7. Hukuk Dairesi 2011/5230 E. , 2011/5703 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 181 ve 182 parsel sayılı sırasıyla 2616,36 m2, 1425,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırı…
**7. Hukuk Dairesi 2011/5230 E. , 2011/5703 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 181 ve 182 parsel sayılı sırasıyla 2616,36 m2, 1425,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 120 ada 181 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak davalı Hazine, Kenarbel Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine dava açmış, yargılama sırasına 120 ada 182 parsel sayılı taşınmazda davalı hale getirilmiştir. Mahkemece davalı Kenarbel Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. 22.10.2009 tarihli celsede verilen kısa kararda dava konusu olmayan 121 ada 181 ve 182 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmuş, gerekçeli kararda ise dava konusu olan 120 ada 181 ve 182 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurularak kısa kararla gerekçeli kararın çeliştiği dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Konuya ilişkin 10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma sebebi sayılacağı vurgulanmıştır. Bu olgular dikkate alındığında kısa kararla uyumlu olmak üzere (çelişkisiz) gerekçeli kararın oluşturulması zorunludur. Öte yandan Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş tespit tutanağı bilirkişileri tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiştir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.