İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında sipariş formu imzalanmak suretiyle kurulan ticari ilişki kapsamında 30.07.2020 tarihinde 12.980-USD değerinde fatura düzenlediğini ve faturanın davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin müvekkiline kısmi ödemeler yaptığını, kalan 8.107-US…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/324 KARAR NO : 2026/71 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2022 NUMARASI: 2021/751 Esas - 2022/792 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/11/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında sipariş formu imzalanmak suretiyle kurulan ticari ilişki kapsamında 30.07.2020 tarihinde 12.980-USD değerinde fatura düzenlediğini ve faturanın davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin müvekkiline kısmi ödemeler yaptığını, kalan 8.107-USD nin ödenmediğini, davalı şirket aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına haksız olarak itiraz edildiğini, faturaya yönelik itirazda bulunulmadığını belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, 19.11....tarihli sipariş formunda sadece müvekkilinin imzasının bulunduğunu, müvekkiline sözü edilen programın teslim edilmediğini, kurulum yapılmadığını, müvekkilinin ürün gelmemesine rağmen ilk üç ödemeyi yaptığını, davacı taraftan ürünü yine alamadığını, müvekkilinin davacı tarafa bir borcu olmadığı gibi kendisine teslim edilmeyen ürün için ödediği miktarı talep etme hakkı olduğunu, sipariş formunda belirtilen "..." isimli programın teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin işlerinin bozulduğunu, davacının teslim etmediği ürünün parasını talep ettiğini, davacının düzenlediği faturaya itiraz edildiğini, müvekkilinin söz konusu yazılımın teslim edileceğine güvenerek 25.11....tarihinde 9.351,44-TL, 26.12....tarihinde 9.600-TL, 27.01.2020 tarihinde 9.600-TL olmak üzere toplam 28.551,44-TL ödeme yaptığını belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 19/11/...tarihli Sipariş formuna istinaden "... 2019 ...Paket ve 1 Yıllık versiyon Güncelleme" ürününün teslimi hususunda tarafların anlaşma sağladığı, sipariş formuna istinaden davalının 25.11....tarihinde 9.351,44-TL, 26.12....tarihinde 9.600-TL ve 27.01.2020 tarihinde 9.600-TL ödeme gerçekleştirdiği, sipariş formunda taksit sayısının 8 olarak belirlendiği, davalının ilk 3. taksitini ödediği, dava dışı ...’den davacıya iletilen fatura ve e-postada 1 yıllık hizmet kaleminin başlangıç tarihinin 01/12/2019, bitiş tarihinin 30/11/2020 olarak belirlendiği, bilirkişi tarafından 01.12.2019’da başlayacak olan lisansı davacının en geç bu tarihte davalıya teslim etmesi gerektiği yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu, bu haliyle davacının yazılımı davalıya zamanında teslim etmediği, sonuç olarak salt faturanın düzenlenmesinin alacak hakkı doğurmayacağı, fatura düzenleyenin hizmeti teslim ettiğini kanıtlaması gerektiği, bilirkişi incelemesi neticesinde hizmet tesliminin gerçekleştirilmediğinin tespit edildiği, davacının davalıdan olan alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; 28/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan 8107-USD alacağının tespit edildiğini, müvekkili şirketin siparişten kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalının da kısmi ödemeler yaptığını, müvekkilinin sipariş formaına konu lisansın davalı şirket adına satın alma işlemini gerçekleştirdiğini, buna ilişkin lisans sertifikasının ve e-postanın dosyada bulunduğunu, davalı adına gerekli lisanslama işleminin yapılmasından sonra ürünlerin davalı şirketin haricinde kullanılmasının mümkün olmadığını, bedelin müvekkili tarafından yurt dışı firmaya ödendiğini, müvekkili şirket tarafından lisans kurulum işlemleri için davalıya ulaşılmaya çalışılmış ise de davalıya ulaşım sağlanamadığını, sipariş