7. Hukuk Dairesi 2012/1029 E. , 2012/5020 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece, davacı tarafın 24.03.2011 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş i…
**7. Hukuk Dairesi 2012/1029 E. , 2012/5020 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece, davacı tarafın 24.03.2011 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir. HUMK.nun 163. maddesi hükmüne göre kanunda belirtilen süreler kesindir. Bu süreler içinde yapılması gereken işlemler yapılmazsa o hak düşer. Hakim de yargılama sırasında taraflara vereceği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Verilen ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmemişse süreyi geçiren taraf yenisini isteyebilir. Bu istem üzerine verilecek ikinci süre kesindir. Yine öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine uygun makul bir süre yetecek olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur. Somut olaya gelince, dosya içeriğinden mahkemece 24.03.2011 günlü duruşma oturumunda davacı vekiline 11.05.2011 günü saat 15,00’den itibaren yapılacak keşifte kalem kalem belirtilen keşif giderini keşif gününden bir hafta öncesine kadar mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verildiği, davacılar vekilinin kesin sürenin davacı asillere tebliğini istediği, mahkemece kesin süre içeren tebligatların davacı asillere yapıldığı, verilen süreye rağmen keşif giderinin mahkeme veznesine yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonucun dosya içeriğine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; davanın niteliğine göre taşınmaz başında keşif yapılması zorunlu olup davacı vekili tarafından 24.09.2008 tarihli dilekçe ile dosyaya sunulan tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi zorunludur. Tanıkların daha önceden duruşmada dinlenmesi bu zorunluluğu ortadan kaldırmayacağı gibi davacıların tanıklarını taşınmaz başında hazır etme yükümlülüğünün de bulunmadığı açıktır. Dinlenecek tanıklara keşif gününün tebliğ edilmesi için gerekli tebligat ücreti ile tanıklara mahkemece takdir edilecek tanıklık ücretinin de keşif giderlerinin içinde gösterilmesi, keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra tanıklara çıkartılacak tebligatın gidiş ve dönüşü için gerekli süreninde gözönünde bulundurularak keşfin gün ve saatinin belirlenmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafa yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde taşınmaz başında keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... mirasçılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.