T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1956 Esas KARAR NO: 2026/574 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2022/741 Esas - 2023/584 Karar TARİHİ: 12/09/2023 DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyas…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1956 Esas KARAR NO: 2026/574 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2022/741 Esas - 2023/584 Karar TARİHİ: 12/09/2023 DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 05/11/2009 tarihinden beri ... Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek okulunda öğretim görevlisi olduğunu, toplamda 20 senenin üzerinde devlet memuru olduğunu, ..... verdiği yaşama zorluğu aşırı kalabalık, trafikte yaşanan zorluklar, maddi olarak geçinmenin daha zor olması, stresi içerisinde hayat sürmek zorunda olması nedeniyle müvekkilinin imkanı dahilinde dala küçük yerlere gitmek ve daha az stresli ve maddi anlamda daha kolay şartlarda yaşabilmek için karşısına çıkan fırsatları değerlendirmeye çalıştığını, .....Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörlüğünün Yabancı Diller Yüksekokulu (....) için 09.08.2019 son başvuru tarihi (ilanda son başvuru tarihi 12.08.2019 olarak gösterilmişse de 2019 Kurban Bayramı dolayısı ile resmi tatile ilişkin yasal düzenleme neticesinde resmi tatil öncesi son mesai günü 09.08.2019 dur.) öğretim görevlisi kadro ilanının gören müvekkil yüz yüze müracaat zorunluluğu olmadığı ve posta yolu ile de müracaat kabul edildiği için son başvuru tarihinden bir gün önce 08.08.2019 tarihinde gerekli evraklarını hazırlayıp davalı kargo şirketinin ...... Şubesine gidip evrakının 09.08.2019 tarihinde mesai saatleri içerisinde .......'da bulunan Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürlüğünde elde edilen teslim edilerek ulaşması gerektiğini, mesai saatleri içerisinde ulaşmasının kendisi için hayati önem arz ettiğini belirterek en hızlı biçimde gönderisinin ulaştırmasını istediğini, mesai saatleri içerisinde ulaşmasının kendi için hayati önem arz ettiğini belirterek en hızlı biçimde gönderisinin ulaştırılmasını istediğini davalı kargo şirketinin .... Şubesi görevlisinin de müvekkilinin gönderisinin alıcı adrese 09.08.2019 tarihinde ulaştırılacağını, kargonun gönderiminin uçak ile olacağını belirttiğini müvekkilinin gönderisi üzerine "son gün" ve "Acil " uyarıları düşüp ...... uçak mal hizmeti açıklamaları fatura düzenleyerek davalı adına hizmet tahhüdünü sağladığını, bu hizmet için gereken ücreti müvekkiline normal kargo gönderim bedelinden fazla bedel ödeyerek karşıladığını, müvekkilinin davalı kargonun internet sitesinde kontrol yaptığında gönderisinin ...../08/2019 Cuma günü.......Yüksek Teknoloji Enstitüsü Yabancı Diller Yüksekokul müdürlüğü görevlisine teslim edildiğini gördüğünü, anca bu tarihte teslimin bir faydasının olmadığını, müvekkilinin 22 Ağustos 2019 tarihinde ......... Genel Müdürlüğünü arayarak mağduriyetini bildirdiğini nacak kendisine döşün yapılmadığını, 100,00TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, haksız fiil tarihinden mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, müvekkili davalının ayıplı hizmeti dolayısı ile haksız file uğraması neticesinde çektiği elem, ızdırap kederi bir nebze dindirmesi için 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, bedel için öncelikle haksız fiil tarihinden mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK850 .madde gereği taşıma işleri ticari işlerden olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere dava konusu ihtilaf taşıma hizmetine ilişkin olduğunu taşıma sözleşmesi nedeniyle ortaya çıktığını, taşımaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğini görevli mahkemenin Asliye ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin adresinin Beykoz olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/09/2023 tarih ve 2022/741 Esas - 2023/584 Karar sayılı kararında;".......Davacının gönderisinin belirlenen günde taşınmaması nedeniyle davacının .... Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörlüğü Yabancı Diller Yüksekokulunun öğretim görevlisi kadro ilanına başvuramaması ve istediği fırsatı kaçırmış olmasından kaynaklı olarak üzüntü duyduğu ve TMK'nun 24. ve TBK’nun 58 maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olduğu Mahkememizce kabul edilerek davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacının 20.000,00 TL manevi tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-)Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, davacının 94,47 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-)Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, davacının 20.000,00 TL manevi tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmak üzere teslim alınan ürünün mümkün olan ilk anda alıcısına teslim edilmiş olduğunu, müvekkil şirketin taşıma ilişkisinden kaynaklı edimlerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacı gönderisini 09.08.2019 tarihinde alıcısına teslim edilmek üzere....... aracılığı ile 08.08.2019 tarihinde kargoladığını iddia etmiş ise de......'nın müvekkil şirketin standart hizmet alanı dışında kalan, mobil alan olarak nitelendirilen bir bölge olduğunu, bu bölgeye Cuma günleri (09.08.2019) teslimat yapılamadığını, mobil alan olarak tanımlanan bölgelerin operasyonel olarak standart hizmet alanları dışında kalan ve yalnızca haftanın belirli günlerinde teslimat yapılabilen mevkii ya da yerleşim birimleri olduğunu, yerel mahkemenin kararında bu hususta dosyada hiçbir somut delil mevcut olmamasına karşın yalnızca davacı beyanlarına dayanılarak davacıya mobil alanlar hakkında bilgilendirme yapılmadığı gerekçesiyle müvekkil şirketin geç teslimden sorumlu olduğu sonucuna varıldığını, ancak davacıya mobil alanlar hakkında bilgilendirme yapılmadığı hususunun ispat edilemediğini, varsayıma dayanılarak kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, Alıcının resmi bir kurum olması, mesai saatleri dışında kapalı olması, resmi tatillerde kapalı olması nedenleriyle teslimatın geç yapılması durumlarında müvekkil şirkete kusur atfedilebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu gönderinin taşınmak üzere müvekkil şirkete teslim edildiği günün ertesi gününde alıcı adresine ulaştırıldığını, ancak alıcıya ulaşılamadığı için şubeye geri götürüldüğünü, bu durumun davacı beyanlarından ve dosya içeriğinden de anlaşılmakta olduğunu, müvekkil şirketin mesai saatleri içinde kargoların alıcılarına ulaştırılacağına dair bir taahhüdü bulunmamakla birlikte, davaya konu gönderinin müvekkil şirkete teslim edildiği günün ertesi günü alıcı adresine ulaştırıldığına şüphe olmadığını, müvekkil şirketin taşıma ilişkisinden kaynaklı edimlerini eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, TTK 889 maddesi uyarınca gönderen, teslim süresinin aşıldığını teslimden itibaren 21 gün içinde bildirmez ise gecikmeden kaynaklanan hakların sona erecek olduğunu, davacı tarafça ilgili sürelere riayet edilmediğini, genel eşya taşımalarında gönderen veya gönderilenin, zararının tazminini isteyebilmesi için öncelikle eşyanın zıya ve hasarı ile geç teslimini taşıyıcıya ihbar etmesi gerektiğini, aksi takdirde eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayılacağını, Davaya konu gönderinin 16.08.2019 tarihinde alıcısına teslim edilmiş olduğunu, bu tarihten itibaren 21 gün içerisinde müvekkil şirkete yapılmış bir ihbar bulunmadığını, söz konusu maddenin teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olmasını şart koşmuş olduğunu, davacı tarafça taraflarına yapılmış bir ihbar bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından davacının, müvekkil şirketin müşteri hizmetleri ve ..... şubesi ile yaptığını iddia ettiği telefon görüşmelerinin, bildirimin yapılmış kabul edileceğine dair gerekçe gösterildiğini, ancak bu telefon görüşmelerine dair dosyada hiçbir somut delil bulunmadığını, kaldı ki iddia konusu telefon görüşmeleri doğrulansa dahi, Kanun maddesinde açıkça yer aldığı üzere yazılı bildirimin şart olduğunu, telefon görüşmelerinin yazılı bildirinin yerine geçmesinin mümkün olmadığını, yasal süre içerisinde bildirimde bulunmayan davacının, gecikmeden kaynaklı haklarının