formuna göre ödemelerin tamamının yapılmasından sonra ürün tesliminin gerçekleştirileceğini, ödeme planında belirtilen vadelerde ödemelerin bir kısmı veya tamamının yapılmaması halinde ürünlerin tüm haklarının müvekkiline geçeceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile belirlenen hususların ticari teamüllere göre yorumlanmasının doğru olmadığını, tüm bu hususlara rağmen müvekkilinin iyiniyetli olarak kargo ile teslimatı yaptığını, buna ilişkin kargo teslimat bilgilerinin sunulduğunu, davalı şirketin bahsi geçen ürünleri lisanssız kullandığını ve uzlaşma teklifi çerçevesinde lisansı satın almayı kabul ettiğini, taraflar arasındaki karşılıklı borç yükleyen sözleşme bulunmakta olup borcunu ifa etmeyen davalının müvekkilinden sözleşme kapsamında ifada bulunmasını bekleyemeyeceğini, e-posta yazışmalarının incelenmesinde davalının fatura borcunu kabul ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, dava satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı tarafından imzalanarak sözleşme halinde gelen 19/11/...tarihli sipariş formuna göre davacının davalıya "... ... Paketi ve 1 Yıllık versiyon Güncelleme" ürününün teslimi, karşılığında davalı tarafından 12.980-USD ödeme yapılması hususunda anlaştıkları, ödemenin ilki 25/11/...tarihinde olmak üzere 8 taksitte yapılmasının kararlaştırıldığı, davalının 25.11....tarihinde (1. taksit) 9.351,44-TL, 26.12....tarihinde (2. taksit) 9.600-TL ve 27.01.2020 tarihinde (3. taksit) 9.600-TL ödeme yaptığı, davacının 30/07/2020 tarihli 12.980-USD bedelli e-arşiv faturayı düzenleyerek davalıdan bakiye alacak talebinde bulunduğu, davalının ise 27/08/2020 tarihli ihtarname ile faturaya itiraz ettiği, 08/10/2020 tarihli ihtarla ise davacıya ödenen 28.551,44-TL tutarın iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 19/11/...tarihli sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirip getirmediği, sözleşme ile belirlenen bedele hak kazanıp kazanmadığı hususunda toplanmaktadır. Davacı, davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını ileri sürmekte ise de bahsi geçen faturanın e-arşiv faturası olarak düzenlendiği, bu nedenle davalının defterlerine doğrudan kaydedilmediği, e-faturadan farklı olarak alıcıya ayrıca teslimi ya da gönderilmesi gerektiği, davalının 27/08/2020 tarihli ihtarla bu faturaya açıkça itiraz ettiği, davacının bahsi geçen faturayı davalıya daha öncesinde teslim veya tebliğ ettiğine ilişkin bir delil sunmadığı anlaşılmakla davacının iade faturasının itiraz süresi içinde düzenlenmediği gerekçesine dayalı istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı, bahsi geçen yazılım ve güncellemenin teslimi için sözleşmede davalının tüm bedeli ödemesi gerektiğini ileri sürmekte ise de dava dışı ...’den Davacıya iletilen fatura ve e-postada “......... "1 yıl” hizmet kaleminin başlangıç tarihi 01/12/2019, bitiş tarihinin 30/11/2020 olarak belirlenmiştir. Bu durumda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının en geç 01/12/...tarihinde yazılımı kurması gerekir. Tüm taksitlerin ödenmesinin beklenmesi davalının 8 aylık kullanım hakkı kaybına neden olacağından davalının 01/12/...tarihi itibariyle üzerine düşen edimi ifa etmelidir. TBK'nın 97. maddesinde karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin de her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle bahsi geçen düzenleme uyarınca davacının bakiye alacağı talep edebilmesi için öncelikle kendi teslim borcunu ifa etmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle; Davacı tarafından ürün teslimi yapılmadan ve davalıya kullanım hakkı tanınmadan kendi edimini ifa etmiş sayılmayacağından davacının bakiye alacak talebi yerinde görülmemiştir. Davalının 08/10/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğü, taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/01/2026