T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1746 - 2026/306 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1746 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/306 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/622 E - 2023/437 K DAVANIN KONUSU : İtir…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1746 - 2026/306 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1746 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/306 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/622 E - 2023/437 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım satımı, malzeme temini, nakit para akışı temini, nam ve hesaba yapılan ödemeler şeklinde yürütülmüş bulunan bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalıya makine ve malzemeleri satıp teslim ettiğini, davalı tarafın işletmekte olduğu otelinin ihtiyaç duyduğu kendisinin satışını yapmadığı bazı malzemeleri de ..., ..., ... Mobilya vb. gibi firmalardan temin ederek davalıya teslim ettiğini, davalının nakit sıkıntısına düştüğü dönemlerde nakit yardımı yaparak acil ihtiyaçlarını gidermelerini sağladığını, davalı nam ve hesabına birtakım kurum ve kuruluşlara ödemeler yaptığını, taraflar arasındaki ilişki bu şekilde devam ederken tarafların bir araya geldiklerini ve davalı tarafın toplamda 1.979.498,55 TL borçlu olduğu hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma ile ilgili 25/12/2018 tarihli mutabakatı karşılıklı imzaladıklarını, bu tarihten sonra davalının müvekkiline 29/12/2018 tarihinde kesmiş olduğu 5.926,27 TL iade faturası düşüldükten sonra 1.973.498,55 TL borcunun kaldığını, 23/07/2019 tarihli noter ihtarına rağmen borcun ödenmediğini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydı ile sadece müvekkilinin satışını yapmış olduğu malzemelere ilişkin bir kısım faturaların tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin önce bir VRF sisteminin yapılması ile başladığını, davacı tarafın ortak olma talebi ile devam ettiğini, ortak olmak istedikleri işyerinin, mekanik/tesisat ve işçilik işlerini üstlenip, takip ettiği ve bir kısım işleri yaptığını veya yaptırdığını, bu kapsamda aldıkları ve aslında süreçte iade etmeleri gereken toplam 360.000,00 TL meblağlı bonoları da iade etmediğini, ortaklığa devam etmeme kararı ile birlikte bahsi geçen bonoları ihtiyati haciz yolu ile takip ettiğini ve yaptıkları işleri ve gönderilen paraları cari hesap ilişkisi ile devam ettirerek bugünkü ihtilafa gelindiğini, taraflar arasında 04/02/2019 tarihli protokol ile borcun nasıl ödeneceği konusunda anlaşmaya varıldığını, protokolden hemen sonra 12/02/2019 tarihinde mülkiyeti müvekkili şirketin sahibi ve yetkili temsilcisi ...'ın eşi ...'a ait bir adet gayrimenkulün bedel değerlendirmesi yapıldığını ve davacı tarafa 1.520.000,00 TL bedel ve KDV'si ile toplamda KDV dahil 1.793.600,00 TL bedelle devrinin yapıldığını, bu hususa ait açık fatura kesildiğini ve davacıya verildiğini, ancak karşı tarafın diğer edimlerle alakalı üzerine düşenleri yapmaması sebebiyle protokolde belirtilen diğer gayrimenkulün devir işlemlerinin yapılamadığını, müvekkili tarafından davacıya toplam 2.392.975TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin bahsi geçen protokol tarihinde 1.748.264,33TL borcu bulunduğunu, sonuç itibariyle 1.348.264,33TL müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek asıl davanın reddine, karşı davada fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL'nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davanın süresinde açılmadığını, davalı karşı davacının 04/02/2019 tarihli “Borç Kapama Protokolü” başlıklı protokol ile müvekkiline olan toplam borcunun 2.120.000,00 TL olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, bu durumda davalının, kendi kabulünde bulunan 2.120.000,00 TL borcunu ödemiş olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, protokolün taraf şirketler arasında imzalandığını, davalının devrini yaptığını söylediği taşınmazın ne tarafları, ne bedeli, ne de mevkiisinin protokolde belirtilen hususlarla aynı olmadığını, taşınmaz devrini 1.520.000,00 TL bedel karşılığında dava dışı ...'