sona ermiş olduğunu, yerel mahkeme tarafından hatalı şekilde verilen kararın istinaf kanun yolu incelemesiyle kaldırılması gerektiğini, Yerel mahkeme tarafından salt davacı beyanlarına dayanan varsayımlarla teslim süresi için taahhüt verildiği kabul edilerek hüküm kurulmuş olduğunu, davacının iddia ettiği taahhüdün varlığını ispatlaması gerektiğini, yerel mahkemece verilen kararda taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmasa dahi müvekkil şirketin web sitesinde yer alan "uçak teslimat" şeklinde yapılan taşımaların 24 saat içinde teslim edileceğine dair hizmet bilgilendirme metninin taahhüt yerine geçtiği gerekçesiyle müvekkil şirketin kusurlu olduğuna hükmedildiğini, ancak müvekkil şirketin web sitesinde hiçbir karışıklığa yer vermeyecek şekilde mobil alanlar da gösterilmiş olduğunu, mobil alanlarda yer alan adreslere yapılacak teslimatların gecikebileceği bilgisine de yer verildiğini, müvekkil şirketin "uçak teslimat" şeklinde taşıması yapılacak kargoları dahi mobil alan içinde kalan teslimat adreslerine ertesi gün teslim etmeyi taahhüt etmesinin mümkün olmadığını, gönderinin müvekkil şirketçe taşınmak üzere teslim alınmasının ertesi günü teslimatın tamamlanacağı taahhüt edilmiş olsa dahi müvekkil şirketin taahhüdünü yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, zira gönderinin müvekkil şirketçe taşınmak üzere teslim alınmasının ertesi günü alıcısına ulaştırıldığını, ancak söz konusu üniversite mesai saatleri dışında kapalı olduğu için gönderinin alıcısına teslim edilemediğini, müvekkil şirketin mesai saatleri içinde kargoların alıcılarına ulaştırılacağına dair bir taahhüdü bulunmadığını, 09.08.2019 ve 16.08.2019 tarihleri arasında hafta sonu ve kurban bayramı olduğu için teslimatın bu tarihler arasında yapılamayacağı hususunun gözden kaçırıldığını, Yerel mahkemece eksik incelemeyle hatalı şekilde karar verildiğini, taşımaya konu gönderinin alıcısı olan üniversiteye gönderi içeriğine dair müzekkere dahi yazılmadan verilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşıma ilişkisinde gönderi içeriğinin davacının iddia ettiği başvuru evrakları olduğu varsayımında dahi başvuru evraklarında eksiklikler bulunup bulunmadığı, davacının başvuru sürecini başarıyla sonuçlandırıp sonuçlandıramaya cağı ve sair hususların belirsiz olduğunu, yerel mahkeme tarafından gönderi içeriği ve davacının başvuru sürecini başarıyla tamamlayıp tamamlayamayacağı araştırılmadan verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, Davacının davaya konu gönderinin içeriğini ispat edemediğini, yerel mahkemece gönderi içeriği ispat edilmeden verilen kararın kaldırılması gerektiğini, gönderi içeriği ispatlanamadığından davanın reddinin gerektiğini, Davacının manevi tazminat taleplerinin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, ilgili gönderinin geç teslimi nedeniyle başka bir şehirde mesleğinin icrasına atacağı ilk adımın engellendiğini iddia ederek fahiş manevi tazminat talebinde bulunduğunu, TBK 56. maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, gönderi içeriğinin başvuru evrakları olduğu kabul edildiğinde dahi davacının bahse konu işe kabul edilip edilmeyeceği, başvuru evraklarında herhangi bir eksiklik olup olmadığı, başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı hususları dahi belli olmadığından varsayıma dayalı olarak manevi tazminata hükmedilebilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece söz konusu üniversiteye gönderi içeriğine dair müzekkere yazılmadığını, gönderi içeriğinin başvuru evrakları olup olmadığı, gönderi içeriği başvuru evrakları ise herhangi bir eksiklik bulunup bulunmadığı hususları araştırılmadan hüküm kurulduğunu, davacının başvuru evraklarında herhangi bir eksiklik olması ve bu nedenle başvurusunun halihazırda kabul edilmeyeceği ihtimalinde ortada herhangi bir zarar bulunduğundan bahsedilemeyeceğini ve manevi tazminata da hükmedilemeyeceğini, davacının başvurusunun kabul edileceği varsayımıyla hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, somut olayda manevi tazminat şartlarının mevcut olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı kargo şirketi tarafından gerçekleştirilen kargo taşıması esnasında davacıya ait evrakların dava dışı alıcıya geç tesliminden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, .....da öğretim görevlisi kadrosu açılan ......Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Yabancı Diller Yüksek okuluna başvuruda bulunduğunu, başvuruların posta yoluyla da yapılabildiğini, son başvuru tarihi 12.08.2019 olan ilana, 08.08.2019 tarihinde başvuru evraklarını yolladığını, başvuru evraklarının davalı kargo şirketinin kusuru ile zamanında teslim edilemediğini, bu nedenlerle başvurusunun kabul edilmediğini ileri sürerek 100 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.Davacı taraf dava dilekçesi ile 100 TL. maddi tazminat talep etmiş, mahkemece, davacının maddi tazminat talebini 94,47 TL. üzerinden kısmen kabul etmiş, mahkemenin kısmen kabul ettiği maddi tazminatın miktar bakımından kesin olduğu, mahkemenin kesin nitelikteki karara karşı kanun yolunun açık olduğunu belirtmesinin sonucu değiştirmeyeceği, bu nedenle, davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamına göre; Davaya konu ...... kargonun Davalı Taşıyıcının ... Şubesinde 08.08.2020 tarihinde “STANDART” kargo hizmet şekline göre düzenlenmediği; “UÇAK KARGO” VIP hizmet şekline göre sevkiyata hazırlandığı ve ona göre de faturalandırılmış olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davaya konu sevkiyatın alıcı adresinin haftanın iki günü hizmet verilen MOBİL ALAN olmasına rağmen 24 saat (ertesi gün) teslim taahhütlü “UÇAK KARGO” VIP hizmetinden kabul edildiği ve ayrıca bu taahhütle kabul edilen bir gönderinin ertesi gün teslim edilip edilmediği/ edilemeyeceği takibi yapılarak, sorun tespit edildiğinde - ertesi gün -göndericiye yazılı/sözlü bilgilendirme yapılmadığı ve çözüm üretilmediğinden; hem sektörel uygulamalar yönü ile, hem de TTK 873 ve 875'e göre Davalı taşıyıcının kusurlu ve taahhütlü hizmetin geç teslimatından sorumlu olduğu tespit idilmiştir.....Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörlüğü Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürlüğünden gönderilen 09/02/2023 tarihli cevabi yazıda; Adayın, kadro ilan tarihi itibariyle başvuru şartlarını taşıdığı ancak evrakların başvuru tarihini geçtikten sonra Yüksekokula ulaşması nedeniyle ön değerlendirmeye alınamadığı belirtilmiştir.Davacı hizmet alanın başvurusunun süresinde olmaması nedeni ile başvurunun işleme alınmadığı ve olayda davalının kusuru ile bu duruma neden olduğu, davacının bu nedenle mahrumiyet yaşadığı, bu durumun her ne kadar fiziki ve cismani bir zarar niteliği taşımadığı görülmekte ise de; kişinin muhtemel öğretim üyesi kadrosunu elde edeceği, geleceğine yönelik bir kısım hak ve haklardan mahrum olma sonucunu doğurduğu, bu süreçte yaşanan stresin, davacının iç dünyasında meydana gelen basit bir psikolojik olumsuzluk olarak değerlendirilemeyeceği, kişi üzerinde manevi etkisinin bulunduğu, davacının manevi zarara uğramadığının kabulünün mümkün olmadığı, aksine davalının eylemi nedeniyle, davacının kişilik haklarına dahil olan manevi bütünlüğünün zarar gördüğünün kabul edilmesi gerektiği, TBK'nun 58 maddesi uyarınca manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; Mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, somut olayın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal edilen şahsi hakkın niteliği, zararın ağırlık derecesi ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak davacı lehine hükmedilen (20.000,00-TL.) manevi tazminat miktarı yerinde olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek ilk derece mahkemesince verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine, davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341, 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davalının manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.372,65 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 344,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.027,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.