11. Hukuk Dairesi 2010/7973 E. , 2012/9446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2010 tarih ve 2007/372-2010/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin inc
**11. Hukuk Dairesi 2010/7973 E. , 2012/9446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2010 tarih ve 2007/372-2010/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan trafolarda hırsızlık nedeniyle hasar meydana geldiğini ileri sürerek, şimdilik (48.476) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu, hırsızlık için herhangi bir önlem alınmadığı gibi güvenlik görevlisinin bulunmadığını, bu nedenle poliçe özel şartları uyarınca hasarın temirat kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, HUMK'nun 19. maddesine göre rizikonun meydana geldiği yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunduğu, gereken güvenliğin davacı kurumda çalışan bekçiler ve işyerinin bulunduğu organize sanayi bölgesinde yer alan jandarma karakolu aracılığıyla yerine getirildiği, hasar bedelinin (40.103,26) TL olduğu gerekçesiyle, davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Ancak, dava hırsızlık teminatını da içeren yangın sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve izlemeye açık ve denetlemeye elverişli olması gereklidir. Mahkemece davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan 06.05.2008 tarihli elektrik bilirkişisi raporunda ise, ekspertiz raporunun açık, detaylı ve doğru bulunduğu bildirilerek hasar miktarının ekspertiz raporundaki gibi (29.571,26) TL. olduğu belirtilmiş, ancak hiçbir somut açıklamaya yer verilmemiştir. Bu rapora karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine alınan 06.11.2009 tarihli ek raporda, bu kez nedeni de açıklanmadan ve ekspertiz raporunda yapılan %20-25 oranındaki indirimler yapılmadan, talep edilecek hasar miktarının (40.103,26) TL. olduğu bildirilmiştir. Bu rapora da hem davacı hem de davalı vekillerince itiraz edilmiştir. Dosyaya sunulan Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın B.5.5.1.3. maddesi uyarınca her türlü sanayi tesisatı ve makineler, alet edevat ve demirbaşlar için tazminat hesabında, yenilerinin satın alınması için ödenecek bedel esas tutulur. Ancak bu bedelden eskime, aşınma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri düşüleceği gibi, yenilerinin randıman ve nitelik farkları varsa bu farklar da dikkate alınır. Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, yukarıda açıklanan genel şartlar hükmü de dikkate alınarak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık ve denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının uğradığı “gerçek zarar miktarının” belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksil incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.