T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/654 Esas KARAR NO: 2026/649 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2025/616 Esas (Derdest Dava Dosyası) ARA KARAR TARİHİ: 05/02/2026 DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/654 Esas KARAR NO: 2026/649 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2025/616 Esas (Derdest Dava Dosyası) ARA KARAR TARİHİ: 05/02/2026 DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili tedbir talepli dilekçesinde özetle;......../...... şubesine ait 25/06/2025 keşide tarihli, ... çek numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli çekin... Bankasında olduğunun tespit edilmesi nedeniyle iş bu davayı açtıklarını, açılan iş bu davada taraf değişikliğine gidilerek davanın... Bankası Anonim Şirketine yöneltilmesine karar verildiğini, bu çeke ilişkin daha önce İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/493 Esas sayılı dosyasında açılan çek zayii davasında 11/06/2025 tarihli ara kararla ilgili çek hakkında tedbiren ödeme yasağı kararı verildiğini, ancak ilgili çekin bulunması ve huzurdaki istirdat davası açılması sebebi ile 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen tedbirin kaldırıldığını beyan ederek söz konusu çek üzerine tedbiren ödeme yasağı konulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 01/08/2025 tarih ve 2025/616 Esas sayılı ara kararında; "1-Davacı vekilinin ihtiyati Tedbir talebinin KABULÜNE, 2-Davacı vekili tarafından 1 haftalık süre içerisinde çek bedelinin %20'si (200.000,00 TL) oranında teminat yatırıldığında ve süresi içerisinde tedbirin uygulanması talep edildiğinde;" karar verdiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 06/08/2025 tarihli tedbire itiraz dilekçesinde özetle; TTK'nın açık hükümleri gereğince; çekin iyiniyetli bir hamile devredilmiş olması durumunda, hamile karşı bedelsizlik davasının açılmasında ve bu davayla birlikte çekin ödenmemesi yönünde bir tedbir kararının verilmesini talep etmekte, bedeli ödemekle yükümlü olan borçlunun hukuken korunması gereken bir yararı olmadığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/02/2026 tarih ve 2025/616 Esas sayılı ara kararında; ".....Doğaldır ki davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacak ve davacının haklılığı ispatlanacak olup bu aşamada tedbirin kaldırılması halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir... "gerekçesi ile, "1-İhtiyati tedbire itirazların REDDİNE," karar verilmiş ve ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacı tarafın, davalı bankanın dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiğine yahut iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair herhangi bir somut delil sunmadığını, bu hususta yaklaşık ispat düzeyinde dahi mahkemede kanaat oluşmasını sağlayacak olgular ortaya koymadığını ve tedbir kararının ölçülü olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun TTK 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemine ilişkin davada verilen ödeme yasağı ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebine ilişkindir. Mahkemece 01/08/2025 tarihli ara karar ile dava konusu çeke ilişkin ödeme yasağı ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine Mahkemece itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmek suretiyle 05/02/2026 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.HMK'nın 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.HMK'nın 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava konusu çekin rızası dışında elden çıktığını, çek iptali talebi için açılan davada davalı tarafından çekin ibraz edilmesi üzerine Mahkemece verilen ara karar uyarınca iş bu davanın açıldığını, davacının çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin istirdadına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesini talep etmiş ise de, davacı tarafından çekin yetkili hamili olduğuna, çekin rızası dışında elden çıktığına ve davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine dair yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak bir delilin dosyaya sunulmadığı ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, yine yargılama sonucunda çek bedelinin ödenmesi ve davacının haklı çıkması halinde ise davanın çekin istirdadı yerine çek bedelinin istirdadı davasına dönüşeceği ve bu durumda mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin de söz konusu olmayacağı, kaldı ki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi halinde bu durumun varlığı sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gözetilerek Mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin 05/02/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2026 tarih ve 2025/. Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davalı vekilinin Mahkemece 01/08/2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararına itirazının KABULÜ İLE, 01/08/2025 tarihli ara karar ile verilen dava konusu çeke ilişkin ödemeden men ihtiyati tedbirinin KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesince bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, 3-Yasa gereği ihtiyati tedbire itiraz yönünden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.