ın yaptığını, taşınmazı satan ... isimli şahsın davalı şirket yetkilisinin eşi olmasının davalı şirketin protokoldeki devir yükümlülüğünü yerine getirdiği neticesini doğurmayacağını, davalının cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde alacağının hesabı olarak hazırlamış olduğu çizelge üzerinden gidildiğinde dahi davalının müvekkiline olan bakiye borcunun 1.753,525,00 TL olduğunun görüldüğünü savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğu, 04/02/2019 tarihli borç kapama belgesine göre davalının davacı tarafa toplam 2.120.000,00 TL borçlu olduğu, icra takibinde ve dava dilekçesinde davacı tarafın 28/12/2018 tarihli hesap mutabakat metinlerine dayandığı, hesap mutabakat metinlerine göre davalının davacı tarafa 28/12/2018 tarihi itibariyle 1.979.498,55 TL borçlu olduğu, 04/02/2019 tarihli borç kapama belgesinde davalı tarafın borcuna karşılık 1.150.000,00 TL tutarında Çayyolun'da ev verileceğinin kalan tutarın da diğer maddelerde yazılı şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça davalı şirket yetkilisinin eşi ...'a ait Alacaatlı Mahallesinde bulunan konutun 1.520.000,00 TL bedelle protokol uyarınca davacı şirkete devredildiği iddia edilmişse de, taşınmazın davalı şirket adına kayıtlı olmadığı, bulunduğu mahallenin ve satış bedelinin protokolle uyuşmadığı, dolayısıyla taşınmazın davalı tarafça borcuna karşılık protokol uyarınca davacı tarafa devredildiğine ilişkin iddianın kanıtlanamaması nedeniyle davalının borcundan mahsup edilemeyeceği, bilirkişi kurulunca cari hesap mutabakat tarihi itibariyle mutabık kalının borç tutarı dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan 457.899,40 TL asıl alacak, 2.935,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 460.834,97 TL alacağı bulunduğu, davalı tarafın bu tutara yapmış olduğu itirazında haksız olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulüne ve %20 oranında icra inkar tazminatına, karşı davada davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davada red edilen miktar yönünden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu takibin cari hesaba konu birçok faturanın bir kısmı için başlatıldığını, ancak yargılama sırasında müvekkilinin cari alacağı kabul edilirken icra takip öncesi yapılan kısmi ödemenin alacaktan mahsup edildiğini, 28/12/2018 tarihli mutabakat tarihi itibariyle 1.979.498,55 TL müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu miktardan 360.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye alacağın 1.619.498,55 TL olduğundan davanın tam kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını istemiştir. Davalı karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 1.793.600,00 TL taşınmaz devir bedelinin borçtan düşülmemesinin hatalı olduğunu, tarafların kabulünde olan 04/02/2019 tarihli protokolde 1.150.000,00 TL tutarında Çayyolunda bir evin verilmesi şeklindeki taahhüt kapsamında ... parselde kayıtl 8 numaralı bağımsız bölümün davacıya cari hesaba mahsuben devredildiğini, taşınmazın o dönem müvekkili şirketin ortağı ...'ın eşi ... adına kayıtlı olup aynı zamanda aile konutu olduğunu, taşınmazın ... tarafından önce müvekkili şirkete daha sonra davacı şirkete devrinin ekstra tapu maliyeti gerektireceğinden doğrudan ... tarafından davacı şirkete devrinin yapıldığını, devrin protokolden kısa bir süre sonra 12/02/2019 tarihinde yapıldığını, davacının aleyhine olan bilirkişi raporundan sonra davacı tarafından sunulan belgelerin büyük ihtimal sonradan düzenlendiğini, 01/06/2021 tarihinde müvekkili şirketin ortağı ile devri yapan ...'ın boşandıklarını, ...'