11. Hukuk Dairesi 2008/11255 E. , 2010/3337 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2008 tarih ve 2007/159-2008/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2008/11255 E. , 2010/3337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2008 tarih ve 2007/159-2008/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan işyerinin davalıya ait rögarın tıkanması ve geri tepmesi sonucu hasarlandığını, meydana gelen hasarın müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, bu suretle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalının oluşan hasardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, ödenen 16.759,19 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasarın oluşmasında müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre binanın yapı izin belgesine aykırı olarak inşa edildiği, İSKİ’ye ait kanalizasyon şebekesine bağlantı için başvuru olmadan projesiz, kendiliğinden, kaçak ve usulsüz bağlantı yapıldığından davalının kusurunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında olay yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu hasarın sigortalı işyerinin de içinde bulunduğu binaya ait pis su giderinin usulsüz olarak kanalizasyon şebekesine bağlanması ve gerekli tedbirlerin de alınmaması sonucu meydana geldiği belirtilmiştir. Dosyada mevcut davalı Kurum tarafından yazılan yazılarda da davaya konu yere ait atık su bağlantısının fen ve sanat kurallarına uygun olmadığı, yapılan bağlantı ile ilgili olarak Kurum’dan herhangi bir proje ve bağlantı görüşünün de alınmadığı bildirilmiştir. Bu durumda davacının sigortalısının fenni kurallara aykırı, usulsüz olarak yapılan bağlantı inşaatı ve imalatı nedeniyle kusuru bulunmakta ise de davaya konu hasarın meydana geldiği tarihte davalının sorumluluğunda bulunan kanalın tıkandığı ve bu konuyla ilgili olarak yapılan ihbar sonucu tıkanıklığın giderilmiş olduğu ve davaya konu hasarın kanalda meydana gelen tıkanma sonucu oluştuğunun anlaşılmasına göre davaya konu zarar ile davalının sorumluluğunda bulunan kanalın tıkanarak geri tepmesi arasında illiyet bağının olup olmadığının araştırılarak buna göre davalının meydana gelen zararda sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespit ve tayin edilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Kabul şekline göre de mahkemece davacının son oturuma katılmaması nedeniyle davanın davalının takip etmesi ile sonuçlandırıldığı belirtilmiş ise de davacı vekilinin son oturum tarihi olan 06.05.2008 tarihinden önce 05.05.2008 havale tarihli mazeret dilekçesini posta pulu eklenmiş olarak dosyaya sunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı tarafın mazeret dilekçesi değerlendirilerek bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken davacının mazeret dilekçesi vermiş olduğu belirtilmeden davayı takipsiz bıraktığı sonucuna varılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.