11. Hukuk Dairesi 2014/10002 E. , 2014/19382 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2010/49-2014/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2014/10002 E. , 2014/19382 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2010/49-2014/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirket adına tescilli koltuk ve masa tasarımlarının davalı tarafından izin alınmaksızın üretildiğini, tanıtımlarının yapıldığını, satışa sunulduğunu, davalının fiilleri ile müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek; müvekkilinin endüstriyel tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesinin sağlanması için tecavüze konu ürünlerin imalatına yarayan kalıp ve makinelere el konulmasına, davalının elinde bulunan ürünlerin ve tecavüze konu tasarımların tanıtıldığı broşür ve katalogların toplatılmasına, 100.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-birleşen davada davacı vekili, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edilicilik niteliğini taşımadığını, davacının tasarımları ile müvekkilinin ürünlerinin birbirine benzemediğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada ise davacı-birleşen davada davalı adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.