ın davacı şirket ile birlikte hareket etmiş olabileceğini, müvekkilinin diğer ödemelerinin de hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, alacağın likid olmadığını, 360.000,00 TL senet bedelinin borçtan mahsup edildiğini, ancak bu miktarın icra masrafları ile birlikte 477.900,00 TL olarak ödendiğini, karşı dava yönünden alacaklı olduklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, davalının karşı dava nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava itirazın iptali, karşı dava alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2019/11072 sayılı takip dosyasında; 20/08/2019 tarihinde davacı şirket vekili tarafından muhtelif tarihli ve muhtelif bedelli faturalar, cari hesap ekstreleri, cari hesap mutabakatları, BA-BS formları, Ankara 16.Noterliğinin 23/07/2019 tarih 15240 yevmiye numaralı ihtarnamesine dayalı olarak 833.488,80 TL asıl alacak ve 5.343,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 838.832,24 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterleri de incelenmek suretiyle düzenlenen 20/05/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; tarafların ticari defterlerinin onaylarının yapıldığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 1.511.806,18 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 753.470,67 TL alacaklı göründüğü, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu muavin kayıtlarının dahi ticari defterdeki muavin kayıtları ile örtüşmediği, taraf defterleri üzerinden kesin bir alacak borç hesabına ulaşılmasının mümkün olmadığı, mahkemece davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 25/12/2018 tarihli mutabakatların dikkate alınarak hesaplama yapılmasının kabulü halinde; mutabakat tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam 1.979.498,55-TL alacaklı olduğu, bu miktardan mutabakat sonrası davalı ödemesi, konaklama bedelleri, tahsil edilen senet bedelleri mahsup edildiğinde davacı alacağının 1.967.097,28 TL olacağı, borca istinaden intikali yapıldığı iddia edilen ev bedelinin borçtan düşülmesi gerektiğinin düşünülmesi halinde davacı alacağının 173.497,28 TL olacağı, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen 04/02/2019 tarihli borç kapama protokolü dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde ise, protokol tarihi itibariyle davacı alacağının 2.120.000,00 TL olduğu, bu miktardan protokol tarihinden sonra tahsil edilen 144.000,00 TL senet ödemesi 475,00 TL konaklama bedeli mahsup edildiğinde davacının alacağının 1.975.525,00 TL olacağı, ev bedelinin mahsubu halinde ise davacı alacağının 181.925,00 TL olacağı, karşı dava tarihinde davalı tarafından ödenen toplam 360.000,00 TL bedelli senet, 6.000,00 TL bedelli senet ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen 2 adet fatura bedeli 475.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının 1.753.525,00 TL alacaklı olacağı, davalı tarafından ödenen 115.000,00 TL senet bedelinin hesaptan düşülmesi gerektiği düşünülürse davacının 1.638.525,00 TL alacaklı olacağı, ev bedelinin de alacaktan düşülmesi gerektiği düşünülürse davacının davalıya 155.075,00 TL borçlu olacağı yönünde görüş belirtilmiş, rapora itirazlar üzerine alınan 25/04/2023 tarihli ek raporda, seçenekli hesaplama yapılmak suretiyle, sadece takibe konu faturalar esas alınarak bu faturalardan davalı defterlerinde kayıtlı olanlar ile davalının davacıya düzenlendiği faturalar, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı halde davacı tarafından kabul edilen konaklama bedeli ile davacı defterlerinde kayıtlı olan 5 adet 360.000,00 TL senedin davalı tarafından ödenmesi nedeniyle ödeme olarak dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama sonucunda tapu devrinin borçtan düşülmemesi gerektiğinin kabulü halinde takip tarihi 20/08/2019 tarihi itibariyle davacının 457.899,40 TL alacaklı olduğu, ihtarname tebliğine göre 2.935.57 TL faiz alacağının bulunduğu, karşı davada karşı dava tarihi itibariyle karşı davacının alacağının olmadığı, tapu devrinin borçtan düşülmesi halinde asıl davada davacının takip tarihi itibariyle talep edilebilir alacağının olmadığı, karşı dava tarihi itibariyle karşı davacının 173.497,28 TL alacaklı olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi raporları içerik olarak denetlendiğinde davacının ticari defterlerine göre 2018 yılı sonunda davacının davalıdan 1.518.031,18 TL alacaklı olarak göründüğü, taraflar arasında 28/12/2018 tarihinde yapılan mutabakatta davacının 1.979.498,55 TL alacaklı olduğunun kabul edildiği, daha sonra 04/02/2019 tarihinde imzalan protokolde ise davacının alacağının toplam 2.120.000,00 TL olarak kabul edildiği, mutabakat tarihinden sonra taraflar arasında ticari deftere yansıyan alım satım ilişkisinin bulunmadığı, takibin ise 26/08/2019 tarihinde 