T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:08/05/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:08/05/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalılar ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını yaptıkları sözleşme ve protokol gereğince davalıların yapacakları bir kısım harcamalar için para ve senet verileceğinin kararlaştırıldığını verilen bu senedin teminat senedi olduğunu, senet verilmesine rağmen herhangi bir inşaat faaliyetinde bulunulmadığını buna rağmen senedin takibe konulduğunu öne sürmüş bu takipten borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili, senedin teminat senedi olmadığını buna ilişkin senet üzerinde bir ibare olmadığını, sözleşmede de açıkça senede atıf yapılmadığını belirtmiş davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taraflar arasındaki harici sözleşme ile teminat olarak senet verileceğinin kararlaştırılmış olması, noterde düzenlenen sözleşme ile senet tarihinin aynı olması taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişkinin de olmaması göz önüne alındığında takibe konu senedin bu sözleşmeler kapsamında verilmiş bir teminat senedi olduğu kanaatine varılmıştır. Alınan bilirkişi raporlarına göre de sözleşme kapsamında herhangi bir iş ve harcama da yapılmadığı anlaşıldığından teminat şartlarının da oluşmadığı görülmüş ve davacıların davasında haklı oldukları davanın kabulü ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince kurulan kararın gerekçesinde kötü niyet tazminatının şartlarının oluşmadığı nedeniyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı yanın alacaklı olmadığını, böyle bir borcun oluşmadığını iyi bir şekilde bilmesine rağmen müvekkilleri aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 50.000 TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte icra takibi başlattığını, işbu icra takibinin tamamen haksız olduğu bilinerek ve tamamen müvekkillerini zarara uğratmak amacıyla kötü saikler ile başlatıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin karar gerekçesi olarak, harici sözleşme ile teminat olarak senet verileceğinin kararlaştırılmış olması ve noterde düzenlenen sözleşme ile senet tarihinin aynı olmasını göstererek dava konusu senedi teminat senedi olarak kabul etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu bononun kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içeren sebepten mücerret senet vasfında olduğunu, teminat senedinin varlığı için senette açıkça "Teminat Senedidir" ibaresinin bulunması, hangi sözleşmeye konu olduğunun yazılması veya ayrı bir sözleşmeyle senedin hangi hususta teminat olarak verildiğinin belirtilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bu şartların mevcut olmaması durumunda bononun mücerretlik vasfının ortadan kalkmayacağını, takibe konu senette bu hususlardan hiçbirinin mevcut olmadığını, mahkemenin senedi taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle ilişkilendirirken "niyet okuması" yaptığını, davacıların dayandığı sözleşmenin 4. ve 5. maddelerindeki hükümlerin, iddia edilen bedeller (40.000 TL veya 750 TL'nin %30 fazlası olan 975 TL) karşılığında 50.000 TL bedelli senet verilmesini desteklemediğini ve bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu senedin teminat senedine dair hiçbir şartı sağlamadığını, sebepten mücerret olup davacıların üzerinde yazılı bedelden kayıtsız ve şartsız sorumlu olduğunu belirterek, yerel mahkemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı kararının kaldırılması gerektiğini şeklinde dilekçe sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, takip konusu bononun teminat amacıyla düzenlendiği ve bedelsiz olduğu iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacılar, takip konusu bononun taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında müteahhit tarafından yapılacak masraflar için teminat olarak verildiğini, ancak davalının sözleşme gereği hiçbir inşaat faaliyetine başlamadığını, sadece 750,00 TL’lik bir masrafın yapıldığının belediye kaydından anlaşıldığını, bu nedenle takipte borçlu olmadıklarını ileri sürerek menfi tespit ve kötü niyet tazminatı talep etmişlerdir. Davalılar vekili, bononun sebepten mücerret olduğunu, sözleşme ile ilişkilendirilemeyeceğini, sözleşmede bono düzenlenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, sözleşmedeki bedellerle bonodaki bedelin örtüşmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, ancak bononun TTK kapsamında kambiyo senedi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya kararı veren Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Davacı ... 02/03/2022 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ekinde olaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/05/2021 tarih ... soruşturma sayılı ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararını sunmuştur. Yapılan incelemede; davacılardan ... tarafından yapılan şikâyet üzerine davalı ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan soruşturmanın yapıldığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir. Kararda yer alan ifadelere göre; davalı ..., bonoyu sözleşme sebebiyle aldığını, belediyedeki hissenin satın alınması için girişimde bulunduğunu, masraflar yaptığını, ancak arsa sahiplerinin bu hisseyi satın almaması nedeniyle inşaata başlanamadığını ifade etmiştir. Hal böyle olunca; belirtilen soruşturma dosyasının celp edilerek davalının ifadesinin incelenmesi, bononun gerçekten kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında masraflar için verilmiş olduğunun anlaşılması hâlinde, uyuşmazlık sebebe göre inceleneceğinden ve sözleşmeye göre inceleme yapılıp bononun bedelsiz kalıp kalmadığının tespiti gerekeceğinden, davacıların tacir olmamaları da nazara alınarak kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklı davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olup bu yönde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 17/10/2018 Tarih 2018/1593 Esas, 2018/3866 Karar sayılı ilamı) Kabule göre de takipte ve bonoda davalı şirketin alacaklı olarak yer almaması sebebiyle şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak bononun kat karşılığı inşaat sözleşmesi sebebiyle verildiğinin tespiti halinde sözleşmenin tarafı olan şirket bakımından da pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekecektir. Mahkemece, senedin sebebi ve taraflar arasındaki hukuki ilişki yeterli araştırmaya tabi tutulmadan karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, taraf vekillerinin istinaf başvuruları, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin resen nedenlerle kabul edilmiştir. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun RESEN NEDENLERLE ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/05/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...