12. Hukuk Dairesi 2009/3445 E. , 2009/11103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Zile İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/11/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödem
**12. Hukuk Dairesi 2009/3445 E. , 2009/11103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Zile İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/11/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliğ üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine verdiği dilekçe ile yetkili yerin Görele veya Trabzon İcra Dairesi olduğunu belirterek, Zile İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmektedir. Takip dayanağı bononun tanzim yeri ... olup, borçluya ödeme emri de ... tebliğ edilmiştir. ... ilçesi ise ... yargı alanı içinde yer almaktadır. Bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HUMK. 9.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (ancak, TTK'nun 689/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yerinin keşide yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun tanzim yerinde) icra takibi yapılabilir. TTK'nun 620 ve 667. maddeleri gereğince bononun ödenmek üzere borçlunun işyerinde veya ikametgahında ibraz edilmesi zorunludur. Bu itibarla, kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, aranacak alacaklar niteliğinde olduğundan bu nevi para alacağında BK. 73. maddesi hükümleri uygulanmaz. Yani kambiyo senedi alacaklısı, kendi yerleşim yerinde takip yapamaz. Bu durumda takipte Zile İcra Müdürlüğü yetkisiz olduğu gibi, borçlunun bildirdiği Görele ve Trabzon İcra Müdürlükleri de yetkili değildir. Yukarıda belirtilen ilkelere göre yetkili yer Giresun İcra Müdürlüğü olmaktadır. HUMK.nun 23.maddesi son cümlesi hükmüne göre mahkemenin yetkili olmadığını iddia eden taraf yetkili mahkemeyi beyan etmeye mecburdur. HGK.nun 22.09.1976 gün ve 10/1957-2554 sayılı ve 25.12.1987 tarih ve 1987/506-1103 sayılı kararında benimsendiği gibi, anılan hükümde yetki itirazında bulunana birden fazla yetkili mahkemeyi (icra dairesini) gösterme olanağı yasaklanmamıştır. Yetkili olmaları koşulu ile birden çok yetkili mahkeme (icra dairesi) belirtilmiş olsa dahi, yetkili yeri bildirme yükümlülüğü yerine getirilmiş olur. Somut olayda birden fazla yetkili yer bildiren borçlunun bildirdiği her iki yer de yetkili olmadığından geçerli bir yetki itirazından söz edilemez. O halde mahkemece itirazın reddi yerine yazılı şekilde Görele İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de borçlu terditli olarak yetkili yeri belirttiğinden, bu durumda yetkili yerin belirlenmesi için alacaklıya tercih hakkının sorularak sonuca gidilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek hüküm tesisi doğru değildir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.