123 adet fatura nedeniyle 833.488,80 TL asıl alacak ve 5.343,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 838.832,24 TL alacak için başlatıldığı, 04/02/2019 tarihli protokolde davacıya devredilecek taşınmaz bilgilerinin açıkça belirtilmediği gibi dava dışı ... tarafından yapılan taşınmaz devrinin kişi, tapu bilgileri ve bedel yönünden protokoldeki taşınmaz ile uyumlu olmadığı, bu taşınmazın borca mahsuben devredildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle taşınmaz bedelinin borçtan düşülmemesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporunda sadece takipteki faturalar dikkate alınmak suretiyle (davalıda kayıtlı olan faturalar kabul edilip kayıtlı olmayan faturalar dışlanmak suretiyle) yapılan hesaplamaya göre tespit edilen miktar mahkemece kabul edilmiş ise de, en son yapılan 04/02/2019 tarihli protokolde tarafların borcun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan miktardan fazla olmak üzere 2.120.00,00 TL olduğunu kabul etmeleri ve takibe konu faturaların tamamının 04/02/2019 tarihli protokol tarihinden önce olup tüm fatura alacaklarını kapsar şekilde protokolde borcu kabule yönelik beyan nedeniyle protokol de dikkate alınmak suretiyle protokolden sonra yapılan ödemeler mahsup edildiğinde dahi davacının takipte talep ettiği miktarın daha düşük olması karşısında asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken sadece takipteki faturalar dikkate alınarak davalıda kayıtlı olmayan faturalar dışlanmak suretiyle davalı ödemeleri, davalı faturaları mahsup edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren durum olmadığından asıl davada davalı karşı davada davacının asıl ve karşı davaya yönelik istinaf itirazlarının reddine, asıl davada davacı karşı davada davalının asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davalı karşı davada davacı vekilinin asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İle, 3-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/622 Esas, 2023/437 Karar ve 15/06/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-A)Asıl davada a)Davanın KABULÜ ile; Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/11072 sayılı dosyasında davalı tarafın takiple talep edilen 833.488,80 TL asıl alacak, 5.343,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 838.832,24 TL alacak üzerinden itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Kabul edilen toplam tutar üzerinden %20 oranında hesaplanan 167.766,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Alınması gerekli 57.300,63TL harçtan peşin alınan 10.131,00TL harcın mahsubu ile kalan 47.169,63 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, ç)Davacı tarafça peşin yatırılan 10.131,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 118,35 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.412,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)AAÜT uyarınca belirlenen 131.894,84TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, f)Asıl dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, B)-Karşı davada davanın REDDİNE, a-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 2.514,55 TL harçtan mahsubu ile kalan 2.334,65 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde karşı davacıya verilmesine, b-Karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Davacı karşı davalı tarafça masraf yapılmadığından hükmedilmesine yer olmadığına, d-AAÜT uyarınca belirlenen 16.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalıya verilmesine, e-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin karşı davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, f-Asıl ve karşı davada HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran asıl davada davacı karşı davada davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 5-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 31.479,63TL harçtan peşin alınan 7.870,00TL harcın mahsubu ile bakiye 23.609,63TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Karşı dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı karşı davalı tarafça yapılan 210,00TL yargılama giderinin davalıdan karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."