11. Hukuk Dairesi 2023/2922 E. , 2024/5524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/620 Esas, 2023/166 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/424 E., 2021/34 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafın
**11. Hukuk Dairesi 2023/2922 E. , 2024/5524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/620 Esas, 2023/166 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/424 E., 2021/34 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/03047 sayılı achisize BS, 2018/03039 sayılı achisize VA100, 2018/03019 sayılı achisize, 2018/03030 sayılı achisize VD40, 2018/03043 sayılı achisize SDMK ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaların kullanımlarının lisansa dayalı olarak daha önceki tarihlere dayandığını, müvekkilinin İtalyan kökenli bir şirket olarak 1981 yılından bu yana Türkiye’de tekstil kimyasalları (boya maddeleri) üretiminde faaliyette bulunduğunu, marka kullanım hakkını devraldıkları Lamberti dönemindeki ürün gamında neo kelimesinin kullanıldığını ve NEOPRİNTNEOPAT şeklinde marka kullanımı olduğunu, böylece davalının iltibas oluşturduğunu, davalı firmanın tescil başvurusunun kötüniyetli bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınırlığından faydalanmak istediğini, tarafların kullandıkları markaların 1. sınıfta ve tekstil kimyasalları grubunda olduğunu, ortalama tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle iptali gerektiğini ileri sürerek 2018/107325 sayılı “neosize” ibareli marka başvurusu hakkında YİDK tarafından verilen kararın ve başvuru markasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; NEOSİZE ile ACHİSİZE ibareleri arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, SİZE ibaresinin kimsenin kullanımına özgülenemeyeceğini, uyuşmazlık konusu markalara ait ürünlerin tekstil ve kimya sektöründeki tüketicilere arz edildiğini ve bu tüketicilerin daha özenli yüksek bilgili kişiler olduğunu, markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kötüniyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının markasının tanınmış olmadığını ve davacının eskiye dayalı kullanım hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "NEOSIZE" ibareli marka başvurusu ile davacının "ACHISIZE BS" ve diğer ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, dava konusu başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın 6769 sayılı Kanun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı veya kullanımı kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, dava konusu başvuru markası açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hüküm kurulmasında esas alınan bilirkişi raporuna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, bunun ''Hukuku Dinlenilme Hakkı'' ilkesine açıkça aykırı bulunduğunu, tek bir rapor üzerinden ve bu rapora ilişkin haklı ve hukuken geçerli itirazlar dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının kabul edilebilir olmadığını, uzman görüşünün değerlendirmeye alınmadığını, başvurunun kötüniyetli olduğunu, bilirkişi tarafından objektif bir şekilde değerlendirmede bulunması gerekirken yanlı bir şekilde sadece olaya tekelleşme ve markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahsedildiğini, "NEOSİZE" markalı olarak aynı piyasa aynı müşteri kitlesine aynı nitelikte ürün yaratılmasının "ACHİSİZE " markasını zaten bilen davalı yan için ortalama tüketicide ve bilinçli tüketicide de karıştırılma ihtimali yaratan ve sadece (neo) ile sanki yeni bir ürün devamı olgusu yaratılmasının, markanın tanınırlığından haksız olarak yararlanılması isteği olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "NEOSIZE" ibareli marka başvurusu ile davacının "ACHISIZE BS" ve diğer ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden markalar arasında iltibas oluşmayacağı, dava konusu başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı hakkı veya kullanımı olduğunu iddiasının dosya kapsamına göre kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, diğer yandan davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalının haksız bir yararın sağlanabileceğinin, davacının markasının itibarının zarar görebileceğinin veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin de dosya kapsamına göre kanıtlanmadığı, diğer yandan davalının dava konusu başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.