T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/224 KARAR NO:2026/458 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/10/2025 NUMARASI:2025/518 Esas 2025/759 Karar DAVANIN KONUSU :Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Yargılamanın yeni…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/224 KARAR NO:2026/458 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/10/2025 NUMARASI:2025/518 Esas 2025/759 Karar DAVANIN KONUSU :Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı ... dilekçesinde özetle; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemli açmış olduğu davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince, konusunda uzman olan ve seçilen bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile birlikte itirazlar da gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya her nasılsa bilirkişiye tevdi edilmediğini ve karar bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verildiğini, mahkemeye ait hükmün özü ve esasına doğrudan doğruya etkili olan maddi (hukuki) hataya yer verilmesi yanında, ileri sürülen iddialar ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikli belgeler değerlendirilmediğini, buna karşın “ yasal ve hukuki dayanağının olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen gerekçeli karar 14.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olup, HMK'nun 375-(1) a) maddesindeki koşulların mevcut olduğuna ve yargılamanın yenilenmesi talebimin kabul edilmesi ile 2016/219 E. 2019/141 K. sayılı kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak, mahkeme veznesine yatırdığım bilirkişi ücretinin tarafıma yasal faizi ile ödenmesini, haksız olarak tahsil ettiği 1.444,86 TL'nın davalıdan yasal faiziyle alınarak tarafıma verilmesini, davalı'nın BK'nun 58. Mad. gereğince tarafıma 30.000TL manevi tazminat ödemesine, karşı taraf vekili Av....'a ödediğim 2.444,85 TL karar vekalet ücretinin kendisinden yasal faizi ile alınması ile tarafıma verilmesini beyan ederek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda yerel mahkeme tarafından verilen karar istinaf incelemesinden geçtiğini, Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştiğini, kesin hükme bağlanmış kararlar tarafları bağladığını, asıl dosyada bilirkişi raporu alınmamış olması yenileme sebebi olmadığını, mahkeme delillerin takdirinde serbest olup mahkemenin, dosya kapsamını yeterli gördüğünü ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verdiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebi de yersiz olup, davacının kişilik haklarının ihlali söz konusu olmadığını, kooperatif sadece yasal yollardan alacağını tahsil etmeye çalıştığını, TBK m. 58 kapsamında manevi tazminat koşulları oluşmadığını, bu nedenle davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin, HMK m.375 ve devamı maddelerinde öngörülen şartları taşımaması nedeniyle talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "Davacı tarafından mahkememizin 13/02/2019 tarih,016/2019 Esas sayılı dosyasında verilen kararın bilirkişi incelemesine ilişkin ara karar kurulmasına rağmen bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğini, delliller değerlendirilmeden karar verilmesi sebebiyle yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, mahkememizin 2016/2019 Esas sayılı dsyasının istinaf ve yargıtay nezdinde incelenmesi neticesinde 06/04/2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesine neden olan Yargıtay ilamının 17/05/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının bu tarihten itibaren 3 ay içerisinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması gerektiği ancak bu süre geçtikten sonra başvuruda bulunduğu anlaşıldığından yargılamanın iadesi davasının esasa girmeden reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı asil yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.Yargılamanın iadesi, yargılama hataları ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan hukuki yoldur. Yargılamanın iadesi, nihai bir kararın (nihai kararlar içinde de kesinleşmiş bir kararın) gözden geçirilmesini, denetlenmesini sağlaması bakımından geniş anlamda bir kanun yolu olmakla ve Kanun'da sistematik olarak kanun yolları arasında düzenlenmekle birlikte, aslında kesinleşen kararı yeniden ele almaya yarayan ve dava şeklinde görülen bir hukukî çaredir...Yargılamanın iadesi yolu, kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulan istisnai bir yoldur. Bu sebeple yargılamanın tekrarlanmasının mümkün olmadığı, o konuda yeniden mahkemeye başvurulamayacak, şeklen ve madden kesinleşmiş hükümlere karşı yargılamanın iadesi istenebilir. Eğer mahkeme kararı henüz şeklen kesinleşmemişse veya şeklen kesinleşmiş olsa dahi maddi anlamda kesin hüküm oluşturmuyorsa yeniden ele alınıp incelenmesi mümkünse yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Çünkü ya henüz kesinleşmiş bir karar yoktur, bu sebeple başvuru imkanları tüketilmemiştir veya kesinleşse dahi kararın başka şekilde yeniden ele alınıp incelenmesi mümkündür. (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2324,2325 6100 sayılı HMK'nın 374. maddesine göre yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.HMK'nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri sayılmış olup bunlar; "a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması." halleridir.Yargılamanın iadesine konu İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/219 E. Sayılı dosyası incelendiğinde; dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup mahkemece, " Davacı ... tarafından İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün (... (eski) esas) ... sayılı icra dosyasına binaen İstanbul kapatılan İstanbul 46.ATM'sinin 2012/128 esas sayılı dosyası ile açılmış bulunan menfi tespit davasında icra dosyasında yapılan kapak hesabında esas borç harici ferilerden kaynaklanan bakiye 1.125,55-TL borç bulunduğu tespit edilerek kesinleştiği, kararın infaz aşamasında tahsil tarihine kadar geçen işlemiş faiz süresi nedeniyle takip yenilenmekle 6098 sayılı TBK'nın 120/2 maddesi uyarınca bakiye borç miktarı 1.444,86-TL olarak hesap edildiği, davacının bu davada bu bedelin iadesini gerektirecek haklı bir neden ortaya koyamadığı önceki mahkeme kararlarının kesinleştiği, icra dairesinin hesabında herhangi bir usul ve yasaya aykırı yön tespit edilemediği dosya kapsamında sabit olduğu, diğer yandan 1.000,00-TL tazminatın herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığı gibi buna ilişkin herhangi bir maddi zarar belge delili de sunulmuş olmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dairemizin 14/02/2022 tarihli kararı ile; davacı tarafın kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 352/1-b bendi gereğince miktar itibarı ile reddine karar verilmiş, dairemiz usulden red kararı ile temyiz başvurusunun reddi kararı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06/04/2023 tarih 2023/1562 E. 2023/1337 K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, onama kararı davacı vekiline 29/05/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.İlk derece mahkemesince yargılamanın yenilenmesine konu 2016/219 Esas sayılı dosyasının istinaf ve yargıtay nezdinde incelenmesi neticesinde 06/04/2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesine neden olan Yargıtay ilamının 17/05/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının bu tarihten itibaren 3 ay içerisinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması gerektiği ancak bu süre geçtikten sonra başvuruda bulunduğu anlaşıldığından yargılamanın iadesi davasının esasa girmeden reddine karar verilmiş ise de HMK 377. Maddesinde düzenlenen 3 aylık yargılamanın iadesi süresi; HMK 375. Maddesinde belirtilen iade sebepleri ile bağlıdır. Diğer bir anlatımla öncelikle yasada tahdidi sayılan bir yargılamanın iadesi koşulunun gerçekleşmiş olması ve yargılamanın iade sebebindeki şartları göre 3 aylık sürenin dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde yargılamanın iadesi talep edilebilecektir. Davacı, yargılamanın iadesine konu İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, davanın sonucunu etkileyecek nitelikli belgeler değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla yargılamanın yenilenmesini talep etmiş olup bilirkişi raporunun alınmaması yada raporun hatalı olduğu, dosyadaki delillerin değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiği iddiaları HMK'nın 375. maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi arasında sayılmamıştır. Bu durum, ancak kanun yollarında incelenebilecek bir usul meselesidir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 28/06/2025 tarih 2016/2144 E. 2016/3497 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/11/2015 tarih 2014/8325 E. 2015/12468 K., sayılı ilamları da bu yöndedir) Bu nedenle somut olayda HMK'nun 375. maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebepleri mevcut olmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yargılamanın iadesi talebinin süresi içerisinde yapılmadığından iade davasının esasa germeden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin kararı her ne kadar sonuç itibariyle doğru ise de gerekçenin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından davacının istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile usulü kazanılmış haklar gözetilerek HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince gerekçenin düzeltilmesi cihetine gidilerek yeniden hüküm tesis edilmesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun gerekçe yönünden KABULÜ ile, İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/10/2025 tarihli ve 2025/518 Esas 2025/759 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Yargılamanın iadesi koşulları mevcut olmadığından talebin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL karar harcının peşin alınan 42,70-TL den düşümü ile kalan 689,30-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- Davalı tarafından yapılan 130,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 2.444,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, İstinaf giderleri yönünden; 1-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafça yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi..01/04/2026