile alakasının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen davalı faydalı modelin her üç isteminin birbirinden bağımsız olduğu, davalı faydalı modelinin 2 ve 3 numaralı isteminin yeni olduğu, 1 numaralı istemin ise yeni olmadığı, dosyaya sunulan SYNTHES kataloğunun Mayıs 1999 tarihli olduğu, bu nedenle yenilik incelemesinde dikkate alınamayacağı, hükümsüzlük davasında TPE’ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı TPE hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, TR 1996 01011 kod nolu faydalı model belgesinin 1 nolu istem yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer istemler ile ilgili hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir. Dava, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 1 nolu istemin hükümsüzlüğüne, diğer istemler yönünden talebin reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen SYNTHES kataloğunun Mayıs 1999 tarihli davalıya ait faydalı model belgesinin ise 1996 tarihli olduğu, bu durumda sunulan kataloğun delil olarak kabul edilemeyeceği kabul edilmiş ise de, davacı tarafından daha sonra dosyaya sunulan ve aynı firmaya ait 1989 tarihli katalog bilirkişilerce değerlendirilmediği gibi, davalı tarafça bilirkişi raporuna yapılan ve kendi faydalı modellerinin yeni olmadığına dayanak teşkil eden faydalı modeldeki kilit sisteminin kendisine ait faydalı modelde bulunmadığı yönündeki ciddi itirazları da karşılanmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, tarafların bilirkişi raporuna yaptıkları ciddi itirazları karşılayacak şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 22.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.