7. Hukuk Dairesi 2013/2898 E. , 2013/11568 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili; davacının davalı şirkette 1999 yılında işe başladığını, 27.02.2009 tarihinde emekli olduğunu, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, davalı işyerinde 1996 yılına kadar Toplu İş Sözleşmesinin uygulandığını, bu sözleşmeye…
**7. Hukuk Dairesi 2013/2898 E. , 2013/11568 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili; davacının davalı şirkette 1999 yılında işe başladığını, 27.02.2009 tarihinde emekli olduğunu, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, davalı işyerinde 1996 yılına kadar Toplu İş Sözleşmesinin uygulandığını, bu sözleşmeye göre kıdem tazminatının 45 gün üzerinden ödendiğini, TİS'den sonra 45 gün üzerinden hesaplama yapılmaya devam edildiğini, bu durumun iş yeri uygulaması haline dönüştüğünü, kıdem tazminatının müvekkilinin işten çıktığı esnada 30 gün üzerinden hesaplama yapılarak ödendiğini, belirterek fark kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının müvekkil şirketten her türlü alacağını aldığına dair ibraname imzaladığını, davacının hak kazanmadığı 45 günlük kıdem tazminatı uygulamasının kısa bir dönem sürdüğünü, söz konusu uygulamanın 30.06.1996 tarihinde sona erdiğini, yenilenmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, işyerinde daha önce yürürlükte bulunan TİS hükümlerinin uygulanmaya devam edilmesinin işyeri şartı haline gelip gelmediği, işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı ve bunun sonuçları noktasında toplanmaktadır. Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir. “Eşitlik İlkesi” en temel anlamda T.C. Anayasasının 10 uncu ve 55 inci maddelerinde ifade edilmiş, 10 uncu maddede “Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” kuralına yer verilmiştir. 55 inci maddenin kenar başlığı ise “Ücrette Adalet Sağlanması” şeklindedir. Bundan başka eşit davranma ilkesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Ekonomik Topluluğu Andlaşması, Uluslararası Çalışma Örgütünün Sözleşme ve Tavsiye Kararlarında da çeşitli biçimlerde ele alınmıştır.